Elbette yerine göre kıskançlıklar olabilir ancak insanımız da sevgi ve algı ayarları değişti sanıyorum, eşlere diyecek bir şey yok ancak zamanı gelince ailemizi dahi karıştırtmadığımız hayatımız sevgili ve ya flört işlerinde hayata tamamen müdahale ile eşleşebiliyor, bunu giyme, buraya gitme, bunlarla görüşme, istemiyorum vs kızlar açısından ise bu kim, neden oraya baktın, özellikle sosyal medya üzerinde kıskançlığa dayalı tamamen saçma sapan gereksiz tartışmalar çıkabiliyor, bir ilişki temeli sevgi karşılıklı güven ve saygıya dayalıdır, kişinin özgürlüğünü tamami ile kısıtlamak buna bağlı psikolojik hatta fiziksel maalesef üzülerek belirtiyorum ki yaralama ve ya kıskançlık cinayetleri dahi var, kusura bakılmasın bunları saçma buluyorum, zaten yeterince stresli bi hayatın içerisinde yaşıyoruz, günlük problemler ve aksi haller hepimizin hayatında mevcut birde bunları katıp günü tamamen berbat etmek, ya da karşılıklı konuşarak çözüme ulaşıp iyi geçmesini sağlamak tamami ile bizim elimizde.
Kıskanma kavramı kaybetme korkusundan ileri gelen bir davranıştır, ancak bu kaybetme korkusu bildiğimiz klasik kaybetme olgusundan farklı bir şey, kıskançlıkta kaybetme korkusu: başka birisinden zarar görme ihtimali veya başka birisi kıskandığınız kişiye sahip olursa onu terk etme ya da kıskandığımız kişiye bizzat kendimiz zarar vermemiz olarak kabul görür.
Benzeri durum birçok hayvanda da var, evcilleştirilmiş muhabbet kuşu ya da papağanın yuvasına bıraktığı yumurtayı ellerseniz onu gagasıyla kırar ve imha eder, siz ellediğiniz için, bir köpeğin yanında aynı ortamda beslediğiniz diğer köpeği daha çok okşayıp severseniz diğeri ağlar biçimde sesler çıkartır.
Burada tek istisna domuz hayvanıdır domuz asla çiftini kıskanmaz, domuz a eski dilde deyyus denir, deyyus ile güzel kardeşim benzer manadadır. Eti diğer sebepler dışında bu yüzden dolayı da yenmiyor derler ki insanlara domuz DNA sı az da olsa geçmesin bulaşmasın diye.
Dolayısı ile aslında sevdiğimiz şeyi kıskanma nedenimiz kaybetme korkusundan ileri gelir. Bazı insanlar özellikle kadınların çoğu kıskançlık ile aldatılma kavramını birbirine karıştırıyor bu ikisi farklıdır. Eğer doğru biçimde kıskanmayı biliyor iseniz zaten doğru davranıyorsunuz demektir bunu başarabiliyorsanız birde bunu ayarında dozunda yapıyorsanız her şey doğal biçimde yolunda gidiyor demektir.
Kıskanılmanın sevilme sebebi de bunun gibi bir şey, kaybetmek istemiyor o yüzden kıskanıyor şeklinde düşünülür.
Her erkek sevdiği kadını asla kaybetmek istemez. Aksi durumda ya sevmiyordur ya da siz onu yeterince kıskanmayarak kaybetme raddesine getirmişsiniz demektir. Hiç kıskançlık yapmazsanız kendini iyice değersiz hissetmeye başlar elbette, ancak aşırı düzeyde kıskançlığın bencillikten ve egoizm den farkı yoktur ve bencil bir insanın yanında da kimse barınmaz bu sefer kaybetmek kıskançlıktan değil egoizm den kaynaklı bir kaybetme olur.
Görsel beni güldürdü 😅 Eski sevgilim beni öyle abartılı şekilde kıskanmazdı, bende onu kıskanmazdım. Benim en yakın erkek arkadaşlarım vardı, onunda yakın kız arkadaşları vardı. Ona jessicayla neden görüşüyorsun dediğimi hatırlamıyorum. haha😅 Çünkü birbirimize güvenimiz vardı ve birbirimizden haberimiz vardı. Jess'le konuştuğu zaman haberim oluyordu. Yıllardır arkadaşıydı. Ve o da aynı şekilde benim yıllardır arkadaşım olan ali ya da francesco ile neden görüştüğümü sormuyordu. Ama haberi olmasını istiyordu , oluyordu. Aldatma olmadığı sürece ikimizde görüşebilirdik istediğimizle. Duygusal olmadığı veya başka amaçla olmadığı sürece. Onun her zaman dediği bir şey var. " bir erkeğe duygusal olarak veya başka gözle bakmıyorsan kıskanmam " diyordu. Çünkü kendime güveniyorum ve sana güveniyorum başkasına o gözle bakmayacağını biliyorum diyordu. Bende aynı şekilde kendime güveniyorum. Ve onunda ben varken başka birine duygusal olarak veya başka bir anlamda olarak bakmayacağını biliyordum. Hiç kıskanmayanda değildi. Mesela bir bana erkek bana mesaj attığında (tanıdığım ya da yakın arkadaşlarımdan) ya da bir erkeğin bana yürümeye çalıştığını gördüğünde, iltifat ettiğinde deliyordu. 😅 demem şu ki dozundaydı her şey yani. Kıskançlığı dozundaydı. Abartmıyordu. Kıskanılacak şeyi kıskanıyordu. Bende onun gibiydim. Dozunda kıskançlık iyidir yormadan, bıktırmadan.
Ne çok kıskanılması, ne de hiç kıskanılmaması iyidir bana göre. Ortası olsun, ufak tefek kıskançlıkların aksine daha bağlayıcı ve tatlı olduğunu düşünüyorum ben çünkü insanlar değer verdikleri kişileri sakınıyorlar ister istemez, ki bir eşyaya dahi değer verdiğinde gözünden sakınıyorsun, sevdiğin insan karşında ki... Aşırı kıskançlıklar da tam tersi başlı başına problem, hayatınının yanı sıra seni, isteklerini, düşüncelerini, yaşayış şeklini, bakış açını hepsini kısıtlıyor. Bu daha çok bencillik bana göre, karşında ki kişiye mutluluktan ziyade mutsuzluk verdiğinde, sen nasıl mutlu devam edebilirsin ki... İşte bunu dahi umursamıyorlar, yeter ki dedikleri olsun...
İlişkiye başlamadan önce zaten hoşlanmadığım şeyleri söylerim. Bu saatten sonra yapacakları beni çok bağlamazç uyarı yapmadan giderim. Aşırı kıskançlığı sevmem her dakika müdahil olma kişinin özel alanına saygısızlık gibi geliyor bana. Kıskanma güdüsüne engel olamayan erkek türü; sadece ikili ilişkilerdeki davranışlarıyla değil, genel tutumuna bakılarak kişinin alnına etiket niyetine yapıştırılması gereken sırat tamlaması. "seven adam kıskanır" mottosunu benimsemiş xy kromozomu taşıyıcısıdır. Kimi bünyelerce tercihlerde üst sıralara konan, kimilerince de "aman kıskançsa hiç kasmasın beni, allaha yakın bana uzak olsun" diyerek mümkün mertebe uzak durulan insandır. Kıskanırım ama ufak bir dozda.
@cicimod Netice olarak karşımda ki insanın benden önce paylaşım yaptığı arkadaşları, benden önce alışkanlıkları, benden önce değer verdiği insanlar vardı. Bir iliiki her ne kadar çift olarak dile gelse de o çifti bireyler oluşturuyor. Sürekli 'Z' raporu tadında ön bilgi istemem. Aradığımda şurdayım demesi kafidir benim için.
peki sevdiğiniz olduğunuzda bazı alışkanlıklara son vermek ya da karşı cins değer verdiklerinizle yanlış anlaşılmasın diye mesafe koymaz mısınız aranıza?
Karşı cinste her konuştuğum kişiye değer vermem. Değerlim dediğim kişileri de kendisi mutlaka tanımış olur. Alışkanlıklarımı asla değiştirmem. Zaten çizgilerim nettir.
Kıskançlığı güvensizlikten oluşuyorsa ve hastalık derecesindeyse bu sıkıntı bir durum. İlişkiyi felç eder çekilmez hale getirir. Ama sevdiği için sahiplenme duygusu ile olan kıskançlık ise tadından yenmez hatta keyifli hale bile getirir ilişkiyi. Ben çok kıskanç biriyim. Ama kıskançlığımın kimseye zararı dokunmaz kendi içimde yaşarım. Yani ikimiz de birbirimizi kıskanalım ikimizde didişelim bunun için ama dozunda Ayarını kaçırmadan...
Kıskançlığın aşırısı kötü, kısıtlamaya ve özgürlüğü daraltmaya gidiyorsa, maalesef kadını uzaklaştırır, aslında erkeği de. Kıskanmayan erkeğede hiç tahammül edemem. Öyle birini hayatıma hiç almam. Kıvamında orta dozda kıskanç erkek alayım :D
hoşuma giden şeyleri bilir sevgilim hoşuma gitmeyen şeyleri de bilir bu minvalde hoşuma gitmeyen şeyleri yapan birisi hayatımda olamaz.. kıskanmak güvensizliğin maskesi gibi ben hayatıma aldığım kadarının her hareketini zaten kontrol edemem bu imkansız neyi yapmasını yapmamasını bilmesi lazım ancak bana ait olduğunu onu sevdiğimi ve sahiplendiğimi hissettiririm ona aksi durumda buna itiraz ediyorsa ortada bir ilişki yoktur zaten
kıskanıyorum diyerek ona saçma sapan kısıtlamalar getirmekte çözüm değil zaten içinden gelmeli ve senin isteklerine saygı duymalı
Birisini kıskanmıyorsam, daha dikkatli ve detaylı bakmıyorsam sallamadığım içindir. Ha kıskanma da nasıl olur dersek haddini aşan, yersiz konuşan, yılışık ve erkek olduğumuz için iki hareketinden ne olduğunu anladığımız insanları uzak tutmak adına yapılan davranışlar olur. Günümüzde genel davranışları da biliyoruz. Sitedekiler gibi sosyal hayatta da ilişkisi olanlara hatta evlilere dahi yürüyenler var. O yüzden kıskanmak, koruyup kollamak, sahiplenmek gerek.
Selamlar.. Her şeyin bir dozu olmalı kesinlikle.. Ben karşımdaki insanın bana güven duymasını isterim ve beni korumaya çalışırken bana zarar vermemeli.. Kıskanmadan ve kıskanılmadan bir ilişki yürüyemez buna inanıyorum fakat karşı taraf üzerinde baskı yaratarak emrivaki ile bunu yapmaya çalışmak kesinlikle ilişkiye zarar verir.. Neyin nasıl söylendiği ile alakalı bir durum aslında.. Keyifli günler..
Kıskansın evet ama ayarı kaçırmasın. Her şeye de müdahale etmesin. Yerinde yapılan her şey daha güzeldir. Aksi özgürlüğe özendiriyor beni. Ona göre şekil alacaksam her konuda, gelsin benim yerime o geçsin, o yaşasın. Ben birazda bencilim bu konuda ya. Kendim kısıtlayım ama o kısıtlamasın istiyorum. 😬
Kıskanan erkek daha iyi bana göre. Tabiki de kıskanırken çok fazla aşırıya kaçmaması lazım. Hiç kıskanmayan erkek ise, gereksiz bir şekilde rahattır ya, itici gelir bana böyleleri. Seven insan sevdiğini kıskanır.
Kıskançlık değer vermekle ilgili ya karşıya ya kendine. Ama anlamadığım şey birisinin daha 2 gün internet üzeri konuştuğu kıza sayfandaki erkekleri sil demesi kıskanması üstelik eski sevgilisine takıntılı şekilde aramada araması ama bu kızı da armaya başlaması ve kıskanmasını anlamıyorum. Yan, kaç insanı aynı anda takıntı yapmak kıskanmak mümkün acaba?
bence kıskanmanın da bir dozu var yani kızı kısıtlamak elbette iyi bir şey değil kız seninle evlenince senin himayene girmiyor nasıl olsa yani bu şey gibi olur türkiyenin amerika himayesi altına girerek özgürlüğünü kısıtlaması gibi... kıskanırım ben ama dozunda bazı kızlar vardır güzellik algısı için kıyafetlerini giyerler bazı kızlar vardır kendilerini başka erkeklere göstermek için sevgilim olacaksa amacı tabiiki 1. olmalı diğeri olursa zaten konusmam daha onunla nasıl erkekler 2 kadın alamıyor ise kadınlarda sevgilisinden başka sevgiliye kendini gösterme cabasına grmemeli bence
Kıskançlığın kaybetme korkusunun dışa vurumu olduğuna inanıyorum. Benim eşim, en az benim kadar zekaya ve bilince sahip, eğitimli ve olgun bir insandır. Benim ona herhangi bir konuda müdahale etmem, onun kişiliğine bir saldırı, bir aşağılamadır. Neyi, ne zaman ve nasıl yapacağına kendisi karar verir. Ben sadece fikrimi söylerim. Tercih ona aittir. Dolayısıyla beni kıskanmak gibi bir durum yoktur.
Kıskanmak ya da kıskanmamak bizim tercihimiz değil asla.. Çünkü yaralanıyor insan aynı zamanda kıskanınca.. u kıskançlığın sebebinden emin olmak lazım. Önemli nokta bu.. Sevdiği, sahiplendiği için mi yoksa sırf kıskanıldığı için mi kıskanıyor buna bakmak lazım.. Kıskanmadığım, kıskanmayan bana ilişemez..
Boğacak kadar ileri giderim bazen. Bu asla bir şeyleri tatmin etmekten değil.. Gerçekten rahatsız ve huzursuz olduğum için.. Açıkça da söylerim bunu. Kandıramam kimseyi..
1
0 Yorumla
Gizli Üye
(18-24)
+1 yıl
Ben asla izin falan istemem, onun benden istemesini de kabul etmem. Ben kendimi montrok edebecek, kendi kararlarımı verebilecek biriyim. Ve izin talep eden kişi zatem kıskamç değil, takıntılı ve kontrolcüdür.
Kıskançlık hoş ve çifti birbirine bağlayan bir duygudur. Daha çok sarılmak, elele olmak, güzelliğine/yakışıklıliğına hayranlık duyup daha çok yanına sokulmaktır. Yani karşı tarafı değerli hissettiren bir duygudur.
Kıskanmak, sevginin tezahürü ile o kişiyi kendine özel saymaktır. Bu o kişinin özgürlüğüne engel olmamalı ve onun hayatında yokmuşuz izleniminide vermemeli.
ortası idealdir çok kıskanç kişi iyi değildir çünkü büyük ihtimal kendine güveni yoktur ve seni kısıtlar sen ona uydukça da onun dedikleri olur tabii ki seven kıskanır ama orta seviyede hiç kıskanmaması da iyi değildir umursamadığını gösterir
Sahiplenen ama yersiz kıskançlıklarla yormayan, kıskançlık adı altında toksik bir baskıya maruz bırakmayan, haddini, yerini, konumunu bilen ve ona göre davranan, kendisinden destek istendiği sürece kanat geren kadın/erkek.
Kadınlar olarak hiçbir şey beğenmiyorsunuz. Kiskan değilim desem gava* oluyorum. Kıskansam keko. Anlam veremiyorum size. Ben kıskanmam asla. Kendine güvenen biriyim çünkü.
Kıskançlık tabiki olmazsa olmaz ama herşeyin dozunda olanı güzel kıskançlık karşındaki kişiye sevdiğini ve değer gösterdiğini belirten etmenlerden biridir
hic kiskanc deilim giyinecegi seye falan karisma hakkimda kiskanc olsam bile yk zaten. O da kiskanc değil cunku birbirimize sonsuz guvenimiz var yeyey. Kim hakkimizda ne dusunursa dusunsun umurumuzda olan hic bir sey yok cunku koru bir sey yapmayacagimizi bilioruz yeyeye
kıskanmayan erkek hanımefendi çünkü karşısında ki bayanı kıskanan çoğu kişiler anlattıklarına göre o bayana güvenmeyen kişilerdir halbuki o bayanın suçu değildir şu bizlerde yani erkeklerdedir.
Erkekler çok garip yaratıklar. Sen bir erkekle konuş bu çok büyük olay olur, hatta ayrılığa gelir olay sadakatsiz filan olursun. Ama kendisi "dişi arkadaşı" ile mesajlasir kankisi olur sadece.
Kıskançlık, çiftler arasındaki sevginin yansımasıdır. Kıskanç olması tercihimdir ama dozunda kıskanmalı. Özgürlüğümü kısıtlayacak, üzerimde baskı kuracak kadar kıskanç olması sıkıntı yaratır.
Tabiki kıskanan erkek benim eşim kıskançtır mesela ama güvenir de kısıtlamaz sadece kıskanç ama hastalık derecesinde bogacak kadar değil ben ona istinaden daha fazla kiskancim ama bu onun hosuna gidiyor tabiki
Ben kesinlikle kıskanan derim. Kıskanmayan erkek sevmiyordur bu çok net bir şey. Çoğu serseri tip zaten ilk kendisine ayarlayıp sonra arkadaşlarına ayarlıyor. Bundan daha kötü daha sinir bozucu bir şey var mıı
Kendine güvenen biri olarak neden kiskanayim? Neyden kiskanayim? Eğer aklı fikri beyni yerinde biriyse sorun yok. Zaten aklı fikri beyni yerinde olmayan biriyle de muhatap olmaya gerek yok.