Sen kız Kulesi ve Galata Kulesinin imkansız aşkı gibi bir aşk yaşadın mı?Güzelliği ve aşklara konu olan efsaneleri ile dillere destandır Kız Kulesi ama yapayalnızdır. Bütün bu yalnızlığı ile sıkılırken, bir gün Galata kulesi bütün heybetiyle yükselmiş Kız Kulesinin karşısında. İstanbul’un her bir köşesine hakim ve kudretli duruşuyla öyle yakışıklı gözüküyormuş ki, Kız kulesinin ona vurulmaması imkansızmış. Galata kulesi de ilk gördüğü gün aşık olmuştur denizin ortasında duran bu nazlı kıza. Lakin çok ulaşılmazmış Kız Kulesi onun için aslında. Acaba bilse ona sevdalandığını karşılık verir mi diye düşünüp dururmuş kendi lisanınca. Çaresizdir Galata Kulesi. Tarih içinde kimi zaman aşkından yanar kavrulur. Kimi zaman çaresizlikten yıkılır durur. Her seferinde söndürdüler yangınını. Tekrar tekrar inşa ederler. Her yükselişinde bir daha görür Kız Kulesi’ni, bir kez daha aşık olur hiç bıkıp usanmadan. İki aşık yıllarca bakarlar birbirlerinin güzelliğine ama nasıl kavuşur nasıl dile getirirlermiş ki aşklarını, arada kocaaa bir deniz… Kız kulesi aşık olduğu heybetli yakışıklıya hislerini anlatamadığı için günden güne daha bir solgunlaşmış, üstelik onun hislerini de merak eder olmuş, ya o sevmezse beni diye kahrından deli olmuş. Galata kulesi de aynı merak ve endişe ile büyütüyormuş her geçen gün ona olan aşkını… Yıllar yılları kovalamış yüzyılları doğurmuş. Galata Kulesi dayanamamış sevdiğini bu halde görmeye ve bir gün ulaştırırım umuduyla anlatmış ona hissettiklerini sayfalara şiirlere, mektuplara…Yazarmış yazmasına ama ne sesini ne de yazdıklarını hiç iletememiş sevdiğine…Düşünüp dururmuş, nasıl ulaştırabilirmiş ki bu sayfaları aşkına…Galata kulesi kara kara düşünürken Hezarfen Ahmet Çelebi çıkıvermiş bir gün tepesine ve Galata Kulesinden Üsküdar’a uçacağını anlatmış bu kudretli kuleye. Galata kulesi yalvaran sözcüklerle rica etmiş Hezarfen Ahmet Çelebiden, Kız kulesine yazdığı mektupları, şiirleri ulaştırmasını. Galata kulesinin aşkının gücüne dayanamayan Hazerfan Ahmet bu istediği kabul etmiş. Almış mektupları koynuna ve bırakmış kendini koca kuleden boğaza doğru. Ama çılgın esen rüzgar ile bir o yana bir bu yana savrulurken denize düşürmüş mektupları, Kız kulesi merakla izlerken bu çılgın adamı, savrulan kağıtları Galata Kulesinin yolladığını hissetmiş ve martılarla şarkılar söyleyerek keyiflenmiş. Olan biteni uzaklardan çaresiz izleyen Galata Kulesi ise üzüntüden ne yapacağını şaşırmış. Ama görmüş ki dalgalar yardım ediyor aşkına ve mektuplarını tek tek bırakıyor Kız kulesinin kucağına… Kız kulesi aşkına karşılık bulmanın sevinci ile içine güneş gibi doğan bu haşmetli kulenin karşısında günden güne güzelleşir.. Aşkının karşılıksız olmadığını gören Galata Kulesi de yıllara rağmen daha bir kudretli daha bir sağlam süzer olur sevdiğini…
İmkansız olmak aşkın biraz fıtratında var. Ulaşılmaz olana duyulan istek tanımı vardır bende aşk için. İstersin ama senin olma ihtimalini seversin aslında. Olmayacağını bilirsin. Ama olabildiği o bir anı yaşamak için ömrümü koyarsın ortaya. Gözünü kapatır ve hayaline aldanırsın. Mutlu olursun hayaliyle kendini avutursun. Aşk belkide bu düş aslında. Gerçek olmaya çok yakışan ama bir o kadar da imkansız olan.
Yalnız hikaye çok güzel çok etkileyici bir okuyanı bir daha okutturacak cinsten. Soruya dönecek olursak öyle bir aşk yaşamadım Ama aşkın imkansız oluşu da çok acı bir durum. Dilerim her sevenin aşkı imkansız değil imkana bağlanan bir aşk olur. Çünkü geçmişten günümüze nice türküler, şarkılar imkansız yaşanan aşklar üzerine yazılmış. Çoğu da hüzünlüdür bunların. Ama kavuşanların türküleri de vardır elbet.
Savunma mekanizmam bu konuda çok güçlüdür. Damarlarımda illegal işlere savaş açmış bir kan dolaşıyor.. yasak olan işlere bulaşmam. Bir şey imkansız ise benim için nötrndür. Bir anlam ya da duygu ifade etmez/ yaşatmaz.
Aşk mı bilmiyorum ama şu an öyle imkansız bir şey yaşıyorum. Benim kinin de imkanı yok hatta onu görme imkanım bile yok o kadar imkansız gerisini siz düşünün