Aşkı hep kalpten biliriz. Aşktan bahsederken mutlaka kalmizden bahsederiz. Ben hiç şahit olmadım aşık olan kişinin aşk acısı çektiğinde "beynim aciyo" dediğine ya da aştan yaşadığı mutluluğu anlatırken " beynim çok mutlu "dediğine. Cümleye bile hiç yakışmadı bu anlatım : )) Ama aslında duyguları yöneten beyinken hatta bütün organları yöneten beyinken neden aşkımızı anlatırlarken kalbimizi ortaya koyuyoruz.
Kısaca biz bu duyguyu tam olarak nerde yaşıyoruz. Kalpte mi, beyinde mi?
Mesela ayrılık gibi durumlarda beyin pişmanlık yaşarken, kalp acı çeker. Kalp kısmında bir yumru hissederiz.
İnsan birden çok insanı sever ama bu arkadaşça olur, yani sever belli bireyleri. Ama kalp ise sadece bir kişiyi sever, onu diğerlerinden daha farklı sever. Öyle bir sever ki, bazen beyin ile kalp ters bile düşer. Bu sebeple aşık olan kalptir.
1
0 Yorumla
En İyi Cevaplar
Gizli Üye
(36-45)
+1 yıl
Teknoloji ilerledikçe mr yani beyin görüntülemesi temelli çalışmalarda yapılmaya başlandıkça bu konu ile ilgili daha açık sonuçlara ulaşıldı. Böylece aşk beyinde başlar, kendini kalpte gösterir şeklinde bir açıklama getirebiliriz. Aşk duygusu sadece kalp üzerinde değil vücut üzerinde başkaca etkilere de neden olur. Bunlar; terleme, çarpıntı, iştah azalması, mide asidi ya da bağırsak hareketliliği şeklinde fiziksel belirtiler şeklindedir. Geçmiş dönemlerde mezkur etkilerin kalple ilgili olduğu düşünülmüştü. Ancak artık kesinlikle diyebiliriz ki aşk beyinde başlayarak, kalpte yansımasını bulur.
Aşık olan beynimiz onun değerlendirmeleri sonucu hızlı kan pompalayan heyecan dozunu arttıran da kalbimiz bu yüzden ona odak olmuş hep, aklımızın beynimizin kabul etmediği kimseye aşık olmayız.
Beyindeki oluşan şemalarımız, yaşantılarımız, ebeveynler; aşık olduğumuz kişiyi seçerken çok etkili oluyor. O nedenle beynimiz, bilinçaltımız etkilidir ama biz kalp sanıyoruz:)) Olsun böyle düşünmeye devam