Istediğimiz kişiye aşık olabiliyor muyuz? Elimizde mi aşık olmak. Neden yanlış kişileri seviyoruz? Bizi mutlu edecek kişilere hep veda ediyoruz? Bize bunu yaptıran ne? Bela mı seviyoruz ne istiyoruz? Bizde mi hata aşkta mı?
Aşık olmak elimizde değil, seçme şansıda yok maalesef. Ama her Aşkın katili karşı taraf değil. Yani şuna inanıyorum bir de, Allah yanlış kişileri karşına çıkarıyor ki, doğrusu karşına geldiğinde, anla “doğru insan” bu işte. Yanlışlar hayatımıza girmese, doğrunun ne olduğunu bilemeyiz. Her şeyi yaşadıkça tecrübe ediyoruz ya, Aşkta da öylesi ✌️☺️
İşte tam istediğim aşkı yaşıyorum der bir taraf.. Diğer taraf ise karakteristik gelişimini tamamlamamış, boyunduruk altında yaşayarak mutlu olma hissiyatını hissetmekte.. Bir bilinçsizlik ve ego klasiği olan durum halusinatif şeyler yaşanmasını sağlar. Gariptir ancak bir taraf karakteristik gelişimini tamamlamamıştır ve ne istediğini bilmemektedir. Diğer taraf ise az çok ne istediğini kestirebilen; karşısındakinin karakteristik zaafı nedeni ile de kendi isteklerinin mükemmeliyet çerçevesi dahilinde olduğuna inan bir haleti ruhiye'ye sahiptir. Zaafı olan sürekli olarak karşısındakinin isteklerini yerine getirmeye odaklanmıştır. Mükemmeliyeti onda bulduğunu sanır ve sürekli olarak kendini onun isteklerine göre şekillendirir. Kendini mükemmel sanan ise sürekli olarak eksikliğini duyduğu\hissettiği şeyleri empoze eder zaaflı aşkına. Bir taraf için mükemmeldir her şey, diğer taraf ise mükemmelin yaratmış olduğu bir durumdur. Dolayısıyla kabullenmesi ve mükemmeli yaşadığı için şanslı olması gerekir. Ve fakat bir gün karakteristik gelişim süreci başlar zaaflı olana yönelik bir biçimde. Mükemmel olduğuna inanan etrafa yönelmeye başlar. Zaaflı sevgilisinden aldığı güçle kendi mükemmeliyetini daha ulaşılmazlara denemeye kalkar, zaaflı olan garip sevgili ise yavaş yavaş zaaflarını yoketmeye, kendi karakterini oturtmaya başlar ve ilişkinin yok oluşu sadece dakikalar sürer. Sonrasında iki taraf içinde mutsuzluk oldukça uzun süreli bir yaşamsal oyun oluverir..
Ismarlama aşk olmaz tabiki ama sonuç olarak istediğimiz beğendiğimiz kişiye aşık olabiliyoruz. Aslında yanlış kişi olmasindan ziyade insanlar gerçek yüzlerini göstermiyor çoğu zaman ya da gözümüz başka bir şey görmediği için sadece ona yoğunlaşıyoruz.. İşte körkütük aşk dedikleri şey tam da bu konuya verilmiş bir örnek... Yani sonuç olarak kalp ile beyin arasındaki savaşı genelde kalp kazandığı için bunları yaşamakta bize ders oluyor.😊
Yani insan kendisini bildiği için nasıl tiplerden hoşlanacağını da az çok bilir. Öyle ahım şahım bir vurulma olmaz ama birlikte olacağı kişiyi böylelikle seçebilir. Onun dışında bir de aura tutması oluyor. Kriterlerinizin hepsini yıkan, enerjinizin tuttuğu kişilerde olabilir. Bu gönül işleri dengesiz bir şey olduğu için olur veya olmaz netliği kazanmaz.
aslında elimizde değil birisini hissetmeden ona aşık olamıyoruz hissettiğimiz kişi de bizi sevmiyor nedense kaçıyor kendince nedenleri vardır belki sonra gidip bir kötüye düşüyor görüyorsun haline üzülüyorsun neden beni seçmedi diye düşünüyorsun ondan ne farkım vardı sonra fark ediyorsun ki tek farkın onun onu hissetmesi..
Bazı şeyler olmazsa olmaz insan iyi gelenden de kaçar sırf o yüzden hissedememek lanettir hissetmek ödüldür.. bazen ödüller de ceza olabilir..
Istedigimiz kisiye asik olabilsek ztn bu kadar paramparca olmayiz gider en efendi, en romantik, bize deliler gibi asik olan, en mukemmel adami severiz. Biz napiyoruz umursamaz, sorun cikaran tipleri seviyoruz. Gonul keske bizim istedigimizi dinlese ama dinlemez iste belkide boyle olmasi daha iyidir. Karsindakini kusurlariyla sevmeyi saglayan seyde budur sanirim mantigin devre disi kalmasi kalbin bak onun sorunu su ama sen onu gormemezlikten gel yinede sev demesi hali guzel bir sey.
Evet, olur. Ismarlama aşk, kriter belirlemek demektir. Her insanın aşkta kriterleri olmalı. Seçici olmak gerekmez mi? İnsan, kafasında belirlediği kriterlere sahip kişilerden hoşlanır. "Ben asla öyle birine aşık olmam" dediği kişiye aşık olmaz ki. Bu insan ilişkilerinde de böyledir. Seçiciliktir insan ilişkilerini uzun ömürlü kılan...
"Ismarlama aşklara tahammülüm yok" ile başlayan bi şarkı vardı hatırlar mısın? Onu hatırlattı soru bana. Kimi seveceğini bilmiyorsun ki, kimse kendini imtihan edeceğin... Her insan bi parça koparıyor kendinde sevdiğin, yerine yeni huylar, yeni sınırlar ve kurallar ekliyor. Giderek kendimizden daha çok bi başkasına dönüşmek için.
Bazen ruh halimiz buna yönlendiriyor. Kendimize o an bizi iyi hissettirecek insanlarla buluyoıruz. Doğru mu elbette değil! Bazen bu insanlar kendilerini öyle iyi kamufle ediyorlar ki anlamıyoruz yanlış olduklarını. Sonradan aklımız başımıza geliyor Yoksa kim mutsuz huzursuz olmak ister ki...
şöyle ınsanlar sevgıyı çıkar ilişkilerinde ki gibi sanıyorda ondan hata yapıyor seven taraf degıl sevmeyı hak etmeyen taraf genelde bunu bılmıyor. sevgı sonsuz karsılıksızdır. bu da her ınsan ogluna verılen bır lutuf degıl.
Olmaz tabi ki ancak zararın neresinden dönsen kardır mantığını severim. Aşık olurum tanırım ve uymuyor isek ne kadar seversem seveyim. Güzelce izah eder ve ayrılırım.
Ben denedim olmuyor hatta bir gece yanında uyudum ama hiçbir şey hissetmediğimi fark ettim ısmarlamakla olmuyor ansızın geliyor o sende zaten baş çeviremiyorsun o kadar tatlı geliyor ki
Yanlış kişiyi sevenler suçu kendinde aramalı karşı tarafta değil. İnsanlar genelde karşısındaki kişilere objektif bakmak yerine hayallerindeki kişiyle bağdaştırıyor en büyük yanlış bu.
Aşk akılla yürür. Aklımızı kandırırsak acı, ve adına aşk dediğimiz bir işkence yaşarız. Aklımızla kalbimizi koordineli şekilde yönetirsek huzur dolu bir aşk yaşarız.