Evet arkadaşlar ilk ben başlayayım.. Aşk hissedilmesi zor ve nadirdir... aşk sadece sevdiğin kişinin gözlerine baktığın an kalp ritmini değiştirmeye yeterdir. Aşk bazen korkudur çünkü artık kendinden daha çok değer verdiğin ve hatırladıkça mutlu hissettiğin birisi vardır ve bu bizlerin en zayıf noktası olur artık dünya da yaşadığımız sürece aşık olduğumuz kişinin tehlikeye girmesinden veya ona bir şey olmasından korkarız.. Aşk bir yabancıyı kendinden daha çok sevmektir. Öhöm.. Şimdi sıra sizde dökülün bakalım aşkı nasıl tanıtacaksınız?
Onu tanıtmaya hiç bir kelime yetmez bazen. Hani böyle karanlık bir gökyüzündesinizdir ve etrafınızda bir sürü parlayan yıldız vardır ama milyonlarca yıldızın içinde en çok parlayan bir yıldız vardır gözünüze o çarpar. Koskoca evrende o kadar yıldızın içinde gözünüze çarpan o parlak ışık parçasıdır aşk. En mutsuz anınızda onun varlığını düşünerek sizi mutlu eden bir düşüncedir. Varlığı nefes almanızı güzelleştirir , ondan gelebilecek her iletişim yolu kalp ritminizi ve seyirinizi değiştirir. Ne demiş Nazım Hikmet bu şehir güzelde senin yüzünden. Bir şehri bir yeri güzel yapan şeydir aşk. Onun olduğu var olduğu her yer özel konuştuğu insanlar bile artık özel ve radarınız içine girer. Öyle bir şeydir ki aşk bazen hastalık bazen ilaçtır. Kimine derman kimine cehennemdir. İnsanın ayaklarını yerden keser bazende üzüntüden nefesini keser. Öyle bir kumardır ki aşk olmak istersin olamazsın olduğunda da kaybettiğinde tüm dünyan başına yıkılır. Aşk tüm güzelliklere kör kalıp sadece onu güzel ve harika görmektir. Aşk normal bir canlıyı harikulade bir insanmış gibi görmektir. Aşk başınızı döndüren, mantığınızı devre dışı bırakan , midenizde sayısız kelebekle baş etmeye çalıştığınız organlarınızın ve karın ağrınızın yansımasıdır. Aşk anlatılmaz , yaşanır. Yaşayan herkes bilir ki dünya artık bambaşka bir yere dönüşmüştür aşık olan insanın bakış açısı bir leyladır her şey anlamlı ve güzel gelmeye başlar , hayat enerjiniz artar ve ruhunuz artık size değil o kişiye aittir...
Küçükken parka gidip kelebek yakalayıp eve getirirdim odada biraz uçardı onu seyrederdim bende sonra camı açardım çıkardı. Kelebeği yakalamak için o kadar uğraşırdım ki. Saatlerce belkide. Hep kaçardı yakalayacakken çünkü zarar vermek istemedim için çok yavaş hareket ederdim ama bir şekilde de yakalardım. Sonra eve gitme yolculuğu başlardı. Küçücük avucumda bir kelebek. Fazla sıkarsam ölür ama haddinden fazla gevşetirsem de kaçardı. Hızlı gidersem de belki kafasını elime vurup ölürdü ama yavaş gidersem de havasızlıktan ölürdü. O kadar tedirgin ama bir o kadar da mutlu gelirdim eve. Odama girdikten sonra açardım avcumu onun uçuşunu izlerken ki heyecanımı anlatamam. Bir yere konduğunda izlerdim o kadar güzellerdi ki. Hep cama giderlerdi bende gitmek istediklerini anlardım. Gitmek isterse gidecekti tutamazdım ya. Açardım camı el sallardım ama hala mutluydum çünkü bence o da mutluydu. Eğer aşkı tanıtmam gerekirse aşkı o kelebeğe benzetirdim.
Henüz çok küçüktüm çocuktum benim köftemi yemek için kulağımdan sokmuşlardı sinirlenmiştim plastik kola şişesinin önüne toz şeker döküyordum ve kola şişesini yere bırakıyordum tabii ortam köy. Arı içine girince kapağını kapatıyordum 🤭
Aşk için yılllaaaaarrrrddıırrrr insanlarrr bi şeyler şarkılar şiirler yazıyolar.. bence her duygu var içinde
Mutlu olmak da üzülmek de ağlamak, sevinmek, küsmek, kızmak, kıskanmak, ayrı düşmek, umutlanmak, heyecanlanmak, özlemek, tutku, istek bence hepsi aşka dahil olumlu olumsuz bütüüünnn duygular
Aşk hiç bir zaman var olmayan tanımdır. Tanımlanamaz.. Çünkü aşk kendine özgüdür eşsizdir, farklıdır. Kelimelere döküldüğünde kendi özelliğini kaybeder. Yaşandıkça güzelleşir. Heleli böyle bir yüreğin içinde kendinizi bulduysanız. @whisky_chocolate ❤️
Aşk mı? Aşk.. Her ne pahasına olursa olsun, ne yasarsanız yasayın hatta bir şey yasamayın, sana her türlü hakaret etsin, seni rezil etsin gene de pişman olmadan onu sevmeye devam edebilmektir. Bazen pişman olursun neden o, ilk onun gibi birisi mi olmalıydı diye, geceleri çok ağlarsın, uykusuz kalırsın ama gene de sevmeye devam edersin. her ne kadar kendine bile söyleyemesen de, itiraf edemesen de bir şey yaparken aklından o geçer "acaba tepkisi nasıl olacak" diye düşünürsün. Onu başka bir kızla neredeyse mutluluktan ağlayacak derecede bir fotoğraf karesinde görürsen için cız eder yanar ve sonra kendine söylediğin yalanlardan vazgeçer acı gerçeklerle yüzleşirsin.
"Eğer, hayatınızın herhangi bir an'ına gidip orada sonsuza dek kalacaksınız deseler yalnızca iki şeyden birini seçmek isterdim. Biri, o çucukluğun bahçesindeki ağacın dalına asılı salıncakta sallanırken... Öteki, bütün hayatım boyunca en çok sevdiğim adamla öpüştüğüm ilk gün... ... Aslında bu kadar basitti işte: Birini öptüğünde salıncakta sallanır gibi hissediyorsan aşıksın." (Kürşat Başar, 2003).
Aşk kelimelere dökülmesi çok zor olan bir histir ve sadece yaşayanlar arasında anlaşılabilecek bir olaydır. Eğer iki kişi birbirine aşıksa onlar sadece sevgili değil eş, dost, sırdaş ve daha ötesi demektir. Sadece insanlara değil hayvanlara, çiçeklere de aşık olunabilir. Aşk, bir varlığı çok sevip onun için elinden gelen her şeyi yaparak her zaman iyiligini istemek demektir. Arada ne kadar mesafe olursa olsun vazgeçmemek, uğraşmak ve emek vermek demektir. Parayla satın alınamayacak nadir şeylerden biridir.
Aşk karşındaki insanın duygularını sadece düşünürken, kendi duygularını ise candan hissetmektir. Başlı başına düşüncesizliktir. Karşısındaki insana değer verirken, kendini kayırmaktır. İki tarafında düşüncesi şu; "En çok ben acı çekiyorum.", "En çok ben çaba gösteriyorum." Aşkın ne olduğuna gelirsek; Saçma sapan duygulara girip, karşısındaki kişiye kötü davranıp; "Anlayışlı olsun, zor zamandayım." demektir. Ama karşısındaki zor zamanda olduğunda; "Çekemem senin triplerini!", "Sen bunalımdaysan bana böyle davranmaya hakkın yok!" demektir. Karşısındakinin en ufak şeyin de canını okuyup, kendi büyük hatasında hafif bir suçlama yapıldığında; "Bana bağırma!", "Çok kırıcısın!" demektir. Ayrıca İnsanın sevdiği ve aşık olduğu şey ne bedendir ne de ruhtur. İnsan bir başkasının kendisinde uyandırdığı hislere aşıktır. Gün gelip o hisler kaybolduğunda onu sevmeye değecek bir şey de kalmıyor ortada.
Dokunmadan sevmek her zaman iyiliği için duacı olmak yanında yoksa bile varlıgına saygı göstermek onu hesaba katarak danranmak ve bunu yaparsam ne hisseder diyebilmek müsait bır günde buluşuruz değil müsait olmazsam bıle sana vakit ayırabilirim diyebilmek. Kısaca nefse kilit göze perde cekmektır..
0
0 Yorumla
Gizli Üye
(25-29)
+1 yıl
Aşk oturup da anlatılabilecek bir şey değildir onu gördüğün zaman midende kelebeklerin uçuşması ayaklarının yerden kesilmesi kalbinin küt küt atması falan da değildir aşk tarif edilemez bir şey. Şu an sevgilim var uzak mesafe ilişkisi yaşıyoruz ama hiç görmedim elini tutmadım gözlemenin içine bakmadım.
Aşk karışık bi duygu... Sevmiyorum dersin, umrumda değil dersin, nefret ediyorum dersin... taa ki onu görene kadar. Nutkun tutulur, konuşamazsın. Hep dizilerde falan görürdük ya hani ''çok saçma çocuğun karşısında kekeliyor''-derdim ben. Onu bende yaşadım. Gerçekten garip bi duygu... Tatması güzel, bir o kadar da acıverici bi duygu...
Aşk :) Şimdilerde 'Sadece' 3 harfli tek heceli kelime olmuş. Ne yaşayan ne de yaşatan kalmış. Öyle değersiz kestirip atılacak bir söz değil aksine adına şarkılar şiirler hikayeler masallar filmler yapılmış anlatılamayacak ve sadece yaşanacak bişeydir.
Gelip geçici, yerini saf sevgiye, bağlılığa ve güvene bırakır yaş ilerledikçe, evlenince olur genelde bu. Ama hoş bir duygu hem de karşılıklıysa tadından yenmiyor..
Askı kım anlatmış ki biz anlatalım..( Sair ) yazar Ask hep yasayarak anlatmış bır söze sıgdırmışlar ... Hanı derler ya bülbülun aglaması kadar dıye
1
0 Yorumla
Gizli Üye
(18-24)
+1 yıl
Aşk her gece yatağa yattığında sarıldığın yastığı o sanmaktır aşk her gittiğin yerde onla oturduğunu hayal etmektir aşk karşılıklı oturup içilen bir fincan kahvedir aşk insanın sevdiğinin gözleridir :)