Kimseye söyleme gidişini, ben söylemedim. Elimde senin siparişin olmayan torbalarla geliyorum eve.. Ağlaya ağlaya öpüyorum yattığın yastığı yorganı Sanki beni az önce yolcu etmişsin gibi çıkıyorum sokaklara.. Üst komşuya hava atarak, bi fiyaka bi görsen.. Ne garip bu insanlar! Bütün mahalle, hatta alttaki bakkal bile seni geçen kasım öldü sanıyor... Ne garip bu insanlar! Hala her sabah bana selam veriliyor.. Sanki yaşıyormuşum gibi..
Sen varsın her yerde ve kokun sinmiş yalnızlığıma, Kaç hatıram var sende hatırlamıyorum ama özlemim çok, Herşey sen olmuş buralar da, düşünebiliyor musun ölüm bile sen.. Vazgeçmek istiyorum senden, ben geçsemde atmayacası kalbim vazgeçmiyor, Artık kopsun ne kopacaksa, ben unutmak istiyorum seni, Yokluğunla son bir kez buluşmak ipleri koparmak istiyorum, Hiç bir bağ kalmasın aramızda, hepsini sökelim… Gittiğinden belli Sol'umu kullanmıyorum, Sol ayağıma basmıyorum, sol elimi de kullanmıyorum, Sol tarafa asla bakmıyorum, karşıdan karşıya geçerken önce sağa sonra tekrar sağa ve yine sağa bakıyorum, Sol şeritten gitmiyorum, kimseyi sollamıyorum, Ama yine yokluğun beynimi kemiriyor, yalnızlığın kalbime hükmediyor… Veda edeceğim bu akşam sana, Alacağım resmini karşıma içimi boşaltacağım, Sonra terkedeceğim seni, Bırakıp gideceğim yatağıma uyuyacağım, uyumaya çalışacağım… Yok çaresi bu yalnızlığın, İşlemiş benliğime gelsen de yalnız kalacağım, Zaten bilirim ölsem de gelmezsin sen, Dua bile etmezsin ardımdan, kurtuldum diye şeker dağıtırsın.. Sessizce susuyorum bir köşede, Vedalaşalım artık… Sessizce susuyorum bir köşede … https://youtu.be/IYo21ZqPblU
Dostoyevski "Hatıralar, mutlu olsun, kederli olsun acı verir." Demiştir. O anılar sevgiliyle geçen güzel zamanların özlemi olabilir ama aynı zamanda ayrılık ta bir anıdır. Hüzünlü bir anı... İnsam zaten sürekli bu anılardan kaçmak istemez mi? "Aman bir uzaklara gideyim , kurtulayım." Diye düşünür. Anıları görmemek için insanlar fotoğrafları ve mesajları siler. Onunla ilgili tüm eşyaları görmek istemediği için evinden uzaklaştırır. Bunlar her ne kadar sevginin bitmemesinden kaynaklansa da bence insanı duygular değil, üzerinde düşünüp durduğu ve aklına geldikçe duygusunu kabartan anılar yıpratır.
Her ikiside, bir anda o kurduğun hayaller yıkılır, derin bir acı, hüzün kaplar. Diğer yandan o anılar, onunla gittiğiniz yerler, fotoğraflarınız, tek bir mesaj bile unutulmaz. Bu yüzden hepsi yıpratır.
Anıları yaşamamıza izin veren duygular mı yoksa duyguları canlı tutan anılar mıdır? sorusuna ne zaman ki yanıt bulursam işte o vakit bu sorunun cevabını vermiş olurum..
Anılar tabiki ; Çünkü geçirdiği zamana üzülür insan , ilişkinin geçmişi film şeridi gibi geçer önünden ve sonrasında harcadığın zamana yanarsın. Ne zaman ki bu anıların doğurduğu acı geçer , işte o zaman duygularının farkına varırsın. İlişkide ne kadar fazla yıl geçerse ayrılığın acısı göğsüne o kadar ağır baskı yapar. Ayrılınca insanın gözlerinin önüne o gelmiyor , onunla yaşadıkların geliyor.
anılar insanı yıpratır yaşananlar.. kafandaki düşünceler ona dair umutlar.. kırılıyor her şey bitiyor.. bir bakıyorsun dünyan olan insan gitmiş yok boşluk hissi zor..
Ayrılıktan ziyade birliktelik daha yıpratıcı değil mi zaten 🧐? Bilmiyom bulgi bence insanın duyguları boşluğa düşüyor zamanla da alışıyorsun bitiyor acısı
Güzel geçirilen anıların bir daha gelmeme durumunu hatırlama hali insanı en çok yoran yıpratan şeydir. Aynı şeyleri bir daha yaşayamayacak olmak insanı üzer..
Kattıklarındır. Aldıkların ve verdiklerindir. Emeklerin, yaşanmışlıkların, ayırdığın vakit, ayırdığın nakit, duygu birikimleridir, hissettirdikleridir. Kısacası anılarındır. Sen aslında bunları özlüyorsun. Onu değil.
Doğrudur ama “bukadar emek vermişken dönülmez” düşünceside bi bakıma yanlış. İnsanlar bazen yolda yitirdikleri duyguları önemsemeyip körü körüne “buraya kadar gelmişken dönülmez” diyor. Bitmişse bitmiştir.
@saçmabirkişilik Orası da doğru kesinlikle, bir şeylerin hatrına devam etmemeli. Hem zaten maddi/manevi diyerek kapsamlı ifade ettim. Bir taraf tüm enerjisini sarfediyor ve diğer taraf o kadar kolay bırakabiliyor ki, duygularından ziyade o sarfettiklerine üzülüyorsun. Sarfettiğin duygular da dahil hatta en çok.