Bunu yapabileceğimi sanmıyorum. İntihar edemem ve sevdiğim insanın benden sonra intiharınıda kabul etmem. Hindistan eski inanç ve geleneğinde bu düşünce var. Eşi ölen kadın, onunla beraber öldürülür ve gömülürdü. Halen bu sistem devam ediyormu bilmiyorum.
Kanser olan öldükten sonra, o hayatına devam edecek. Ama aşkı onunla ölmüş olur. Yeni bir hayat ve yeni aşkta, zaten ilk aşkataki kendisi ölmüş olduğu için, yenisinde yeni kişi olacak.
Bir teyzenin sözü; ikimizde öldük kuzum, ama sadece onu gömdüler...
Bende evlenmesinden yanayım. O aşk benimle birlikte gömüldü. Sevdiğim kadının hayatına devam etmesi lazım. Ölen benim, bir başkasının benimle ölmesini isteyemem.
40 çıkmadan evlenmesi gerekirmiş yoksa evlenemezmiş arkadaşları demiş yazıklar olsun dedim sizin aşkınıza hayrandım dedim karısına o kadar güzel baktıki anlatamam ama üç ay bile beklemedi benim için öldün artık dedim.
E her filmin sonu bitmektir. Bir de şu var. HErkesin gözü önünde yaşanılan destenlar, çoğunlukla gerçekten bir film veya tiyatrodur. Asıl aşk, yanardağ gibidir. Dışarıdan bakan ondan hiç bir şey anlayamaz. Ama içinde olan onunla hergün yeniden doğar.
Evet yaşamak çok güzel... Fakat yaşamak artık o kişiyle eşdeğer olmuşsa ve geride bırakılacak çocuk, akraba falan yoksa bence çok absürt bir şey değil yapılabilir...
Ana Sayfa > Aşk İlişkileri > Sorular > Dünyanın en sadık kuşu divane kuşu. Eğer dişisi ölürse erkek olan taş yiyerek intihâr edermiş siz ne düşünüyorsunuz?