Özlediğini söyleyememek mi yoksa özlemek mi çok daha zor?

Sevdiceğinizi özleme hissiyatı tüm vücudunuzu dolaşır kalbinizde yer bulur. İçiniz dışınız aşkla doluyken özlemek duygusu ağır basar. Yanınızda olsa bile özler dereceye gelirsiniz kaldı ki mesafeler arttıkça özlem hissiyatının dayanılmaz arzusu da bir o kadar alevlenir. Özlemek katlanılması güç hale gelebilir kimi zaman; mesafeler varken bir araya gelip birbirinize doyacağınız günü sabırsızlıkla beklersiniz. Mutlaka o gün gelecek diye bir şey yok içinizdeki özlem yerini bir süre sonra karamsarlığa da bırakabilir. Peki ya özleyip bunu dile getirememek? İnsanın ciğerini yakar, dilinin ucuna gelecek "özledim" kelimesini yutup susarsınız. Hiçbir zaman cümlelere dökülmez zira. Böyle durumlar genellikle platonik aşklarda vuku bulur, can acıtır. Özlem duyduğunuz insana bunu söyleyememek kimi zaman yitip giden ayrılığa dolanmış aşkların eseridir, kimi zaman da sadece masumiyetini yitirmiş sevdaların... Her neresinden bakarsak gördüğümüz şey, "can yakan, acıtıp kanatan bir duygusal bunalım" girdabından başka bir şey değildir.
Özlediğini söyleyememek mi yoksa özlemek mi çok daha zor?
Seni en çok zorlayan özlemek mi olurdu yoksa bunu dile getirememek mi?
Güncellemeler
+1 yıl
Özlediğini söyleyememek mi yoksa özlemek mi çok daha zor?
Cevapla