Bir noktada kadını bıktıracaktır. Söylediğim erkeğin baskıcı olduğu bir ilişki değil, her iki tarafın da sesinin duyulabildiği adil bir ilişki. Kadın, her zaman erkeğin ağırlığını hissetmek ister.
Katılıyorum. Bütün sorun buradan çıkıyor sanırım. Bir noktada, kadın olarak güçlü olmalıyız, kendimizi ezdirmemeliyiz diye diye kadın olarak ilkel benliğimizi unutuyoruz. Erkek, erkek gibi hissetmeli, bu konuda bize görev düşüyor haklısın.
Erkek dediğin kadınını sahiplenecek, sorunları çözmede konuşmaktan kaçınmayacak, ilişkilerin tuzu biberi olan tartışmalarda kadına despotluk yerine öğretici ve şefkatli yaklaşacak ki kadın tartışma esnasında dahi hayran kalacak. Aslında hiç zor değil bunlar. Ama eğer bu şekilde ilişkiyi göğüsleyemeyecekse evet terkedilmeli.
Terk edilmeye mahkûmdur demeyenler de olacaktır mutlaka ama benim görüşüm evet mahkûmdur. Bir erkeğin otoritesi, korumacılığı, sözünün geçmesi ve özellikle fikrinin alınması mühimdir. Erkek egemen bir ilişkiden bahsetmiyorum yanlış anlaşılmasın ama kadın üzerinde erkeğin otoritesi belki de bir nebze baskısını hissetmez ise o erkekten uzaklaşır bu çok net görülen bir gerçek. Durum böyle olunca da terk edilen erkek oluyor.
Kesinlikle mahkumdur.. Kadınlar ne derse desin.. Fıtratlarında var.. Eninde sonunda kendilerini sahiplenecek koruyacak ve söz geçirecek bir güç isterler
Erkek dediğin saygılı olacak kızda keza ayni şekilde ağırlığa gelince sahiplenici ve korumacı tavır artı abartısız kıskançlık sanırım bu kavramı karşılıyor.
Benim şahsen sevgilim çok sert maço degil sadece kıskanç ve sahiplenici yani kızlarda sahiplenici erkeklerden hoşlanır. Sonucta disarda bana biri yavsadiginda beni koruyamiyacaksa bir oka yaramaz afedersin
Herşeyin fazlasını yaptığında iki taraf içinde geçerli , sana verdiği karşılık davranışlarının azı geçerli olur içten olur gerisi rol olur , yok sahiplen yok ağırlık koy , yok ara sor hepsini geç , kendin ol rol yapma yeter , saygılar
En İyi Cevaplar