Bu aralar inanılmaz bunalımım.. Hiç birşey yapasım gelmiyor..Ne insan içine karışmaktan zevk alıyorum ne de yalnız kalmaktan... Herşey sıkıyor beni..Yalnızlığım bile sıkmaya başladı artık...
Aslında yalnızlık güzeldir, hem de çok güzeldir. Herşeyden önce karışanınız yoktur. Siz ne istiyorsanız onu yaparsınız, hayatın tüm kriterleri sizin tekelinizdedir. Doğrularınızı uygularken kimseye hesap vermezsiniz. Dışarı çıkarken kimseye haber vermek zorunda değilsinizdir. Canınız istediği zaman bağıra bağıra şarkı söylersiniz evin içinde, kimse size sus, diyemez. Tabii kıl komşulardan birine sahip değilseniz :)... Uzak şehirdeki arkadaşınızla telefonda konuşurken, ya gelsene hadi, diye bir teklif aldığınız zaman tamam geliyorum, diye cevap verebilir ve akşam onunla onun evinde sohbet edebilirsiniz.
Aşık olduğunuz zaman, bunu her şekliyle yaşayabilirsiniz mesela. Evde biri olduğunda yapamadığınız şeyleri yalnızken rahatça yapabilirsiniz, ya bu kız deli mi diye düşünen biri olmadığı için. Hiç sebep yokken salak salak sırıtabilirsiniz, gözlerinizi kapatıp onu hayal ederken yüzünüzün girip çıktığı şekillere aldırmazsınız, söylediği komik birşeyi aklınıza getirip defalarca kahkaha atabilirsiniz, acı sözleri yüzünden hıçkıra hıçkıra ağlayabilirsiniz. Ya saçmalama be kızım, laflarından uzakta acınızı da sevincinizi de istediğiniz gibi yaşayabilirsiniz.
Burnunuzu karıştırabilirsiniz mesela:) Esnerken ağzınızı kapatmak zorunda değilsinizdir. Tavuğu çatal bıçakla yemek zorunda değilsinizdir, en olmadık hallerinizle rahmetli Erol Taş' ı bile kıskandırabilirsiniz. Kolanın yan etkilerini gizlemek zorunda kalmazsınız. Yani en iğrenç şeyleri korkmadan yapabilirsiniz:)
Ama bütün bu rahatlığın bir bedeli vardır elbette. Yanınızda olmasını istediğiniz sevgilinizin saçlarını okşamasından, sizi öpmesinden, tutkulu sevişmelerden uzak kalmak zorundasınızdır.Eviniz siz varsanız yaşar, siz yoksanız mezarlık gibidir. Hele hele bir yavrunuz varsa ve bu aralar benim olduğum gibi siz de uzaktaysanız ondan, o ev üstünüze üstünüze gelir ve hatta size böyle yazılar yazdırır:) Yatağınız tabut gibi görünür, içine girmek istemezsiniz. Bütün sevgililere sinir olur, televizyonda ne zaman sevişme sahnesi çıkarsa hemen kanalı değiştirirsiniz. Aşka düşman olur ama aşk filmi izlersiniz. Seyrettikçe ağlar, ağladıkça tekrarlarsınız o sevgilinin adını. Hayal etmenin güzelliği yalnızken yaşanır doğru, ama ya hayal etmek istemezseniz? İşte, yalnızken bu duyguyla baş edemezsiniz, oysa biri olsa evde onunla sohbet edebilirdiniz...
Siz hangisini tercih ederdiniz? Yalnızlık mı aşk mı?
Aslında yalnızlık güzeldir, hem de çok güzeldir. Herşeyden önce karışanınız yoktur. Siz ne istiyorsanız onu yaparsınız, hayatın tüm kriterleri sizin tekelinizdedir. Doğrularınızı uygularken kimseye hesap vermezsiniz. Dışarı çıkarken kimseye haber vermek zorunda değilsinizdir. Canınız istediği zaman bağıra bağıra şarkı söylersiniz evin içinde, kimse size sus, diyemez. Tabii kıl komşulardan birine sahip değilseniz :)... Uzak şehirdeki arkadaşınızla telefonda konuşurken, ya gelsene hadi, diye bir teklif aldığınız zaman tamam geliyorum, diye cevap verebilir ve akşam onunla onun evinde sohbet edebilirsiniz.
Aşık olduğunuz zaman, bunu her şekliyle yaşayabilirsiniz mesela. Evde biri olduğunda yapamadığınız şeyleri yalnızken rahatça yapabilirsiniz, ya bu kız deli mi diye düşünen biri olmadığı için. Hiç sebep yokken salak salak sırıtabilirsiniz, gözlerinizi kapatıp onu hayal ederken yüzünüzün girip çıktığı şekillere aldırmazsınız, söylediği komik birşeyi aklınıza getirip defalarca kahkaha atabilirsiniz, acı sözleri yüzünden hıçkıra hıçkıra ağlayabilirsiniz. Ya saçmalama be kızım, laflarından uzakta acınızı da sevincinizi de istediğiniz gibi yaşayabilirsiniz.
Burnunuzu karıştırabilirsiniz mesela:) Esnerken ağzınızı kapatmak zorunda değilsinizdir. Tavuğu çatal bıçakla yemek zorunda değilsinizdir, en olmadık hallerinizle rahmetli Erol Taş' ı bile kıskandırabilirsiniz. Kolanın yan etkilerini gizlemek zorunda kalmazsınız. Yani en iğrenç şeyleri korkmadan yapabilirsiniz:)
Ama bütün bu rahatlığın bir bedeli vardır elbette. Yanınızda olmasını istediğiniz sevgilinizin saçlarını okşamasından, sizi öpmesinden, tutkulu sevişmelerden uzak kalmak zorundasınızdır.Eviniz siz varsanız yaşar, siz yoksanız mezarlık gibidir. Hele hele bir yavrunuz varsa ve bu aralar benim olduğum gibi siz de uzaktaysanız ondan, o ev üstünüze üstünüze gelir ve hatta size böyle yazılar yazdırır:) Yatağınız tabut gibi görünür, içine girmek istemezsiniz. Bütün sevgililere sinir olur, televizyonda ne zaman sevişme sahnesi çıkarsa hemen kanalı değiştirirsiniz. Aşka düşman olur ama aşk filmi izlersiniz. Seyrettikçe ağlar, ağladıkça tekrarlarsınız o sevgilinin adını. Hayal etmenin güzelliği yalnızken yaşanır doğru, ama ya hayal etmek istemezseniz? İşte, yalnızken bu duyguyla baş edemezsiniz, oysa biri olsa evde onunla sohbet edebilirdiniz...
Siz hangisini tercih ederdiniz? Yalnızlık mı aşk mı?
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar