En Büyük Yalandır "Sevdiğin Kadar Sevilirsin"

"Sevdiğin kadar sevilirsin." Ne kadar saçma, korkunç bir laf. Annem bu öğüdü bana ilk verdiğinde tüm hayatımı bu söz üzerine kurdum. "Sevdiğim kadar sevileceğim." dedim kendine. İnsanları sevmeye çalıştım, ne olursa olsun iyi davranmak için çabaladım. İnsanları sevecektim, onlar da beni sevecekti işte. Güzel bir hayatım olacaktı, hem sevmekten kolay bir şey yoktu. Hiçbir bedeli yoktu sevginin. "Sevdiğin kadar sevilirsin."

Hayır, üzgünüm. "Sevmediğin kadar sevilirsin."

En Büyük Yalandır "Sevdiğin Kadar Sevilirsin"

Bizler acıdan hoşlanmayız. Canımızın yanmaması, zarar gören taraf olmamak için elimizdeki her şeyi ortaya koyarız. Arkadaşlarımızı, ailemizi, evimizi, paramızı, onurumuzu, sevgilimizi... Ruhsal, fiziksel her türlü acı en büyük korkumuz, ortak zayıf noktamızdır. Her şeyin yerli yerinde olmasını, mutlu ve huzurlu bir yaşam sürdürmeyi isteriz. Bizler asla acıdan hoşlanmayız.

Halbuki bir tek sevdiğimiz insana mazoşistiz.

En Büyük Yalandır "Sevdiğin Kadar Sevilirsin"

Ondan gelen her şeye razıyızdır. Nefret, acı, düşmanlık. Yeter ki bize bir şeyler hissetsin. Üşüdüyse canımızı yakabilir. Bunda sorun yoktur. Sevdiğimiz insanlara tahammülümüz sonsuzdur.

Bizi seven, değer veren insanların gözümüzde değeri her zaman düşüktür. Hadi. Şimdi itiraf edin kendinize. İnsan ilişkilerinde ki buna aşkta dahil, hep en zorunu istedik.

İş yerindeki en güzel kadını, okuldaki en havalı kızı istedik. Uğruna kavga ettiğiniz, ilkokuldaki sarışın Pelin için dayak yediniz. Sizi yerden kaldırmaya çalışan Kübra pekte umurunuzda olmadı. Ya kızlar?

Duygularla pek işi olmayan Emre için, haftalık harçlığı ile size papatya alan Deniz'i kırdınız.
En Büyük Yalandır "Sevdiğin Kadar Sevilirsin"

Kötü çocukları, kötü kızları gözümüzde yüceleştirdik. En basitinden, tarihe Don Juan diye bir karakter yazılmış yahu. Biz hep, bizi sevmeyene yöneldik. Nefret edilmekten hoşlandık. Bizi sevmeyeni sevdik, ağladık. Bizi intihara sürükleyebilecek kadar bize değer vermeyen, duygularımızla alay eden insanları sevdik. Filmlerde hep kötü çocuklar, kötü kızlar sevildi. İyi çocuklar ve iyi kızlar hep sahne arkasında kaldı.

Değer verdiğimiz insanlardan değer görmedik, değer vermediğimiz insanların gözlerinde ise yüceleştik.

En Büyük Yalandır "Sevdiğin Kadar Sevilirsin"
Cevapla