Belki Unutmayı da İcat Eder Bilim Adamları

Adam harika bir gün geçirmişti. İş yerinde oldukça yoğun çalışsa da sevdiği kadına ayırabileceği tüm zamanını ayırmış, kendini ve ona hediye edebileceği her saniyeyi büyük bir mutlulukla kadının avuçlarına bırakmıştı.

Belki Unutmayı da İcat Eder Bilim Adamları

Gün içinde birkaç dakika da olsa sesini duyabilmiş, o âşık olduğu sesin defalarca kulaklarında çınlaması ona olan bağımlılığını da bir kat daha arttırdı. Mesai dolmuştu ve eve gitmek üzere yola çıkacaktı. Beyaz arabasının önüne geldi ve duraksadı. Arabaya baktığında kadını düşündü. Gelinlik ne de çok yakışırdı Ona. Kadının gelinlik ile hayalini kurarken zihninin uyuştuğunu hissetti.

Aşk, mutluluk, tutku her şey O kadında birleşmişti. Ne kadar şanslı olduğunu kendine söyleyerek arabasının kapısını açtı. Kontağı yerine takarak 2 tur çevirdi. Arabanın ön iki camını açarak içeri giren rüzgarda kadının kokusunu aradı. Birkaç derin nefes alarak o kokuyu burnunda ve ciğerlerinin derinliğinde hissetti.

Ardından radyoyu açarak kadının aklından çıkmamasına yardım etmesini istediği bir şarkı bulmaya koyuldu. Bir süredir kendi hazırladığı CD’leri dinlemiyordu. Baktığı her yerde, duyduğu her seste kadını aramanın güzelliğinin farkına varmıştı. O yüzden radyoyu açıyor ve çalacak en anlamsız şarkıdan bile Ona kadını sevdiğini hatırlatacak birkaç söz ya da melodi bekliyordu.

Bir süre sonra eve ulaştı. Annesi her gün aynı şekilde yaptığı gibi yine balkonda onu bekliyordu. Arabayı gördüğünde ayağa kalktı ve sevinçli bir şekilde kapıyı açtı.
Belki Unutmayı da İcat Eder Bilim Adamları

Oğluna sarıldı. Adam da ona. Sanki O kadına sarılır gibi. Sonra annesinin gözlerinin içine baktı. Yine kadına bakar gibi, aşk ile. Annesi korktu. Neden bana böyle bakıyorsun, dedi. Gözlerinde başka bir kadın olduğunu görebiliyordu. Adam annesine tekrar sarılarak sakinleştirdi. Sonra hemen telefonunu eline alarak kadından bir mesaj gelip gelmediğini kontrol etti. Evet gelmişti. Hem de harika bir mesaj.

Seni seviyorum Ömrüm.

Bu 3 kelime ancak bir araya gelip bir insanı bu kadar mutlu edebilirdi. Bir cevap yazdı ve annesinin sesini duydu. - “Yemek hazır.” Mutfağa geçip annesinin karşısına oturdu. İştahı yoktu ama annesini kırmamak için yemeliydi. Keyif almadığı yüzünden okunur bir şekilde yemeye çalışıyordu yemeği adam. Annesi hiç fark etmedi bu durumu. O günün getirdiklerinden bahsediyor, başından neler geçtiğini büyük bir haz ile anlatıyordu. Adam dinliyor cevap veriyor ama bir tek şeyi düşünüyordu. Onu.

O akşam kadının işleri olduğunu biliyordu. O yüzden sürekli konuşamayacaklarının farkında ama bir o kadar özlem doluydu.
Belki Unutmayı da İcat Eder Bilim Adamları

Bu özlem ile sürekli bir şeyler yazıyor ve cevap vereceği anı sabırsızlıkla bekliyordu. O sırada annesi ile sohbet etmeye çalışıyorlardı. Anne bu durumu fark ettikçe kızıyor, ortalığı ayağa kaldırmak için pusuda bekler gibi davranıyordu. Adamın ise hiçbir şey umurunda değildi. Tam 2 saat geçmişti kadının son mesajı üzerinden.

Meraktan titriyor, başına ne geldiği hakkında kuruntulara kapılıyordu. Çünkü akşam giderken konuşmuşlardı. Her şey yolundaydı. Eve gidip temizlik yapacaktı. Biraz temizlik arasında adamı unutamazdı. Evet, kendini işe kaptırırdı belki ama asla unutmazdı. Bir şeyler olduğunu hissediyordu.

Saatler sonra bir mesaj geldi. “Seni seviyorum.” Dünyalar adamın oldu. Kadın iyiydi ve her ne yaşandıysa geçmişti.

Biraz daha bekledi kadını. Biraz daha ve biraz daha. En sonunda duramadı evde. Duvarlar üzerine geliyor, aklını kaybedecek gibi oluyordu. Kadına sorular sormak istiyor alacağı cevaplardan ya da cevap alamamaktan çok korkuyordu. Kıskançlık krizleri içerisinde annesi ile birlikte dışarı attı kendini adam.

2 saat boyunca gözü telefonda annesinin ne anlattığını umursamadan yürüdü. Gidecek yeri kalmamıştı. Nereye giderse gitsin kadının hayalini, kalbini ve kendini yanında götürüyordu. Gözlerinden birkaç damla yaş süzüldü toprağa. Çiçek açsın diye bekledi. Çiçek açarsa her şey eskisi gibi olacaktı.

O beklediği çiçek açmadı.

Eve döndüler. Sırf aklını kaybetmemek için onca krizin içinde yatağa girmek istedi. Uykuya daldığında saatin 4.00 olacağını henüz bilmiyordu.
Belki Unutmayı da İcat Eder Bilim Adamları

Gün içerisinde içtiği 2 paketin ardından üçüncü paket sigarasını da yarıya indirdiğini gördü. Ağzında iğrenç bir tat, ciğerlerinde yoğun bir ağrı, üzerinde ağır bir koku hissediyordu. Kendinden nefret etti. Gün dönmüş, gece ertesi güne adımını atmıştı. Telefonuna bir mesaj geldi. Bakamadı korkusundan. Bir mesaj, bir mesaj daha. Her mesaj sesi kulaklarında yankılanırken kalbinde de hissettiği acıya tercüman oluyordu.

Uzun bir süre geçti aradan. Ay mı yıl mı yoksa sadece saatler mi bilmiyordu. Sadece Unutmayı unuttuğu günlerden geçiyordu. Zaten hiç kaybetmediği hafızasını tekrar bulmuş gibiydi. Gerekli gereksiz her şeyi hatırlıyordu.

Sanki çocukluğundan bugüne yaşanmış olan her şey zihnindeki çöplükte birikmiş ama hiç biri imha edilmemişti. En alttaki çocukluk hatıraları iyice çürümüş ve çok kötü kokuyordu. Bu kötü koku yeni ama güzel hatıraları dahi kirletiyordu. Güzel anılar bile çürümüş, kokuşmuştu artık. Ne de olsa Dünya gerçekleri ile kirlenmişti her şey.

Bu sabah güzel bir haber gelir belki. Belki unutmayı icat eder bilim adamları.

Unutmak akıl sağlığınızın hala yerinde olduğunun göstergesidir. Akıl sağlığınızın hep yerinde olması dileklerimle.

#HaksizAdam

Belki Unutmayı da İcat Eder Bilim Adamları
Cevapla