Bugün sevgililer günüydü. Benim için bir anlam ifade etmiyor. Fakat halihazırda sevgilisi olanlar için özel bir gün olması muhtemeldir. Sizlere aşkın boyutlarını kendi yüreğime bıraktığı kadarıyla aktarmaya çalışacağım.
İlk aşamada buluşma yerine bedenlerden önce kalpler gider ve öyle hızlı atar ki heyecandan el ayak birbirine dolaşır
Yanında nasıl hareket edeceğini nasıl davranacağını bilemezler. Bu aşamada merdivenlere ağır ağır basmak yerinde olacaktır. Çünkü bir daha asla bu şekilde hissedilmeyeceği su götürmez bir gerçektir; duygular değişiyor. Belki tamamen silinmiyor ama ilk günkü sıcaklık tüm şatafatıyla göz doldurmuyor sonraları.
Yavaş yavaş canımdan aşkım moduna geçilir
Göz teması fazla yer kaplar ve saatler su gibi akar gider. Romantiklik had safhadadır. Yoğun telefon konuşmaları ve mesaj trafiğiyle en sevilesi evredir. Kıskançlık en doruk noktaya ulaşır. Neden telefonuma geç yanıt verdin, neden mesajımı geç yanıtladın, neden açmadın, neden o kadına- adama yorum yazdın, neden... Bu evrede çok düşünceli davranışlar sergilenir ve karşı tarafın gözleri pastel tonlarına bile taş çıkaracak denli boyanır. Hediyeler, süslü kelimeler aşk dolu bakışlar, hayaller...
Sonra eskisi gibi sık konuşulmamaya başlanır
Sevgili olduklarını bile unutacak vaziyete gelirler. Bir taraf çok çabalar diğeri onun bu halinden sıkılır bir müddet sonraysa durum tam tersi olur. Netice itibariyle araya soğukluk girer, aşk nem kapar.
Artık haftada bir kez ararsa, "Beni aradı, acaba bir şey mi oldu?" moduna girilir ve şaşırılır. Sevgilim, aşkım kelimeleri çoktan raftaki yerlerini almıştır. Sıradan, monoton, ağır bir hal alır ilişkileri.
Bir tarafın aşkı depreşir inatla görüşmek, konuşmak ister fakat diğer taraf hep inat eder
Ağırdan satar kendini. Yalvarmalar nükseder; çiçekler, çikolatalar gönderilir evine. Şarkılar dinletilir, dramatik sözler paylaşılıp anlam yüklemesi beklenir. Fakat karşı taraf çoktan yelkenleri başka limanlara demirlemiştir. Ya da üstüne düştükçe kaçma isteği duyar.
Kaçan taraf koşan taraf olur, yani taraflar bir kez daha saf değiştirir
Çünkü ya limandaki gemiler suya gömülmüştür; ya da umursamazı oynayan tarafın kıymeti anlaşılmıştır. Kaybetme korkusunu yaşayıp onu geri kazanma arzu içine yerleşir kalanın.
Kendini o kadar hırpalayan, üzen sevgilisini görmek istemeyen taraf tüm kapıları kapatır
Ve ilişki tamamen çıkmaza girer. Bu böyle karşılıklı inatlaşmalarla sürer gider... Ya da ikinci aşamadan sonra mutlu sona ulaşılır. Herkese nasip olmaz tuttuğu eli ömür boyu bırakmayan bir yüreği sevmek. Bu yüzden eğer hala bir sevgiliniz varsa sevdiğinize sahip çıkın. Ona değer verin ve sevildiğini hissettirin. Dozunda, kararında, abartmadan ve mahrum bırakmadan... Ne güzel sözdür "Her şeyin azı karar, çoğu zarar... "
En İyi Cevaplar