Platonik aşk her insanı bir süre sonra sıkar ve bıktırır. Ben bile bilemiyorum nasıl sevmişim hiç dokunmadan, sesini duymadan ve hiç bir karşılığı olmadan. Platonik aşk platonik kalmaya devam ederse platonik olan kişi sonunda sıkılır ve vazgeçer. Ama bende hiç öyle olmadı.
Bazen içinizdeki her şeyi anlatmak istersiniz ya, bende de öyle oldu sanırsam.
Şimdi sizlere tüm platonik aşıkların onurlu mücadelesinde çığır açacak olan ve hepinize "Yok artık!" dedirtecek olan duygularımı anlatacağım KsCanlar :) !
"-Duy beni, duy ne olur!" diye haykırdı içimdeki çığlıklar
İçimden "- Duy beni, duy ne olur!" diye haykırdım. Ama bunu ne kimse duydu nede ben kimseye söyledim. Zaten kimseye de anlatmadım, söylemedim onu sevdiğimi.
Her sabah kalktığım da ilk işim canlı yayına bakıp onun sorularını, görüşlerini arayıp baştan sona okumak oldu. Yok ben ciddiyim, 2 senedir yapıyorum ben bunu. Nasıl, neden, niçin, hangi sebeple ondan hoşlanmaya başladım hiç bir fikrim yok. Her şey onun yazdığı bir benceyi okumamla başladı. Sonra sürekli ve sürekli hiç bıkmadan ve usanmadan takip etmeye başladım. Tek yaptığım şey ona takip atıp durmak oldu. Ve gizli bir kullanıcı olarak sorularına gitmek tabii :) .
O beni hiç fark etmedi ben de sadece içimdeki çığlıklarla kaldım. Bu benceyi yazarken beni izleyen arkadaşım ise "- Duyar seni inşallah kanka!" diye iç çekerek geceye veda etti.
Rüyalar gördüm gerçek olmasını isteyip, her uyandığım da onun adını sayıkladığım
Bilinç altınızı sürekli olarak meşgul eden bir şey olursa onu rüyanız da görme ihtimaliniz de yüksektir. Veya her yatmadan önce baktığınız, düşündüğünüz bir şey varsa %75 kadar bir ihtimal ile onu rüyanız da görürsünüz. Sanırım her gece onun resmine bakarak veya sarılarak uyuduğum için olsa gerek ki rüyalarımda durmadan onu gördüm.
Bazen o sabahı düşündükçe ne kadar aptal bir aşık olduğumu düşünüp şu hesabımı kapatasım geliyor ama,
O gece onunla rüyamda sarılarak uyuduğumu görmüştüm ve kendimi rüyaya o kadar kaptırmış olmalıyım ki uyandığım da yastığıma kafamı koyup sımsıkı sarılmış onun adını söylüyordum.
O an o yastığı yere fırlattım ve müzik açarak mutfağa gidip kahvaltımı hazırlamaya başladım.
Ben onu sevmeyi sevdim, o duymasa da
Ben sadece onu sevmeyi sevdim. Ve hala da onu sevmeyi çok seviyorum.
Bu işin en güzel yanı ise ben onu asla kaybetmiyorum, kaybetmedim ve kaybetmeyeceğim de!
Ben onu asla kaybetmeyeceğim, neden mi? Çünkü senin olmayan bir şeyi kaybedemezsin!
Sanırım şu karşılıksız duygularımı güzel kılan tek şey bu. Sonuç olarak ben onu hiç kaybetmiyorum.
O kadar çok şey anlatmak istiyorum ki ben aslında, ama bir şey tutuyor beni. Utanıyorum ve yazamıyorum.
İşte böyle bir şey, onu sevmekten de zevk alır bazen insan.
Sanırım ben bu hayatta dizlerimin üzerinde sensizliğin Tanrıçası olarak kalacağım..
Platonik Aşıkların Onurlu Mücadelesinde Çığır Açacak Olan Duygularım
Bak ona açılmadan acı çekmen saçma. Bu durum sende git gide hastalıklı bir takıntıya sürükluyor. Ya duygularını ona söylemelisin ya da unutmalı. Bana diyeceksin ki "sen bana demeden kendine bak". Benim durumum senden farklı karşılık alamadım. O duygularımı biliyordu ama sende söyle. Senin iyiliğin için diyorum ben.
Kanka biz senle konuşurken de o biliyordu :D Anlamamasını mümkün değil, aynı zaman da ben ponçik bir ilanı aşk etme şeysi de yapmıştım sedanın gazına gelip =//
Aynısını ben yaşadım lisedeyken söyleyemedim 2 yıl sonra söyledim ama iş işten geçmişti olsun ben hala seviyorum üzerinden yıllar geçse bile başkasını sevmeye çalışınca sanki ona ihanrt ediyormuşum
En İyi Cevaplar