Başlıkta da belirttiğimiz üzere gerçekten her erkek aynı mıdır? Mutsuz giden ilişkimizin sebebini belki de hep erkeklerin aynı olduğunu düşünmemizden kaynaklıdır. Belki de mutlu olabilmek için erkekler ile ilgili ön yargılarımızdan kurtulmamız gerekiyor.
İlişkilerin baş düşmanı ön yargılar
Çoğu kişinin yalnız olması, çoğu kişinin ilişkilerinde sorun yaşaması, ilişkilerden korkar hale gelmemizin nedeni belki de ön yargılarımız. Çoğumuzun geçmişten gelen kalp kırıklıkları, mutsuzlukları ve hatta öfkelerimiz tanıştığımız her erkeğe ön yargı ile yaklaşmamıza neden oluyor. Bir kere aldatıldı isek her erkek aldatır diye düşünürüz, kıskanç bir erkek ile birlikte isek bunu erkeklerin sevgi gösterme şekli sanırız. Birde bunların üzerine çevre baskısı eklenince yeni birini tanıma ve yeni bir ilişkiye başlama ihtimali hayatımızda azalıyor.
Çoğu kadın her erkeğin aldattığı konusunda aynı fikirde
Peki bu yargı, her ilişkimizde bizimde aldatılacağımız anlamına mı gelmektedir ya da gelmelidir. Hepimiz egomuzu bir yere bırakıp bizi sevecek bir erkek, başka bir kadınla birlikte olmayı zaten birlikte olmayı düşünmeyecektir. Böyle bir şey düşündüğü zamanda ilişkiyi dürüstçe bitirecek cesareti göstereceklerdir.
Ciddi bir ilişki mi istiyor yoksa benimle sadece seks için mi görüşüyor
Bu soru zaman zaman hepimizin aklından geçiyor. Hepimiz biliriz ki erkeklerin önceliğinin seks olduğuna inanıyoruz. Ama ne yazık ki bu doğru bir düşünce tarzı değil. Erkeklerde aynı bizler gibi ilişkiden sevgi, saygı, bağlılık ve güven gibi beklentileri bulunuyor. Tabi ki seks önemli ama sağlıklı bir ilişkinin de sadece bunun üzerine kurulmadığını biliyorlar. Karşınızda sadece seks için sizinle görüşen, sosyal hayatta sizinle görüşmekten kaçınan bir erkek varsa, tüm erkekleri genellemek yerine sadece gerçekten değer veren birini aramaya başlamak en doğru ve yerinde bir karar olacaktır.
Erkeği evliliğe ikna edecek varlık olarak düşünmek büyük hata
Hemen hemen hepimizin söylediği "sevgilimi evliliğe ikna edemiyorum, yıllardır tek taş bekliyorum ya da benimle evlenmeye niyeti yok" diye söylenir dururuz. Nedense erkeklerin evliliğe ikna edilmesi gerektiğini düşünürüz. Halbuki hiç yakından ve uzaktan alakası yok. Sadece erkeklerin evliliğe bakış açısı biz kadınlara göre çok daha farklı. Biz kadınlar daha çabuk aşık olduğumuz için birçok şeyi daha çabuk göz ardı edip hemen evlilik hayalleri kurmaya başlarız. Ama bu erkeklere göre zamanlama meselesidir. Hayatındaki kişiden bağımsız olarak bir erkeğin kendini evliliğe hazır hissedeceği bir zamanı vardır. Bu da genelde bir ailenin sorumluluğunu üzerine alabilmesi ile alakalı bir durumdur. O yüzden benle neden evlenmiyor diye yakınmak yerine, ona sorumluluklarını paylaşabileceğiniz bir hayat sunmak.
Erkekler de romantik sevişmelerden hoşlanır
Erkekler, pornolardan gördükleri ve öğrendikleri seks mitlerine inanırlar ve gerçek hayatta da bu beklenti içine girdileri bir gerçektir. Ve çoğunun da biz kadınların anlam veremediği fantazileri olduğu da bir gerçektir. Ama bu, bir erkeğin romantik bir seksten keyif almayacağı anlamına gelmiyor. Kadın ve erkeğin moduna göre cinsellikten beklentileri farklıdır. Masaj yapmanın, kaşık pozisyonu tercih etmenin ya da ne bilim ön sevişmenin daha eve gelmeden başlatmanın ne kadar keyifli olacağını gördüğünde, her erkek romantik sevişmelerden hoşlanır.
İlişkiler kıskançlık değil, sevgi ve saygı üzerine kuruludur
Birçok ilişkinin sonunu da bu kıskançlıklar getirmiştir. Kıskanç bir erkekle baş etmek gerçekten çok zordur. Hatta ileri boyutlarında hayatınızda ciddi problemlere yol açabilir. Çoğumuz kıskanmanın sevmekle alakalı olduğunu düşünürüz. Gittiğimiz yerlere, giydiklerimize, görüştüğümüz insanlara karışmayan bir erkeğin bizi sevmediğini düşünürüz. Aslında ilişkiler sevgi ve saygı üzerine kurulur. Bir insan karşısındaki kişiyi seviyorsa o insana da güveniyordur. O yüzden bu ön yargılardan kurtulup hayatımıza bize saygı duyan erkeklerle birlikte olmanın tadını çıkarmak kalsın.
Erkekler bize muhtaç değil
Biz kadınlar, erkeklerin bize ihtiyacı olduğunu düşünmeye bayılırız. "Ben olmazsam yemek bile yiyemez, tek başına alışverişe gidemez, ben olmasam bu evde tek başına mahvolur" nerede ise her kadın büyük bir gururla söyler. Ama bunun sebebi kesinlikle karşınızdaki erkeğin size olan bağlılığından değil, hayatının sorumluluğunu size yıkmak ile alakası vardır. Muhtemelen hayatı boyunca annesi tarafından el bebek gül bebek büyütülen bu erkekler, aynı alakayı bizlerden de beklerler. Ama şu bir gerçek ki erkekler de tek başına yaşayabilirler. Bir tek bunu yapmak zorunda olduklarını bizlerin onlara göstermesi gerekiyor.
Keyifle okuyacağınızı ümit ettiğim bir BENCE'min daha sonuna geldik. Dostça ve sağlıcakla kalın...
Mutsuz Olmaktan Bıktıysanız Her Erkeğin Aynı Olduğunu Düşünmeyi Bırakın
Teşekkür ederim arkadaşım ellerine sağlık. Yeni bir derleme çalışmasına el atmışssın. Her erkek aynı değildir; tıpkı her kadının aynı olmadığı gibi. Bazen insan kendini iyi hissetmez ya da beraberlik anlamında ilişkiye ; erkek bayana ruhsuz gözükür. Benim için ilk bakışta alınabilecek elektriklenme, hoşlanma en önemlisidir. İyi başlangıçlar kişiyi daha huzurlu kılabiliyor. İlişkinin seyri daha iyi olabiliyor.
Ablacigim doğru hepsi aynı değil odunlar bile kaç çeşite ayrılıyor meşe var kavak var değişik şekilleri de var kalın ince sert yumuşak hatta sadece dal olan bile var. Netice de hepsi odun
Bu benceyi okusa bile anlamayacak kızlar var ve sayıları az değil. Yinede tarafsız bakış açısıyla yorumlanmış bir bence teşekkürler. Her insan eşsizdir buna kusurlarıda dahil. Sadece doğru cümleleri doğru zamanda kullanmak ve kişiliğine bağlı olarak hareket etmek gerek...
bütün kızların sırf yakışıklı diye sürekli şerefsizz piclere gidiyolar biz sevenleri tipsiziz diye üzüyolar ondan sonra kendileri üzülünce bütün erkekler aynı sevmezler odunlar gibi mal mal konuşuyolar
ben insanları yemeğe benzetirim... bir çok yemeğe salça konur lakin tadı farklı olur her yemeğe yağ konur lakin yine tat aynı olmaz... umarım anlata bilmişimdir kendimce...
En İyi Cevaplar