Hoşçakal ne kadar anlamsız bir manasız sözmüş gibime geliyor... Söyleyeceklerini söyleyip kıracağını kırıp sonrasında son darbedir. Hoşçakal işte kalabilirsen tabi umurumda değil ne olsa ben içimi döktüm ama sen hoşçakal.
İyi de kırılıp döküldükten sonra bir insan nasıl hoşçakalabilir ki..
Oturduğunuz evden çıkarken elinize balyozu alıp her yeri paramparça edip sonra ev sahibine evini aldığım gibi bıraktım demek ne kadar dalga geçmekse ev sahibi ile.. içini döküp insanı kırıp üzüp mutsuz edip sonra giderken hoşçakal demek aynı derece dalga geçmektir arkada kalanla.
Hem sanki gittikten sonra geri dönüp nasıl olduğunu merak edip nasılsın diye soracak mıdır giden? Hiç sanmıyorum bir daha aklına dahi gelmeyecek insan olarak lanse eder o hoşçakal dileklerini sunduğu kırıp döktüğü adama kendisine sorsan o haklıdır o kırılmıştır da kırmıştır. Dıştan görüp iki kelam edince o insan mutlu olmayınca yaptığı cabalar görmezden gelinince zehirli diliyle söylediği kelimeler ona göre aslında kendini savunmaktır.
Oysa çoğu insan kırıldığı için kırdığı gerçeğini asla kabullenmez. Ama kırılan her insan karşı tarafı kırmadan asla ondan gitmez..
Sonrasında ise geride kalan mutsuz giden mutlu olur diye düşünmeden edemiyor insan. Kalan hoşça kalamaz peki giden gerçekten giden hoşça mı gidiyor yani mutlu mu oluyor giderken diye düşünürsek belki sorunu görebiliriz.
Hoşçakal sözü belki biraz ironi belki iyi bir dilek olabilir
Belki gerçekten beni kırsan bile sen hoşçakal ben üzüldüğümle gidiyorum diyebilir giden. Belki kendince haklı sebepleri de olabilir kırılmış incinmiş ve sonrada kırmış dağıtmış da gidiyor olabilir..
İyi dileklerin bile aslında bir yara bırakmak için söyleyen insanlara bu son sözüm
Ben hoşça kalmak istemiyorum ben iyi olmak istemiyorum mutlu olmakta istemiyorum. Ağlamam belki çocuklar gibi ama için için ağlamak istiyorum isyan etmek istiyorum belki olana bitene daha fazla yalnızlığa karanlığa gömülmek istiyorum kime ne bundan...
Ama sen hoşça git yolunda bahtında açık olsun..
Sakın geri dönme dönsen de bulamazsın hoşça kalamadım çünkü arkandan dilim dilim oldum paramparça oldum her bir parçamda bir köşede yok oldu.Artık ben içi boşalmış yıkılmak üzere olan bir ağaç misaliyim.
Ve son sözü bırakalım da Şebnem Ferah gelsin okuyan herkese benden bir armağan olsun..
Sözlerinle Paramparça Ettiğin Birisine Giderken Hoşçakal Demek Ne Büyük İronidir!
Bir ilişkide kadinin ilişkinin bittiğini söylemesi cesaretli olduğu içindir ama bu sözler karşı taraf kırar ve kırıldığı için bitti diye konuşur o kadın yani dediğin gibi affedilmeyen kırdığın kadar kırılırsin ve hoşçakal kalan kişinin kalbine vurulan son darbedir ve giden kalanı çoğu zaman umursamaz sadece kendi iyiliği ve mutluluğu ve bencilliginden gider kalanın çektiği acıyı düşünmeden
Bencelerin sadece başlıklarına göz atarken kendime uygun bir şey seçip buldum yine :) Aslında okuduğumuz her yazıda, dinlediğimiz her şarkıda, tanıştığımız her insanda kendimizi arıyormuşuz. Kendimizden bir iz bulabildiklerimizi de "sevdiklerimiz heybesi"ne koyuyormuşuz...
Düşe kalka, kırıla kırıla, büyüyoruz işte daha ötesi yok. Hoşcakal dediğim insanlar sevdiģim insanlar benin yarın tekrardan konuşacağım biri hoşca kalmasını istediğim için derim. Yarı yolda bırakmadım kimseleri bu zamana kadar.
Vedasız ayrılıklar, bencil ayrılıklar, elveda demeye gücünün yetmediği, için korkakça gidenlerin söylediği hatta ezberlediği klasik kelimedir.. Hoşça kalmayacağını bile bile söylerler..
Söylemek inan ki bi dakika sinirlenince söyleniyor ama kalben söylenmiyor ki dilin kemiği yok bende bi anda eşime söyledim oda kırıldı oda bana söyledi bende kırıldım ama İnan sevgi bambaşka
Kimi insana göre hiç bişey ifade etmez gitmek. Ama kimine göre hoşçakal çok şeydir hatta zor biseydir... Çok isterdim demeyi, gidebilmeyi. Arkama dönüp bakmadan, içim sizlamadan... Zor çok zor 😢😢
Hoşça kalınmayacağını bile bile söylenen, anlamının gerçeklikle alakası olmayan veda ederken söylenen alışılagelmiş harf öbeği. Her ayrılışın son sözüdür!..
En İyi Cevaplar