Öncelikle insan oğlunun mucizesi ve başının belası olan sevgiyi tanımlayalım.

Hayata geldiğimiz günden itibaren çevremizi tanımlamak için çabalarız. Etrafımızdaki nesneleri ve bize benzeyen anne babamızı inceleriz.

İlk başlarda korkusuzca her şeye dokunur, çamurlarda yuvarlanır, böceklerle oynarız. Birisi bize pis ve kötü olduğunu söylemediği sürece her şey güzeldir.

Dünyayı tanımladıkça bu saltanat yavaş yavaş bizden uzaklaşır. Aslında doğal hayatta hayvanlara sarılan, yaşayan her şeyle uyum içinde olan insan, kendi toplumunda şiddetle iç içe yaşadığı için gereğinden fazla korku ve şiddet duyguları geliştirir.

Böylece zamanla korkusuz, sevgi dolu ve hayattan özel beklentiler içinde olmayan insanlar olmaktan uzaklaşırız. Mutsuz olmak için rahatlıkla binlerce sebep bulabilen, tedirgin ve güvensiz oluruz.

Ve mutlu olabilmenin hayallerini kurmaya başlarız. Hayatın çeşitli saçmalıklarına ve mecburiyetlerine karşılık, yaşanılan hayatı bize anlamlı hissettirecek birini isteriz.

Ama bu ilk başta çok uzak ve imkansız görünebilir. Nefes almak ve iki kelimeyi bir araya getirmek bir anda aşırı zorlaşır. Sevmeye tüm kalbinle aç, hazır ve motiveyken sonucun negatif olacağı düşüncesini bastıramayabilirsin.

Oysaki hayatın kendisi bir mucizeyken bu kadar ümitsiz olmak ve kendini bu kadar değersiz hissetmek çok manasız.

Unutma her insan mutlu, güzel ve güvende bir hayat istiyor. Yani "O" da istiyor. Onunla bu hayali paylaşmaktan daha samimi ne olabilir. Bence söylemelisin.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar