'' Beni neden sevmedin? '' Sorusunun Cevabı

'' Beni neden sevmedin? '' Sorusunun Cevabı

Büyük ihtimalle çoğumuz hatta hepimiz bu soruyu sormuşuzdur.Beni neden sevmedin ? Kusuru hep kendimizde bulduk ; ya çok çirkindik ya da salak.Belki de yetersiz...


Karşıdakine verdiğimiz sevginin hep karşılığı olacağını düşünürüz.Böyle saf ve masum oluruz.Aramızda , sevdiğiyle birlikte olan vardır.Kavuşabilen , sevgili olabilen...Sonra bir anda her şey bozuluyor ve aranız artık eskisi gibi olmuyor , ayrılıyorsunuz.Onun gözlerine baktığınızda , artık sizi sevmediğini anlıyorsunuz.Suçlayacağınız kişi , kendiniz oluyorsunuz.


Bir de kavuşamayanlar var.Platonik takılan.Uzaktan uzaktan takılır.Her hareketini kendine yorar.Sonra yanında birini görürsünüz.Ve yine suçlayacağınız kişi kendiniz oluyor.Ben de buna , birinin verdiği cevaptan yola çıkarak cevap vereceğim.

Aslında burada bir soru sormuştum , seviyorsunuz çıkıyorsunuz ve kısa süre sonra aldatmalar oluyor.Sevgi bitiyor.Bununla ilgili bir soruydu ve birinin cevabı gerçekten hayata bakış açımı değiştirdi.O cevap da şu şekildeydi ;


Herkes kafasında birini canlandırır.Bu kişi ' hayalindeki kişi 'dir.İnsanlarla tanışırsın , arkadaş olursun.Bir süre sonra samimiyet ilerler ve onları tanımaya başlarsın.Bazıları o 'hayalindeki kişi'ye uymaz.Elersin.Ama bir kişi çıkar , ki bu kişi hayalindeki kişiyi en yakın kişi olarak görürsün , onunla denemek istersin.Yukarıda dediğim gibi , bazıları platonik takılır bazılarıysa sevgili olur.Bu çıkma evresinde , veya platonik takılanlar için hoşlanma evresi diyebiliriz , onu daha çok tanımaya başlarsın ve hayalinde çizdiğin o karaktere uymadığını farkedersin.Bazı farklılıklar senin için önem arzetmez ve görmezden gelirsin.Ama bazı farklılıklar vardır ki , o ölüm bitiyorum dediğin kişiden tiksinecek duruma gelmişsindir.İşte bu durumda soğuma başlıyor.İlgi azalıyor ve ilişki bitiyor.Bu bakış açısı güzel hoş.Peki geride kalanın bakış açısı nasıl ? Eksikliğin kendisinde olduğunu sanıyor ve özgüvenini yitiriyor.Ama işin gerçek boyutu bu.Biz eksik değiliz.Karşıdaki için eksiğiz.Yani bu durum birine ' neden kırmızıyı sevmiyorsun ' demek gibi.Ben kırmızıyım.Ama karşımdaki yeşil seviyor.Evet belki çok çok umutlandım.Beni seviyor sandım.Bağlandım.Ama yapacak bir şey '' gerçekten '' yok.

Yukarıda yazdıklarım , fikrini hayat felsefem yaptığım kişinin sözleriyle benim yaşadıklarımın harmanlanmışı.Ve ben bırakan ve bırakılan olarak iki tarafta da bulundum.Üzdüm ve üzüldüm.Sonra o arkadaşın dedikleriyle karşılaştım ve bu durumun olağan olduğunu farkettim.Benim varlığım başkasına uymak zorunda değil.Bu yüzden beni sevmek zorunda değil.Aynı şekilde , başkasının varlığı bana uymak zorunda değil ve onu sevmek zorunda değilim.Biliyorum , zorlu bir süreç.Ama hangimiz küçükken düştükten sonra kalkmadık ?

'' Beni neden sevmedin? '' Sorusunun Cevabı
Cevapla