Büyük ihtimalle çoğumuz hatta hepimiz bu soruyu sormuşuzdur. Beni neden sevmedin ?
Kusuru hep kendimizde bulduk ; ya çok çirkindik ya da aptal. Belki de yetersiz...

Karşıdakine verdiğimiz sevginin hep karşılığı olacağını düşünürüz. Böyle saf ve masum oluruz.

Aramızda, sevdiğiyle birlikte olan vardır.
Kavuşabilen , sevgili olabilen... Sonra bir anda her şey bozuluyor ve aranız artık eskisi gibi olmuyor , ayrılıyorsunuz. Onun gözlerine baktığınızda, artık sizi sevmediğini anlıyorsunuz. Suçlayacağınız kişi , kendiniz oluyorsunuz.

Sevdik.Sevildiğimizi sandık.Alıştık ve ayrıldık.
Bir de kavuşamayanlar var.
Platonik takılan. Uzaktan uzaktan takılır. Her hareketini kendine yorar. Sonra yanında birini görürsünüz. Ve yine suçlayacağınız kişi kendiniz oluyor.

Beni neden sevmedin sorusuna cevabım ise şöyle ;
Herkes kafasında birini canlandırır. Bu kişi ' hayalindeki kişi 'dir.İnsanlarla tanışırsın , arkadaş olursun. Bir süre sonra samimiyet ilerler ve onları tanımaya başlarsın. Bazıları o 'hayalindeki kişi'ye uymaz. Elersin. Ama bir kişi çıkar , ki bu kişi hayalindeki kişiyi en yakın kişi olarak görürsün , onunla denemek istersin.
Yukarıda dediğim gibi , bazıları platonik takılır bazılarıysa sevgili olur. Bu çıkma evresinde veya platonik takılanlar için hoşlanma evresi diyebiliriz , onu daha çok tanımaya başlarsın ve hayalinde çizdiğin o karaktere uymadığını fark edersin. Bazı farklılıklar senin için önem arz etmez ve görmezden gelirsin. Ama bazı farklılıklar vardır ki , o '' ölüp bitiyorum'' dediğin kişiden tiksinecek duruma gelmişsindir.İşte bu durumda soğuma başlıyor. İlgi azalıyor ve ilişki bitiyor.
Bu bakış açısı iyi, güzel , hoş. Peki geride kalanın bakış açısı nasıl? Eksikliğin kendisinde olduğunu sanıyor ve özgüvenini yitiriyor. Ama işin gerçek boyutu bu. Biz eksik değiliz. Karşıdaki için eksiğiz. Yani; bu durum birine ' neden kırmızıyı sevmiyorsun ' demek gibi.Ben kırmızıyım.Ama karşımdaki yeşil seviyor. Evet belki çok çok umutlandım, beni seviyor sandım. Bağlandım. Ama yapacak bir şey ''gerçekten '' yok. Çünkü karşıdaki yeşil seviyor ama ben kırmızıyım.
Yaşanmışlarıma gelirsek... Ben , sevmeyen ve sevilmeyen olarak iki tarafta da bulundum.Üzdüm ve üzüldüm. Sonra düşündüm ve bu durumun olağan olduğunu fark ettim. Benim varlığım başkasına uymak zorunda değil. Bu yüzden beni sevmek zorunda değil. Aynı şekilde , başkasının varlığı bana uymak zorunda değil ve onu sevmek zorunda değilim.
Biliyorum , zorlu bir süreç.Ama hangimiz düştükten sonra kalkmadık ki?
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar