Bu bencemde "Eşlerine İhanet Eden Kişileri Kınama Kulübü 'nden bahsetmek istiyorum. Henüz tek bir üyesi var, o da benim. Ama olsun.
Yaklaşık 1 hafta önce çok sevdiğim bir ablam, eşinin ihanetine uğradı. 2 çocuğa sahip olan 15 yıllık evlilikleri bir anda kül oldu gitti. Sebebi ne mi? Tabii ki ihanet.
Onun çektiği acı öylesine fazlaydı ki, benim bile canımdan can gitti onun hâline. Çaresiz, üzgün yardıma muhtaç hâliyle o kadar savunmasızdı ki kelimeler ile anlatamam.
Daha önce hiç bir insanın gözlerine bakmaktan korktunuz mu?
Ben bunu yaşadım. Hem de dün gece. O gözlerin içindeki yangını, ruhunun nasıl kavrulduğunu görmeye dayanamadığım için gözlerine bakmaktan kaçtım.

Dün gece bu konuyla ilgili bir kitap okuyordum ve adında birine denk geldim. Detaylı bir araştırma yaptığımda ise, kadına ve cesaretine hayran kaldım diyebilirim.
Kadının adı Lorena Bobbitt. 90'ların başında, kocası onu aldattığı için, kocasının erkeklik organını kesen sonra da camdan aşağıya fırlatan Amerikalı kadın. Polisler olay yerine geldiklerinde bahçede adamın organını aramak zorunda kalmışlar.

Dünyanın ilgisini çekmiş olan Lorena Bobbitt, erkeğin elinden silahı almak, onu erkekliğinden azletmek, sözümona yüceltilmeyi giderilebileceğini göstermek istemiştir.
Bu kadının soyadı sonradan İngilizce'ye bir fiil olarak geçti (to bobbit) ve birisinin uzvunu kesmek anlamına gelmektedir. Hatta bir rivayete göre zamanında time dergisi bu kelimeyi figüratif olarak da kullanmıştır.
Birkaç yıl önce yapılan bir röportajda ise Lorena, (eski) kocasının onu hâlâ sevdiğini, sürekli aşk dolu mesajlar yollayıp her özel günde çiçekler ve hediyeler gönderdiğini söylemiştir.
Eşi de bunu kabul etmiştir.
Yani bu durumda, kadın hıncını aldı, içindeki öfkeyi kustu. Adam ise hâlâ onun peşinde diyebiliriz. Bana fazlasıyla ilginç geldi. Bizim ülkemizde böyle bir olay yaşansa, o adam değil özür dileyip peşinden koşmak, aynı bıçakla karısını öldürürdü!
Sorun bende değil, sende!
Beni delirten noktalardan bir diğeri ise, suçu karşısındakine atmak. Kadın ya da erkek farketmez ihaneti eden kim olursa olsun, suçu eşine atıyor.

"Ev ile ilgilenmiyordu." "Beni çok sıkıyordu." "Artık bana değer vermiyordu."
Görüyor musunuz? Suç her zaman karşı tarafa atılıyor. Belki haksız değildir. Gerçekten de böyle olaylar vardır. Ama yine de hiçbir bahane yaptığı hatayı hafifletmez.
Çünkü, ihanetin bahanesi olmaz.
Erkekler böyle durumları, kadınlara kıyasla çok daha çabuk atlatıyorlar. Kim bilir, belki karakterleri böyle ya da tamamen kişilikleri ile ilgili bir durum. O yüzden sözümün asıl ulaşmasını istediğim kitle kadınlar. Erkeklerden korkmasınlar. Susup da kaderlerine boyun eğmesinler.
Geçen bir söz duydum. Adam 20 yıllık karısını bırakıp başka bir kadınla gidiyor. Daha sonra bu olayın üzerinden 7 sene geçiyor. Adam pişman olup geri dönüyor. Kadın da adamı affediyor.
Bulunduğum ortamdaki çoğu kadın, "İşte sabır etmek gerekir. Bak yine kocası geri dönmüş. Şanslı kadınmış." tarzında cümleler kuruyordu. Ben ise, önce birkaç cümle ile bu düşüncenin ne kadar saçma ve yanlış olduğunu söylemeye çalıştım. Ama baktım ki hiçbirinin dinlemeye gönlü yok. Herkes kendi sığ fikirleri ile mutlu. Ben de o kadar kişiyle uğraşmak istemediğim için o ortamı terkettim. Ama hâlâ bile aklıma geldiğinde deli oluyorum.
Vermek istediğim mesajı umarım en iyi şekilde aktarabilmişimdir. Bu tür olayları hiç kimsenin yaşamaması dileğiyle...
Okuduğunuz için teşekkürler.

Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar