Yaşananları hep değiştirmeye çalışırız. Aslında yaşananlar değişir mi?
Boyut değiştirir sadece. Yaşananlar yorar bazen, bıktırır, sinirimizi bozar, yıpratır. Yolumuzu değiştirir bu yorgunluk kimi zaman. Sevmekten korkar hale getirir bazen yaşananlar. Sevgi her şeyi birleştirmez mi? Oysa doğayı, hayvanları, en önemlisi insanları sevebilmek harikadır. İnsan sevdikçe güçlenir, yücelir ama bunun farkında değildir.
Korkarak yaşarsak kendi hayatımıza sadece eşlik ederiz. Bu yüzden ne kadar korksak da sevmekten vazgeçmeyiz. Yaşamımızın her yolu sevgiye çıkar. Sevgi beraberinde merhameti de getirir, iyiliği, vicdan sesini getirir. Geriye dönüp baktığımızda yorsa da yaşananlar, sevgi dolu geçirdiğimiz zamanlar hep daha çok mutlu etmiştir. Yaşamı sevmemiz hayatta karşılaştığımız her şeyi sevmekten mi geçiyor?
Samimiyet ararız her türlü ilişkimizde. Sevgiden geçer samimiyet. Huzur isteriz her ilişkimizde. Sevgiden geçer huzur. Bağlılık, sadakat isteriz her türlü ilişkimizde. Sevgiden geçer sadakat. Sevgi ararız hayatımızın her yönünde. Karşılaştığımız her şeyde aradığımız tüm özellikler onu sevmediğimizde bizi uzaklaştırır kendinden. Sevgidir her şeyi güzelleştiren. Yürekten sevmek lazım herkesi her şeyi sevmek… Sevdikçe güzelleşiyor çünkü yaşam. Hayatın esprisi gibi. Her şeye sevgi ile yaklaştıkça mutluluk da bir gün mutlaka seni bulur.
Sevgi denildiğinde akla bir erkeği ya da bir kadını sevmek gelir nedense…
Sevgiyi, böyle muhteşem bir hissi bu kadar sınırlandırmamalı insan… Sevgi, yücedir Allah’ı seversin, onun sevdiklerini seversin, anneni seversin, babanı seversin, kardeşini, arkadaşını seversin… Öyle bir zaman olur ki gökten yere süzülen sağanak yağmuru seversin. O, ne kadar senin onu sevdiğini hatta böyle bir olgudan haberi olmasa bile yeni doğan bir bebeği seversin.
Seversin sevmesine de neden seversin?
İnsan gözünün görmediğini bile seviyor değil mi? Ne muhteşem bir duygudur ki yüreğini ortaya koyup ölmek pahasına olsa bile vazgeçmiyor insan bazen. Ne de güzel demiş Mevlana; “Vedalar gözüyle sevenler içindir.” Yani göz görmeyince gönül unutmaz unutamaz! Günlük dilde çok kullanmışızdır, hatta şunun garantisini verebilirim herkes ömründe bir kere dahi olsa kullanmıştır bu sözü. Ama gözle görmeden de sevmek için koymadı mı onu yüreğinin en güzel köşesine. İnsan bir sokak bir şehir ya da bir ülke öteye gidene kadar sevmedi sevdiğini.
Gönlü sevmekten alıkoyamazsınız, çok uzaklara gitmiş olsa dahi yapamazsınız bunu. Göz görmez ama gönlün gözü daima o eşi benzeri olmayan insanın (sevdiğinin) üzerindedir. Adım adım izler onu ne pahasına olursa olsun. Her bir atışında inceden sevdiğinin adını sayıklar durur yürek. İnsan nefes aldıkça, sevmeye ihtiyaç duyar yürek. Yüreğin nefesini kesemezsin, bir insanın sesini kesebilirsiniz ama yüreğinde ki sevginin çığlıklarını kesemezsiniz. Kesilseydi yazılır mıydı bunca şarkı? Kesilseydi, ilk önce Mecnun’un yüreğinde ki çığlıklarını keserdi Leyla.
Sevgi, emektir. Sevgi, fedakarlıktır. Sevgi, bir annenin gece uykusunda üzeri açılan bebeğinin üşüdüğünü hissedip uyanmasıdır.
Sevgi, bir babanın oğlu ile bilek güreşi yapmak için kıyasıya mücadelesidir. Sevgi, bir kız çocuğunun ilk baba deyişiyle babanın sahip olduğu eşsiz muhteşem
duygudur.
Göz görmese de, bir anne çocuğunu sevmekten asla vazgeçmez. Göz görmese de, kalp yaradanını sevmeyi hiçbir sevgiye değişmez. Göz görmese de, bir gurbetçi vatanının sevgisiyle, özlemiyle yaşamaktan vazgeçmez. “Sevgi” anlatılmaz yaşanır… Sevgi aşktır kimi zaman… Belki de bütün sırlar, sevginin aşka dönüştüğü anda saklıdır. Kimi zaman, gözyaşınızın bir zerresinde saklarsınız sevginizi, kimi zaman telefonun ahizesine “alo” diye seslenişinizdedir. Ama her ikisinde de aynıdır sevgi. Adı birdir, kimi zaman yürekte bıraktığı sızı birdir, acı birdir. Sevince siyah yoktur hayatında insanın, her şey tozpembedir. Sizi, ondan başka kimsenin üzmeye cesareti yoktur,üzülmezsiniz çünkü sizin sevginiz aşka dönüşmüştür. Sevdiğiniz dünyanın en yakışıklısı/güzelidir ve aynaya baktığınızda, bakışlarınızda onu görürsünüz, gözbebeklerinizin içinden bakar size. . O asla hata yapmaz ve yeni doğmuş bebek masumluğunu taşır üzerinde, tabi size göre. Sevgi mantıktan hep bir sıfır önde olmuştur.
Mantıklı düşünemezsiniz çünkü dünyanın en iyi insanıyla birliktesiniz
Ve sevgi imkansızdır bu durumlarda… İmkansızlaştıkça sevesiniz gelir onu. Ne gürleyen gökler korkutabilir sizi, ne çakan şimşekler. Titreyen mum alevi gibi ürkek ve savunmasız olur yüreğiniz ve bir o kadar da kırılgan. Her şeyi göze alıp çıkmışsınızdır yola, yolun sonunda sevginizle bir başınıza kalma ihtimalini bile bile. Bir yaban otuna gül gibi bakabilir mi insan ve sevince, gülün dikeni bile batmaz elinize. Batsa bile kanatır ama canınızı yakmaz. Size verdiği küçük bir zerre bile en güzel çiçekten daha değerlidir sizin için. Kışın tam ortasında sımsıcaktır yüreğiniz, yazınsa muhteşem bir ihtişamla serinletir yüreğinizi. Sahi sevgi her şeyi göze aldırır mı? Bu soruya “evet” cevabını vermek istiyorum. Ben sevdikçe mutlu oldum ve mutluluğu çok SEVİYORUM gözle görülür elle tutulur bir yanı yok ama verdiği duygu paha biçilemez. Sevdikçe hayat daha da güzelleşir.
Gönülden sevin! Sevin ki ayrılık mümkün olmasın...
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar