Hikayenin Başlangıcı İçin Tıklayınız
Bir sigara yaktı ve bana uzattı
Titreyen ellerimi uzatarak sigarayı aldım. Çok derin bir duman alarak içime çektim ve öksürmeye başladım. Bu defa hiç açılmamış pet şişede su uzattı. Suyu aldım ve zorlanarak açtım. Biraz içtim ve teşekkür ettim. "Yüzünüzü de yıkayın" dedi bana ve şişeyi benden alarak "açın avcunuzu" dedi. O suyu döktü bende yüzümü yıkadım. Sonra çantasından kağıt mendil çıkarttı ve "buyrun" dedi. Tekrar teşekkür ederim dedim ve göz göze geldik. Elektrik denilen şey buydu sanırım. Hissettiğim acı duruyor ama ona bakınca içimde titreyen bir şeyler oldu.

Yüzünde çocuksu bir masumiyet vardı. Gözleri parlıyor, hafif bir tebessüm vardı dudaklarında. Kaşının kenarında bir kesik izi vardı ama bu ona çok yakışmıştı. Tam o sırada bir şeyler söyledi;
-Yakınınızı mı kaybettiniz?
Hayır, kızını kaybeden bir babaya şahit oldum
- Allah kimsenin başına vermesin. Çok acı bir durum
Evet, çok etkilendim. Kader işte, siz neden buradasınız?
-Arkadaşımın çocuğu havale geçirdi. Onunla birlikte geldim bende. Neyse ki iyi çocuk. Bir sigara içecektim, sizi gördüm, yardımcı olabilirim diye düşündüm
Oldunuz, çok teşekkür ederim. Sizi görünce iyi hissettim gerçekten. Sağ olun
dedim ve ayağa kalktım. O da ayağa kalktı ve tokalaştık. Görüşürüz dedim, o da gülümsedi ve görüşürüz dedi. Bende gülümsedim ve "görüşür müyüz gerçekten?" dedim. ve birbirimize telefonlarımızı verdik. Sonrasında eve geldim. Gece boyunca o annenin "kızım nerede?" deyişi aklımdan çıkmadı.
İlk mesajı attım
Sabah olduğunda kendime geldim ve o kızı tekrar görüp göremeyeceğimi merak ediyordum. Telefonlarımız aldık ama belkide görüşmek istemeyecekti. Gün boyu bahane aradım. Ne desem?, nereye götürsem?, sinema desem saçma olur, gezi desem daha tanışmadık bile. İşten çıkmama bir saat vardı. "Kahve içelim mi?" diye ilk mesajı attım. 30 dakika geçti ama cevap vermedi. Kendi kendime sinirlendim. Kaç yaşında adamsın yaptığın işe bak diye düşünürken mesaj geldi. Mesaj aynen şöyle idi. "Nerede?" Bende "Chocolate?" yazdım ve en sevmediğim mesaj türü olan "ok" cevabını o gün çok sevdim. (Aradaki konuşmaları ilçe bilgisi vermek istemediğim için es geçiyorum)
Işık hızıyla eve gittim ve en güzel kıyafetlerimi giydim. Yıllar sonra ilk randevumdu. Çocuk gibi heyecanlıydım. Sonunda buluştuk, uzun uzun konuştuk. Birbirimizi eskiden tanıyormuş gibiydik. Saat ne zaman gece yarısı oldu, ne o anladı ne de ben.

Ayrılamıyorduk
Muhabbet muhabbeti açıyordu. Kafa yapımız tamamen aynı idi. Pazar günü sabahtan ama sabah erkenden buluşmak için sözleştik. Daha fazla birlikte zaman geçirmemiz gerekiyordu sanki. Pazar gününü iple çekiyordum. Halbuki 3 gün vardı. 3 asır gibi görünüyordu gözüme. Neyseki pazar geldi çattı ve sabah kahvaltısından gece çorbasına kadar beraber vakit geçirdik. Artık sabah kalkar kalkmaz ona günaydın diyordum. İş çıkışında çalıştığı yerin yakınlarında kahve içip evlere öyle gidiyorduk. Hafta sonları hep beraberdik. Sanırım aşık olmuştum...
İlk hafta hiç hastaneye gitmemiştim
Aklımdan hiç çıkmıyordu hastane. Vicdanım hiç rahat değildi. Oradaki insanlar beni bekliyormuş gibi hissediyordum. Olmayışımın farkında değil hiç kimse ama varlığım hissediliyordu. O kadar çok yardımcı olduğum insan vardı ki, sayfalar yetmez.
Onunla kahve içtikten sonra ben her akşam hastaneye gitmeye devam ettim. 4 saat olmasa da 2 saat boyunca insanlara yardımcı olmaya devam ediyordum. Bu süre zarfında sevgilimi ihmal etmiyordum. Mesajlarına anında cevap veriyordum ama evdeyim diye yalan söylüyordum. Neden yalan söylediğimi bende bilmiyorum.
6 ay idare edebildim
İlişkimiz 6. ayına girmişti. Birbirimizi gerçekten çok seviyorduk. Onunla evlenmeye karar vermiştim. Evlenme teklifini nasıl yapacağımı düşünüyordum. Mükemmel olmalıydı. Bir firmayla anlaşsam diye düşünüyordum. Sürpriz evlilik teklifine yardımcı olan firmalar var bilirsiniz işte. Onlardan birisine gidip yardım isteyebilirdim.
Aileler de tanışmıştı. Her şey yolunda ilerliyordu. Ta ki o mesaj gelene kadar... "Nerdesin Aşkım?"
Beni takip etmiş
"Evdeyim" yazdığımda karşımda duruyordu. Bende önümde ki sedye de yatan 80 yaşlarında ki bir amcayı sarı odaya götürüyordum. Onu doktora teslim ettikten sonra geldim ve
-Ne yapıyorsun burada? dedi.
Aynı soruyu ben soracaktım (Gülümsedim)
-Ben gülmüyorum, Ne yapıyorsun burada?
Hastalara yardımcı oluyorum
-Bence hasta olan sensin
dedi ve gitti. Ben yıkıldım. Son bir kez konuşma isteğimi reddetmedi. Buluştuk ve benim tedavi olmam gerektiğini söyledi. Yaptıklarımın normal bir davranış olmadığını, benim gibi birisiyle gelecek düşünemediğini söyledi. Belki de haklıydı...
İlgi çekerse devamını yazmayı planlıyorum. Okuduğunuz için teşekkür ederim.
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar