Oyun Teorisinin İnsan İlişkilerine Uyarlanması

Merhaba Arkadaşlar,


Uzun zamandır siteyi ziyaret etmiyordum. Biraz sosyal medyadan uzaklaşmaya çalıştım ancak çok başarılı olamadım ve pes ettim. Şimdi sizlere oyun teorisinin insan ilişkilerine ne gibi faydası olur bahsetmeye çalışacağım. Biraz uzun gelebilir baştan uyarayım. İyi okumalar..:) Dikkat bu metin fazlasıyla genelleme içermektedir. Kamu spotu :D

Oyun Teorisinin İnsan İlişkilerine Uydurulması


Öncelikle ünlü matematikci John Nash'in bulduğu oyun teorisi kendisinin hayatının anlatıldığı Akıl Oyunları filminde geçmektedir. Orada da basitçe ilişkiler üzerine nasıl uygulandığından bahsedilmektedir. Ben de aynı konuyu farklı şekilde ele alacağım. Önce oyun teorisini anlatıp, sonra insanların neden yalnız olduğunu ve sevgili bulamadığına açıklık getireceğim - tabi ki öyle bir amacım yok sadece anlatmaya çalışacağım-


Oyun kuramı, bireyin, başarısının diğerlerinin seçimlerine dayalı olduğu seçimler yapması olan bazı stratejik durumların matematiksel olarak davranış biçimlerini yakalamaya çalışır. Biraz ağır bir tanım oldu. Daha açık bahsedecek olursak; ikili oyunda bir bireyin kazanması diğerinin kaybetmesi demektir. Daha genel düşünüldüğünde ise,



Herkes bir şeyi almaya çalışırsa o şeyin değeri artar ve kimse ödediğinin karşılığını alamaz.



Peki bu kuramın insanların yalnız olması ile ne alakası var? Öncelikle ilişkilerde erkeklerin ilk adımı atması beklentisi ve hormonlarının etkisi erkekleri sürekli arayış içinde olmaya zorluyor. Bundan sonrasını örnek vererek açıklamaya çalışacağım.


Sosyal medyada memesinin büyük bölümünü açan bir kadın erkeklerin çoğunun ilgisini üstüne çekmeyi başarıyor. Erkekler bu kadına ulaşmak için mesaj atmaya başlıyor. Mesaj atıldıkca, mesaj atanların başarılı olma şansı düşüyor. Düşünsenize size günde 100 mesaj gelse kaç tanesini okurdunuz?


Bu arada, diğer tarafta ondan daha az ilgi çeken ama güzel olan başka kadın yalnız kalıyor. Erkekler memesini açan kadından sonuç alamayınca 2. şanslarını denemeye çalışıyor ve bu sefer büyük bir çoğunluğu bu kadına mesaj atmaya başlıyor. Başta yalnız olan bu kadın da ilgi sonucunda kimseyi beğenmemeye başlıyor ve mükemmeli arıyor.


Sonra, 3. kadın. Erkeklerin sadece güzelliğe önem verdiğini sade yaşantısı sayesinde dikkat çekmediğini iddia ediyor. Halbuki kendisine şans verilse çok iyi bir insan olduğunu düşünüyor. 2 kadından da cevap alamayan erkekler belli bir süre sonra 3. kadına yöneliyor. Yine aynı süreç işliyor ve 3. kadın da mükemmeli bulmaya çalışıyor, kimseyi beğenmiyor.


Bu durum hepsine göre daha az güzel olan kadına kadar gidiyor. Son noktada içlerinden en az güzeli dahi kimseyi beğenmiyor ve o da mükemmeli aramaya başlıyor.


Erkeklerse hiçbirinden cevap alamayınca döngüye devam ediyor. Hepsine mesaj atmaya başlıyor. Herkese mesaj atan erkek "içlerinden biri dahi cevap yazsa kardır" diyerek yaptığına devam ediyor. Bilmediği nokta ise o kadına bir çok erkeğin mesaj atıyor olmasıdır.


Erkeklerin hepsi herkese mesaj atarak şansını azaltırken kadınların da o kadar seçenekler içinde en iyiyi seçmeye çalışması iki tarafın da yalnız kalmasına sebep oluyor. Güzelliğe veya yakışıklılığa prim vermeyenler bir şekilde döngüyü kırıyor, yalnızlıktan kurtuluyor. Geriye kalanlar ise kısır döngü içinde daha da yalnızlaşarak ve kimseyi beğenmeyerek hayatlarına devam ediyor.


Sonuç olarak, erkeklerin "kızlar kimseyi beğenmiyor" düşüncesi aslında kendi yaptıkları hataların ürünüdür. Biraz sakin olup herkese ilgi göstermeye kalkmasalar ve her kadının potansiyel eş veya sevgili olmadığını bazılarının da arkdaş olduğunu bilseler sanırım daha iyi olacak. Ayrıca kadınlar da bu döngünün tetikleyici rolündedir. Bunu açıklamak için bir bence daha gerekli o yüzden kısa kesiyorum.


J-Bourne...

Oyun Teorisinin İnsan İlişkilerine Uyarlanması
Cevapla