Bundan yedi yıl önce takvim Eylül'ün 21'ini gösteriyordu. Kimisi için hüzün mevsimiydi sonbahar. Benimse içimde kelebekler uçuşuyordu.
Henüz 17 yaşında çocukça hoşlanmalar dışında aşkın ne olduğunu bilmeyen, öğrenmek içinde erken olduğunu düşünen bir kızdım.
Yıllardır aynı mahallede oturduğum daha öncesinde dikkatimi çekmeyen o kişinin benden hoşlandığını söylediği an aşkla tanışmak üzere olduğumun farkında değildim. Eylül'ün 21'i günlerden Pazar'dı. O gün bulutların üstünde dans ederken düşüşümün nasıl sert olacağının farkında değildim henüz.

Birkaç gün sonra ki ilk buluşmamızdan sonra (şeker bayramıydı ve benim hayatımdaki tek gerçek bayramdı) hemen ailesiyle benimle birlikte olduğunu paylaştı ve geleceğe dair planlar yapmaya başladı. Çok erkendi bu planlar için ama birbirimize her anlamda uygun olduğumuz ve yıllardır tanıştığımız için çokta tuhaf gelmedi.
Birkaç buluşma, mahalle köşelerinde birkaç dakikalık konuşmalar, sadece göz göze gelebilmek için çırpınışlar... Üç haftayı böyle geçirdik.
Ben hala bulutların üstündeydim. Üç hafta sonra annemle alışveriş yaparken bir mesaj geldi ondan...
Ayrılmak istiyorum.
O gün evden çıkarken haber vermediğim için tartışmıştık. Bu yüzden ayrılalım noktasına geldiğini düşündüm. Önemsemedim kızgınlık sandım. Sonra ben dil döktükçe verdiği kararlı cevaplardan bu kadar basit olmadığını anladım ve tek kelimeyle "yıkıldım".
Nasıl akşamı edip kendimi eve attım hatırlamıyorum. Hatırladığım eve girdikten sonra hiç durmayan gözyaşlarım. Akşam arkadaşına sordum sebebini. O anlattıkça ben nefes alamadım.
Benden önce yıllardır beraber olduğu ve bir yıldır görüşmediği eski sevgilisi o sabah aramıştı onu. İşte o an bulutların üstünden yere çakıldım.
Sonra kendisi mesaj attı sana aşık oluyordum o aramasaydı herşey bambaşka olacaktı falan filan. Bir de özür diledi dalga geçer gibi. Sonrasında zaman zaman o kızı getirdi mahalleye. Onları gördükçe her seferinde bir kez daha ölüyordum sanki.
O sene hemen başka bir şehirde üniversiteye başladım gitmem lazımdı tahammül edemiyordum. Bazen o kızı bırakıp bana geldiği oldu. Evet aptaldım kabul ettim ve her seferinde aynı sonla karşılaştım. Hayatıma başkaları girdi. Mutlu oldum sevdim ya da sevdiğimi sandım. Ama dönüp dolaşıp kendimi onda buluyordum.
Hiç vazgeçemeyeceğime inanmaya başladım. Ama onun hayatıma girişinden tam yedi yıl sonra başka biri çıktı karşıma.
Bu sefer onu gerçekten unutmuş ve yeniden aşık olmaya başlamıştım. Evleneceğim adamı bulmuştum. Sonsuz güvenim ve inancım vardı. Onun da benden önce beş yıllık bir ilişkisi olmuştu. Hayır o beni eski sevgilisi için terketmedi.
Beni hiçbir zaman terketmeyi düşünmedi çok sevdi. Ama benim bilinçaltıma o korku öyle bir yerleşmişti ki gidecek korkusuyla saçmasapan şeyler yaptım üstüne gittim en sonunda ayrılalım dedim. Sonun da kaybettim onu.
Yani diyeceğim o ki sakın birinin aşka, insanlara olan güvenini çalmayın. Bu arada o ilk sevgilim ne oldu derseniz bazen mutlu oldu belki ama hiçbir zaman tam anlamıyla mutlu bir ilişkisi olmadı o kızla. Ve pişman olduğunu beni terketmenin en büyük hatası olduğunu söyledi yıllar sonra.
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar