Merhabalar ! Herkese şimdiden iyi hafta sonları diliyorum. Bu konuyu, uzun süredir açmayı düşünüyordum fakat, siz değerli arkadaşlarımın çevrelerindeki gerek tanıdığı, gerek tanımadığı , gerek ailesindeki insanlara olan güvenlerini sarsmamak için tereddüt ettim.
Şimdi ise, fikrimi değiştirip sizinle kendi düşüncelerimi paylaşmak istedim.

Öncelikle ;
Bir sevgiliye, neden tamamen güvenmemeli? Bu yazacaklarım ( 18-25 ) yaş grubu için olsun;
İlk olarak! Hepimiz, tanıştığımız ve hayatımıza girmesini istediğimiz kişileri diğerlerinden farklı görürüz. Bu yüzden, o olmalı deriz. Fakat bilmeyiz ki, belki de sudan bir sebep yüzünden ayrılabiliriz. Belki de hayatımızı değiştirecek kişi, daha ilişkinin bir ayı bile dolmadan, hayatımızdan gidecek. Bu sebeple, canım cicim aylarında söylenen '' Seni asla bırakmayacağım, bizim geleceğimiz var '' diyen, daha doğrusu duymak istediğimiz şeyleri bize söyleyen kişilere, sakın inanmayalım, bunlar gelip geçici hislerdir.
İkinci olarak söyleyeceğim: Güven, sevginin ötesinde bir kavramdır. Gerek insan ilişkilerinde, gerek ise hayatımıza aldığımız/alacağımız kişiler için. Birine güvenemezsek, ne bir ilişki yürütebiliriz, ne de birini hayatımıza alabiliriz. Fakat , her halukarda güvenmek zorundayız. Bir insanın karakterini, kişiliğini, yıllar geçse bile anlayamayız. O, ona özgüdür, hepimizin karakteri kendimize özgü. Değişmez. Bu yüzden, bir insanın içinde sadakat yoksa, aldatabilir, veya sizinle ilişkideyken, başka insanlardan gelen güzel sözlere kulak verebilir, hoşuna gidebilir. Örneğin başkasından gelen bir iltifat, ve edilen kişi kabul edip, onunla, ondan daha güzel şeyler duymak için konuşuyorsa çıkmak için çıkmıştır sizinle sadece. Bu bile aldatma başlığı altında sıraya girer. Aldatmayı, sadece bedensel ve fiziki olarak düşünmeyelim. Kafadada aldatabilir bir insan, bu küçük şeyler bile, karşınızdaki insana ihanettir. Ve hiç ortaya çıkmayabilir, fakat karşınızdaki kişiye ihanet ediyorsunuz, unutmayın...
Diğer bir söyleyeceğim, günümüzde yüz kişiye sorsak, eminiz ki, bu yüz kişiden yetmişi, erkeklerin daha çok aldattığını öne sürecek. Fakat bilinmeyen bir şey var, benim düşüncem, kadınların erkekleri daha fazla aldattığı ve aldatmaya meyilli olduğu. Zeki varlıklar, yaptıkları işi ört bas etmekte master yapmış. Anlayamıyoruz, bu söylediğim yanlış anlaşılmasın, sadece kendi düşüncem. Mesela, bir kadına en büyük nezaket dünüyle ilgilenmemektir. Fakat, biz erkekler olarak, bazen bir kadının geçmişini önemseriz, önemsemiyoruz desek bile bu böyledir.
Önemsemeyenler, ciddi düşünmeyen erkeklerdir. Misal, sen her haltı yedin, artık benimsin ben seni kabulleniyorum. Bu bir bilinçaltı cümlesi olamaz. O yüzden dün vardır ve bir kadının geçmişi mazi olamaz. Aynı zamanda, erkeğinde olamaz. Hani derler ya, hamurunda varsa olur diye, size ne kadar güven gösterisi, sadakatlik gösterirse göstersin, gizliden gizliye neler neler yürütülüyor bir ilişkide maalesef...

İlişkiler bir tarafa, bize ait olan sır ve anılarımız mevcuttur hayatımızda. Ve beynimizden asla silip atamayız onları. Peki, içimize attığımız bu şeyleri, biri veya birileriyle paylaşıp, dostlarımızla mesela.
Az da olsa rahatlamak istemez miyiz? Peki, yıllardır hayatımızda olan ve belkide kardeşimiz dediğimiz arkadaşlarımıza, bu sırlarımızı anlatıyoruz ve onları çok iyi tanıdığımız için gözümüz kapalı güveniyoruz değil mi ? Ama nerden bilebiliriz, bir gün amansız bir kavga edip, o sırları bize silah olarak doğrultmayacaklarını? Tamam her insan bir değil fakat, bunu yaşayan insanlar etrafımızda mevcutlar. Gerek tanımadığımız, gerek tanıdığımız, gerek ise böyle paylaşım sitelerinde yorumlarına gözümüzün çarptığı... Maalesef ki...

İlişki konusunu şöyle kapatabilirim, arkadaşlar ilişkiniz olduğu zamanlar sakın ama sakın güvenmeseniz bile, karşınızdaki kişinin gerek telefonunu karıştırmak, sosyal medya hesaplarındaki şifrelerini istemek, ya da sanal ortamdaki tüm hesaplarını kapatmasını istemek. Yapmayalım.
Eğer karşınızdaki kişi, size her fırsatta facebookundaki mesajları gösteriyorsa, ya da gerek telefonundaki whatsapp'ında yazışmaları ve '' Bak canım, kimlerle ne konuşuyorum gör '' diyorsa, o insandan korkun. Hepsi aynı değil ama, bunu gösterişe döken insanlar, sizden çok şey saklıyor olabilir. Nezaket gösterin, özeline izin verin. Güvenmek zorundasınız. Telefonunu alıp karıştırmayın, şifrelerini istemeyin. Aldatan insan, her türlü aldatır sizi. Ruhunuz duymaz, özellikle kadınların dilleri çok döner, yalanı erkeklerden çok daha profesyonel olarak söyleyebilirler. Ve sonuçta hiç bir şey çıkmaz, suçlu yine biz erkekler oluruz. Aynı şey erkekler için de geçerli, biz de yalan söyleyebilen mahluklarız, ama yakalanmaya meyilimiz kadınlara nazaran daha fazla. Çünkü o kadar profesyonel değiliz.
Bu yazdıklarım bir ayrım değil, kadın ve erkeğin sonuç olarak karakteri ve kişiliğine kalmış sadakatlik ve dürüstlük. Bunu hiç bir yazı, hiç bir olay değiştiremez. Ben sadece, bu düşüncelerimi biraz da avare zamanımda sizlerle paylaşmak istedim. Size kendi tecrübelerimden söyleyeceğim tek şey, kimseye itibar etmeyin, çok güvenmeyin. Kendinize de güvenmeyin. Siz de masum değilsiniz....
Çok teşekkürler.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar