Ya O Gemi Gelmezse?

Herkesin beklediği bir gemi var bu hayatta. Bütün anılarımızı yaşadığımız yerde bırakıp, gemiye bindiğimiz andan itibaren her şeye sıfırdan başlayacağımızın hayalini kurarak yaşarız. Gemi gelse de bizde bütün yüklerimizden kurtulsak ve o eşsiz denizlere, okyanuslara açılarak özgürlüğün, mutluluğun tadını çıkarsak. Ama bir türlü gelmiyor.


Günler, haftalar, aylar, yıllar geçiyor gelmiyor arada bir limana uğrayan küçük tekneler bizleri denize sürüklese de denizin ortasında tekne ya su alıyor ya da biz limanı özleyip geri dönüyoruz. Belki bir adım daha atacak cesaretimiz yok?


Ya o gemi gelmezse?


Limana dönüyoruz dönmesine de gene aynı sokaklarda yürümeye başlıyoruz. Her geçtiğimiz sokakta geçmişin izleri, yaşanmışlıklar. Bir yanda esen sert rüzgar, bir yanda kalbimizdeki umut. Rüzgârlar bize sürekli hatırlatıyor ya o gemi gelmezse? Ya biz onu ilk fırtınada terk ettiysek? Elbet yeni gemiler gelecek limana kimi daha güzel olacak kimi daha acı.


Yıllardır gemisini bekleyen yolculardan biri de benim.


Gelen birçok gemi oldu bir kısmının saati uymadı bir kısmının rotası. Bir kısmıda gemi değil tekneymiş fakat bunu anlamak için teknenin su almasını görmek gerekiyormuş. İlk defa bir gemiyle uzun bir yolculuğa çıkacağımı düşündüğümde benim için her şey o kadar berrak ve netti ki! Hani cahil cesareti dedikleri sanırım bu olsa gerek.

Ya O Gemi Gelmezse?


Gemilerde elbette ki yalnız değiliz. Bir gemi asla kaptanı olmadan yola çıkamaz. Eee biz erkeklerden de olsa olsa yardımcı kaptan olur. Öyle çabuk gaza geldiğimize biz geminin kaptanıyız dediğimize bakmayın.


Bizi rotamızda götüren de rotamızdan saptıran da hep kadınlar!


Bir de nerde başarılı bir adam varsa ya 10 numara annesi vardır ya da 10 numara eşi bu da hayatın gerçeği.


Ya O Gemi Gelmezse?


Yaşanmışlıklardan kurtulmanın en iyi yolu olarak gördüğümüz kaçışın daha ben işe yaradığını görmedim. Yüzyıllardır yaşayan insanoğlu sürekli bir aşk acısı çekmiş ve hep kaçmıştır. Kimi içki içerek mental olarak kaçmış, kimi kendini çöllere vurarak hayattan kopmuş, kimi de yeni bir hayata başlamak için eski hayatını geride bırakarak yeni bir yere taşınmıştır.


“ Ben şarabımdan ayrılmıyorum o da bunca gidene rağmen hala hayal kurdurtmaya devam ediyor.” Erdal Tosun’un Rina’da oynadığı şarapçının meşhur bir repliğidir bu. Sanırım durumu özetleyen en güzel sözlerden biri.



Bende kaçmayı tercih edenlerdenim. Önce içerek denediğim bu kaçış bana her gece kurdurduğu hayallerle bir ara her şeyin anlamını yitirtmeme sebep olmuştu. Bir baktım ki ben sadece gece olsun istiyorum. Böylece tekrar, tekrar o mutlu olduğum anılarımla yaşayabilecektim. Kaçamadığım gibi kendimi zehirlemeye başlamıştım anılarımla !


Gezdiğim her sokakta biraz daha geçmişi hissedip , biraz daha etkisi altında kalmaya başlamıştım limanın.


Ya O Gemi Gelmezse?


Limanı terk etmeyi de denedim. Ayak basmadım yıllardır limana fakat çok önemli bir şeyi unutmuştum limanı terk ederken hiçbir zaman kalbini sökemezsin beynini uyuşturamazsın sen sadece acıyı azaltabilirsin,umutları yok edip senin için gelecek yeni gemiye el sallayabilirsin.Aynı İsmail abinin yaptığı gibi.

Ya O Gemi Gelmezse?
Cevapla