Gel Öyle Savur Beni

Gençliğimi esir aldı sensizliğin…


Kurumaya yüz tutmuş bir gölün en uç kısmında nemli kalmış bir umuttu benimkisi. Bir yandan kuruma korkusu bir yandan da boğulma tehlikesi. Anladım ki sen fazlasın bana, boğardı sendeki bu sevgi beni. Korktum sanma sakın! Ama çekindim. Onun meyvesi tıpkı bir mayalı ekmek gibi küflenecekti içimizde. O yüzden bundan korkmuyorum. Ama şu an çekindiğim bir şey var. Senden sonra bende biten o küçük filizin, tanımadığım bilmediğim bir yağmurla büyümesi. Suyun güzel ve eşsiz olduğunu bende biliyorum. Benim çekingenliğim de işte tam burada .Büyüyünce başka bir umuda ihtiyaç duyma hissi.


Gel Öyle Savur Beni


Büyümesin kurusun isterdim. Ama elbet bir gün yağacak o yağmur, senden sonra bende biten o filizin üstüne. Buna mahal verme. Sen hiç babanın beline kadar erişebildiğin bir yaştayken, güneşin o ufuktaki süzülüşü denize yansırken, güzel bir lodos günü, senden büyük dalgaların önüne yatıp seni kıyıya kadar savurmasının heyecanı ne demek bilir misin?


İşte gel öyle savur beni.Boğulmazsam zaten o yağmura hasret kaldım demektir.


BARAN DOĞAN


Gel Öyle Savur Beni


Gel Öyle Savur Beni
Cevapla