Kimi Seveceğini Seçemez İnsan...

Bu bencemde 12 yıllık arkadaşımla süren 2 senelik küslüğümüzden bahsedeceğim.


Evet 12 yıllık bir arkadaşlığımız vardı kendisiyle. Evlerimizin karşı karşıya olması ve ailelerimizin sürekli görüiüyor olması aramızdaki bağı daha güçlü kılıyordu. Aynı okuldaydık fakat farklı sınıflardaydık, son sene sınıf değişikliğine karar vererek kendi bölümümdeki diğer sınıfa geçtim yani arkadaşımın sınıfına. Kendisi 2 yıldır bir çocuktan hoşlanıyordu, aşıktı hatta fakat aralarında hiçbir zaman böyle bir konuşma geçmemişti. Hani derler ya "kanki ayağı" onlarınki de öyleydi. Benimse çocukla hiçbir samimiyetim yoktu, hatta bana itici gelirdi kendisi.


Okulun açılması üzerinden 1 ay geçti. Arkadaşım, ben ve sevdiği çocuk sağlam bir üçlü olduk, sürekli birlikte takılıyoruz falan. Anlayamadığım bir şekilde çocukla aramızdaki bağ kuvvetlendi, kendime itiraf etmem çok zaman alsa da ondan hoşlanmaya başladığımı anladım. Çünkü kendisi de bana karşı boş değildi ve arkadaşıma söylemişti. Arkadaşım bana "beni boş ver, mutluluğunuzu istiyorum. Lütfen onu mutlu et, benim için reddetme onu lütfen" dedi. Kafam karışıktı, kendisi her ne kadar onaylasa da ben bunu ne mantıklı buluyordum ne de kendime yakıştırıyordum. Hislerimi bastırmak istedim ama o bana her geçen gün daha da yaklaştığı için bu çok güçtü. Üstelik arkadaşımın kendisine aşık olduğunu bilmiyordu bile. Yapamadım, ne kadar sevmek istemesem de bağlanmıştım ona.


İnsan Kimi Seveceğini Seçemez


Kimse bilmiyordu aramızdaki ilişkiyi, arkadaşıma bile itiraf edememiştim ama o zaten seziyordu. Çünkü ben o çocuğa öyle bir bakıyordum ki sınıf içinde, bunu anlamamak hiç zor olmazdı.


Kimi Seveceğini Seçemez İnsan...


Arkadaşım her ne kadar onaylamış gibi davransa da (daha çok haberi yokmuş gibi) onun canının yandığını çok iyi biliyordum. Kendimden nefret ediyordum yanlış kişiye aşık olduğum için fakat bir yandan da ona olan aşkım içimi kıpır kıpır ediyordu.


Kimi Seveceğini Seçemez İnsan...


Zaman sonra onunla olan ilişkim başıma büyük dertler açmaya başladı. Çoğu kız ondan hoşlandığı için, kimisi de arkadaşımın ona olan hislerini bildiği için benimle konuşmadılar. Herkes bana karşı cephe almış durumdaydı, 12 yıllık arkadaşım bile. Bu durumdaki kötü karakter miydim bilmiyorum, tek bildiğim hislerimi kontrol edemediğimdi. Sonra bir gün o da bıraktı beni, tamamen boşluğa düştüm.



Benim canım zaten yanıyordu, tutunduğum tek dal oydu ama o da bırakıverdi işte. Artık sınıfta mimlenmiş, ezik gibi takılıyordum. Pişmandım ama hala seviyordum. Hem onu, hem 12 yıllık arkadaşımı deli gibi özlüyordum.



Kimi Seveceğini Seçemez İnsan...


Sonra bir gün ikisi de benimle konuşmak istediklerini söylediler. İkisi de barışmaya hazırdı, bu kez doğru seçim yapmalıyım dedim ve onun barışma teklifini reddederek arkadaşımla yeni bir başlangıç yapmaya karar verdim. O günden sonra hiçbir şey eskisi gibi olmadı.


Biz hiçbir zaman arkadaşımla eskisi gibi olamadık, o içten içe hep beni suçlayıp duruyordu. Eminim ki onun sevdiği çocuğu ondan çaldığımı düşünüyordu. Evet bu hikayedeki tertemiz karakter ben değildim ama arkadaşıma ihtiyacım vardı. Bunu anlamalıydı, her insan hata yapardı, birbirimize destek olmalıydık...


Kimi Seveceğini Seçemez İnsan...


Zaman sonra reddedilmeyi gururuna yediremeyen, kendisi uğruna arkadaşımı kaybettiğim eski sevgilim herkesin bana daha da fazla cephe almasını sağlayacak, psikolojimi yerle bir edecek dedikodular uydurmaya başladı. Artık daha da yalnızdım, battıkça battım bundan daha kötüsü olamazdı. Her ne kadar hata yapsam da canımdan çok sevdiğim arkadaşım bu durumda beni yalnız bırakarak eski sevgilimle bana karşı cephe aldı. Hala onu elde edebileceği düşüncesiyle, sürekli onun yanında takıldı. Şimdi tüm bunlar için onu suçlamıyorum. Evet, seni suçlamıyorum.



Artık ikimiz de şehirden ayrılıyoruz, geriye kalan ise yıkık dökük anılar. Ben sadece bilmenizi/bilmesini istiyorum; insan seveceği kişiyi seçemiyor. Eğer bir seçme şansım olsaydı asla onu seçmezdim.



Umarım bana hakkını helal ediyordur, çünkü benim hakkım ona helal.


Kimi Seveceğini Seçemez İnsan...


12 yıldan sonrası her ne kadar kırık dökük olsa da, o 12 yıl dopdolu, muhteşemdi.


Gerçekten çok değişik bir acısı var bu durumun. Keşke seveceğimiz insanları seçebiliyor olsaydık ama insan seçemiyor işte. Bazen bir bakışa, bazen bir gülüşe, bazense bir dokunuşa kapılıp gidiyor insan... Umarım beni affedebilirsin, çünkü ben tüm yaşananlardan dolayı çok pişmanım. Hakkı ödenilemeyecek bir arkadaşlığın vardı...


Affet beni, seçemiyor insan...

Kimi Seveceğini Seçemez İnsan...
Cevapla