Malum günümüz gençliği tamamen televizyon hipnozu altında. Dizilerin de konuları türk tv sinde tamamen aşk üzerine kurulu. Yeni çıkan şarkılar da öyle. Peki bunlar ne kadar gerçek, bunlarla büyüyenler ne kadar gerçekçi?

Etrafıma baktığım zaman her erkekte aynı saç tipi, popi olma sevdası, aynı gözlük, aynı giyimler, aynı tavırlar, aynı, aynı, hepsi aynı... Gerçeklerden bir haber cafe başı, kız peşi, dolaş dur şaşkın keşi. Sigara içince. sakalı çıkınca, sevgili yapınca adam olduğunu sanmalar, babasından gelen parayla telefon yarıştırmalar, dağın zirvesindeki havalar, sizin gibi olmayanları dışlamalar.... Daha ne diyeyim ki size..

Kızlara baksam, kızlığının verdiği güzellikle asaleti yakalamaları gerekirken, kendilerine yalakalar arıyor, kendilerini yüzlerce insana beğendirip egolarını sevindiriyolar, kendilerini değil. Birçoğu da kız çocuğudur diye bir eli yağda bir eli balda yetişir, hoooop tamam, gelsin şımarıklar. Yamuk çekilmiş montajlı fotoğraflar, Doğallıktan ve öz tarzından uzak makyajlar, geneli nasılsa öyle davranmalar, birçoğu nasıl davrandığının farkında olmadan her önüne gelen erkeğe sevgilisine bile yapmadığı kadar muhabbetler hareketler cilveler işveler falan, falan, falan.

Bu yazıyı okuyanlar bir kendini tartsa birçoğu yukarıda kendini görücek. Oysa sizin zirvede olduğunuzu sandığınız bu hayat, bambaşka.

Ergenlik çağındaki bir genç o farkında olmasa bile sürekli arayış içinde olur. En kolay yola direk atlar, diğerlerini taklit eder, diğerleri nasılsa öyle davranır, öyle giyinir, öyle düşünür, öyle hareket eder. Böyle olunca da aslında gençler tam bir sürü piskolojisi içindedir. Kendileri gibi olmayan birine denk gelince de o kişi efendi kendi halinde bile olsa, ona ya ezik damgası vurup dışlarlar, ya da onun varlığını kıskanırlar.
Hem de bu ikisini de yaparken çok fazla aşırıya kaçarlar. Özentilik yapar, hatta o sakin gencin hayallerini bile çalma girişiminde bulunurlar. Durum böyle olunca kendileri bir pisliğe dönüşür, kendini görmez. Zaten böyle gençler daha birey olamamıştır. Pisliğin içindeki bir avuç suyun da tadı rengi bozulur. Onun su olduğunun kimse farkına varamaz ve sadece bozulur öylece durur.Şaşkınlar meclisinde suskunlar batar olur.Nerden bilebilirler ki neden sustuğunu?

Kendilerini özgür sanan asalak makroorganizmalar sadece etrafının ona dayattığı siyasi görüşe, dine, bilgiye, kişiliğe, düşünceye bürünüp kalır. Yeni bişey görse özense, onunda içine batırır. Nasıl olsa o bir pislik, bundan öteye gidemiyor ki, idrakı kapalı, bakar kör, duyan sağır.

Kendinize yazık etmeyin arkadaşlar. Gözlerinizi açın, aynaya bakın ve düşünün ne yapıyorum, ne yaptım, ne yapmalıyım, hayat amacım ne, sorun kendinize, ve düşünün. Başkasını boşverin sadece dönün ve kendinize bakın. Ne kadar kendinsin? Peki hayattaki en güzel nimetlerden biri olan sevgi, ne kadar saf ve doğal kaldı, kalbini ne kadar sade ve temiz bırakabildin?
Herkesin girdiği bir girdapta dönen bir şaşkın mısın, yoksa kendini senden başka kimsenin bilemeyeceği asil bir benlik misin? Kendini tam manasıyla keşfedememiş, aynı şekilde öz benliğine tam manasıyla saygısı olmayan insanın kimseye saygısı ve faydası olmaz. Saygısız insan bencil olur, herşeyi ile. Sevgisi bile tek taraflı olur sadece bir heves veya istek. Sonra gelsin gerçek aşk kalmamış naraları.
Oysa benliğinin farkında olan insan kimseyi taklamasa bile dikkatleri üzerine zaten toplar. Hatta bu onun umrunda bile olmaz. İşte o zaman gerçekten özgür olur, birey olur, bir kişilik olur, kimsede olmayan bir imaj, benlik, duruş. Kalbini de doğru kullanır, beyninide.
Kimin ne düşündüğünü takmaz, öpmek ve hava için sevmez, vaktini böyle şeylerle doldurmaz. Ama bir aşık oldumu onu hiçbir zaman unutamaz. Beyin ne kadar dolu da olsa ona özel bir yer ayırır beyninde, aşkı ordadır, silemez, çünkü o kendinden bir parçadır artık.Saf kalbi ise sürekli can pompalar o bölüme. Artık o kalp sadece o sevgiliye aittir. Kader de gülerse çıkarır verir, gülmezse öylece çalışır değişmez. İşte gerçek aşkı bunlar yaşar, diğerleri ise sadece tadar.
Sürüden olmayanlara selam olsun. Sürüden çıkmamış olanlar dışardakilere hiçbir zaman ulaşamaz, ta ki gördükleri rüyadan uyanana dek. Herkesin kendi benliğine sahip çıkması dileğimle. Hoşçakalın.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar