İlgi konusu tüm ilişkilerin ortak sorunudur. Kimi ilgisizlikten yakınır, kimi de aşırı ilgiden. Asla bir arası olmaz ya da karşı taraf asla tatmin olmaz. Doluya koyarsın almaz, boşa koyarsın dolmaz. Ve sonuç hep aynıdır:
Bitmeyen tripler, beni rahat bıraklar, ardı arkası kesilmeyen kavgalar, bitmeyen bir baş ağrısı ve sonunda ayrılık veya son demlerini yaşayan akşamdan kalma, derme çata bir ilişki.

Peki bu sorun aşılamaz mı? Elbetteki aşılabilir. İşte bir kaç öneri:
Kendinize ait bir hayatınız olsun

Belki klasik gelecek ama, inanın en etkili yöntem bu. Kendinize ait hobileriniz, aktiviteleriniz olsun. Unutmayın her an her dakiaka o kişiyle birlikte olmak zorunda değilsiniz. Kendi arkadaşlarınızla dışarı çıkın, onlarla eğlenin, tek başınıza sinemaya gidin. Asla asla ama o kişiyi, hayatınızın baş kahramanı yapmayın.
Arkadaşlarınızla, sevgilinizin arasındaki dengeyi çok iyi ayarlayın. Bu o kadar ince bir çizgi ki ayarlaması oldukça zor kabul. Ama unutmayın yarın bir gün sevgiliniz gittiğin de yine arkadaşlarınızdan destek bekleyeceksiniz. Böylelikle siz de göreceksiniz herkes kendi hayatına konsantre olacak ve siz telefon da "neden bu aramıyor yea" diye kendinizi yiyip bitiren bir psikopat olma imajından kurtulacaksınız.
Tabi ki bu demek değil ki; ilişkinize ciddi anlamda zarar verecek arkadaşlık ilişkilerinizi inatla sürdüreceksiniz.Ara yolu bulmaya çalışırsınız.O da olmazsa arkadaşınız ile sevgiliniz arasındaki seçim size kalmış gençler.
Sevginizi göstermekten çekinmeyin

Sevginizi ve diğer tüm hislerinizi asla ve asla göstermekten çekinmeyin. Tamam belki geçmişiniz de bu konu da çok büyük acılar yaşamış olabilirsiniz veya sorunlu, sevgi yönünden eksik bir ailede de büyümüş olabilirsiniz; ama unutmayın hepsi geçmişte kaldı. Önünüz de bir gelecek var ve siz bu geleceği, geçmişin bahaneleriyle, kuruntularıyla mahvediyorsunuz.
Sevginizi göstermekten korkmayın! Karşınızdaki duygularıyla var olan bir insan. Ara sıra da olsa seni seviyorum demek, ara sıra gidip küçük bir hediye almak çok da zor olmalı değil mi?
Bencil biri olmaktan kurtulun

Günüzümüzün belki de en büyük ruhsal hastalığı. Ruh hastalık diyorum. Çünkü bence gerçekten öyle. Kendini ön plana almak elbette güzel bir şey elbette. Ama "ben"in de bir sınırı var ,o da: "bencillik". Bencillik sadece duygusal ilişkilerimize değil aynı zamanda tüm sosyal ilişkilerimize kilit vuran kişisel bir özellik. Bu özellik veyahut hastalık öyle bir şey ki;empati yeteneğinizi tamamiyle ortadan kaldırıyor ve karşınızdakini anlayıp dinlemekten aciz anlayışsız bir insan haline dönüyorsunuz.
Sorun her zaman karşı tarafta oluyor. Belki de yukarıda saydığım gibi sizi aşırı ilgili/ilgisiz birisiniz. Karşı taraf bunu size dile getirmeye çalışıyor ama siz hatayı kendiniz de aramak, kendinize ayna tutmak yerine karşı tarafta suç arıyorsunuz. Bunun sebebi de elbette, bencillik. Ama bu özelliğinizi otokontrol mekanizmanızla kontrol altına alabilirsiniz.
Son olarak hiçbir ilişki mükemmel değildir. Uzaktan "aa ne güzel" dediğiniz ilişkiler de bile eminim ki, bizim bilmediğimiz bir sürü problem vardır. Önemli olan karşındakini, kendi duruşundan taviz vermeyecek şekilde olduğu gibi kabul etmek. Ve en önemlisi de emek,emek,emek...
Unutmayın:

Ben kendi aşk hayatımda gerekli mutluluğu yakalayamadım.Sizin yakalamanız dileğiyle:)
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar