Adam ve Kadının Hikayesi -9-


Adam ve Kadının Hikayesi -9-




Duş almak onun ayılmasını sağlasa da üşümeye başlamıştı adam hemen gidip yatağına girmeliydi yeniden kendini çok kötü hissediyordu hızlı bir şekilde giyindi yatak odasına giderken, salona gidip yazı defterimi yanıma almalıyım diye düşündü..


Camdan vuran karanlık adamın içini boğmuştu bu kadar güzel gün sonrası bu karanlık bulutlu kasvetli bir gün.. baharın gelmesi onu mutlu etmişti ancak şimdi çok mutsuzdu, hastalıgınında buna katkısı vardı şüphesiz.


Salona yönlendi ancak başı dönmeye başlamıştı duvara tutundu ileride duran kanepeye otursam iyi olacak amca gelince yatağa gitmeme yardım eder deyip bir adım attı ancak gözünün önü karardı can havliyle bir adım daha atıyordu ki ayaklarının güçsüzleştiğini hissetti. Sonrası boşluk..



Adam salonun ortasına yığılmıştı.



Yaşlı adam agır adımlarla merdivenleri tırmandı. Bugün onun hayatının en güzel günüydü ve oldukça mutluydu. Elli yil önce bu gün eşiyle evlenmişti, onu hayata bağlayan tek şey vardı eşi hiç çocukları olmamıştı. Ögretmenligi bıraktıktan sonra doğal sebze ve meyvelere merak sarmış bir küçük manav açmıştı adam. Aziz dostunun birgün trafik kazasında ölmesinden sonrada adamı öz oğlu gibi sahiplenmiş korumuş kollamıştı.


Anahtarı kapının anahtar deliğine yerleştirdi kapıyı açtı. Sonra seslendi


‘Evladım duştan çıktınmı neredesin’


Ses gelmeyince meraklandı. Meyve poşetlerini mutfağa bıraktı ardından salona gittiğinde adamı yerde boylu boyunca yattığını görünce endişelenmişti. ‘Evladım iyimisin' diyerek yanına yaklaştı. Hafifçe üzerine eğilip nefesini dinledi nefes alıyordu. Sanırım yorgunluk ve hastalık onu bu hale getirmişti yavaşça onu yandaki kanepeye kadar sürükledi sonrada kanepeye yatırdı.


Saatine bakti eşi ile kırk yıldır her evlilik yıldönümünde yaptıkları gibi yemek yemelerine bir buçuk saat kalmıştı. Ancak genç adamıda bu halde bırakamazdı. İşte tam bu an kapı çaldı.


Adam kapiyi açtığında kadını gördü elinde bir kase çorbayla. Genç kadına gülümsedi.



Adam ve Kadının Hikayesi -9-


Kadın adamda bir tuhaflık hissetmişti.


‘Herşey yolundamı acaba amca?


Adam başını salladı ‘Genç evladım sanırım bayılmış ve bugün benim eşimle ellinci evlilik yıl dönümüm bir buçuk saat sonra onunla yemeğe gitmem gerek ama onuda bu halde bırakamıyorum’


Kadın bir an sessiz kaldı, Onu her defasında beladan kurtaran adam bu sefer onun yardıma ihtiyacı vardı ve dahası baygındı.Bu durum ne kadarda yaşadığı duruma benziyordu. Yanında kalsa sabaha kadar adamın hastalıktan uyanması imkansiz gözüküyordu. Ayrıca yarın günlerden cumartesiydi ve erken kalkmasına luzüm yoktu. Ve sonra içinden birşeyler onu dürttü adama gülümsedi ve şunları söyledi


‘ Amca ben kalabilirim genç adamın yanında ikidir benim başımı beladan kurtardı hep zor anımda yanımda oldu zaten baygın olduğuna göre birisi başında durmalı uyanınca corbayi ısıtır yemesini sağlarım.’


Yaşlı adam bu sözler üzerine derin bir nefes alarak gülümsedi ‘Doğrusu kızım benim içimi rahatlattın yoksa ilkkez eşimle olan yemeği erteleyecektim buda beni üzecekti. Ben işlerim bitince gece gelebilirim istersen.’


Kadın bu sözler üzerine başını salladı. ‘Gerek yok amca ne olsa eger uyanırsa ve kendisini iyi hissederse ben eve çıkarım yoksa sabah geldiğinizde uğrarsınız. Bana beş dakika izin verin okumak için kitabımı yukarıdan getireyim sonra gidersiniz ‘


Dedikten sonra merdivenlere yöneldi. Aslında bu dediklerine kendisi bile şaşırmıştı. Normalde birisinin evinde kalmayı bırak bir erkeğe yaklaşmayı bile göze alamayacak kadar onlardan nefret ediyordu. Ancak nedense ikidir bu kendisini büyük belalardan kurtaran adama karşı bir güven duygusu oluşmuştu. Acele ile eve girdi son okuduğu kitabi aldı ve sonrasında kapısını kilitleyip aşağıya indi adam onu kapıda bekliyordu.


Genç hanım bu benim cep numaram deyip bir kâğıt uzattı. Eğer aksi bir durum olursa ara beni lütfen ve tekrar teşekkür ederim' deyip oradan ayrıldı.


Kadın yaşlı adamı yolcu ettikten sonra yavaşça içeriye girip kapıyı kapadı. Ürkek adımlarla salona doğru yürümeye başladı. Salona girdiğinde tek bir koltuk gördü birçok yerde kitaplar defterler.. Bir resim üstü kapalı.. Sonunda yatan adamı fark etti.


Yavaşca yanına yaklaştı, en olmadık anlarda başı belaya girdiğinde onu kurtaran adam yatıyordu. Yüzü çok güzel geldi kadına, ayrıca burnuda cok biçimliydi. Sakal bir erkeğe bu kadar yakışır diye içinden geçirdi. Sonra gülümsedi uyurken ne kadar masum bütün erkekler diyerek kendi kendine söylendi.


İlerideki tek koltuğa oturdu. Ancak koltuk eski bir koltuğa benziyordu, belkide manevi bir önemi olmalı bu koltuğun dedikten sonra koltuktak kalktı. Hemen yanında bulunan çalışma masasının koltuğuna oturdu kitabini açıcaktı ki adamin şiir yazdığı deftere gözü takıldı.


Adamın son yazdığı şiiri okudu ve son mısraları çok hoşuna gitmişti.



Bir andır sadece hayat..


Onu yakaladığında bırakmayacaksın.

Anları yakalamak acaba insan yakaladığı anların o an olduğunu nereden bilecekti peki. Sonra şiir defterini karıştırmaya başladı adamın yazdıkları hoşuna gidiyordu. Okudugu kimi dize onu derin düşüncelere daldırıyorken diğer bir dize ise onu gülümsetiyordu. Kurtarıcısı gizemli adam oldukça şairane ve hassas bir adammış diye düşündü.


Bir inleme sesi duydu sonra başını cevirdiginde adamın inlediğini fark etti. Yanına doğru yürüdü ve sonra adamın birşeyler dediğini sandı. Üzerine doğru biraz eğilince



Adam ve Kadının Hikayesi -9-




‘Anne beni bırakma, gitme seni çok özledim‘ gözlerinden iki damla yaş aktı sonra adamın..



Bu durum kadının üzülmesine neden olmuştu çünkü annesini oda özlemişti. Elinin tersini alnına koydu fakat adamın ateşi yükselmişti. Bu ateş bir hasta için iyi değildi.


Hemen mutfağa gitti,mutfak tezhaginin kenarinda sirkeyi fark etti bir tabagin içine su döktü biraz sonrada içine sirkeyi döktü. Sonra cebindeki mendilini çıkardı. Sirkeli suya iyice batırdı sonra tabakla birlikte içeriye girdi. Sirkeli mendilini güzelce katladı sonrada adamın alnına koydu. Bu ateşini düşürecekti.


Sonra tekrar adamın şiirlerini okumaya başladı, aralıklarla kuruyan mendili tekrar sirkeli suya batirip alnına koyuyordu adamın ve bütün şiirleri tek tek okuyup bitirmişti. Ancak o kadar güzel şiirleri okuyunca bir şiirde kendisi yazmak istedi.. son şiirden sonraki sayfayi açtı ve yazmaya başladı.


Bir an mutlu olur insan..


Babası ona en sevdigi oyuncağı aldığında mesala..


Annesi çok istediği elbiseyi ona diktiğinde..


Bir an için mutlu olur insan..


En sevdigi öğretmenin dersinde pekiyi aldiginda


En iyi arkadaşı ile okulu kırıp lunaparka gittiğinde


Bir an için mutlu olur insan..


Uzun zamandir bakıştığı çocuk gelip ona senden hoşlanıyorum dediğinde


Ve o çok hoşlandığı çocuk onu ilkkez dudaklarindan öptüğünde..


Bir an için mutlu olur insan..


Sonra birisi gelir.. bütün anlari anlamsizlastirir


Seni bir ömür mutsuzluğa gömer..


O zaman söyle bana


Anların anlamı kalırmı.




Şiiri yazdıktan sonra sandelyeden kalktı odada biraz dolaştı sabaha fazla bir süre kalmamıştı. Bu sırada adam tekrar sesli bir şekilde inlemeye başlamıştı.



‘Anne lütfen beni bırakma..’




Bu sözleri duyan kadın adama yaklaştı alnında duran mendili tekrar sirkeli suya batırdı. Çalışma masasının sandelyesini adamın yattığı kanepenin baş kısmına götürdü sonra oturdu ve adama baktı ne kadar da masum bir şekilde yatıyordu ama bu masum yüzün ardında kimbilir hangi kötülükler barınıyordu hangi kızın canını yakmıştı.


Erkek değil mi dedi kendi kendine hepsi ayni şekilde olacaktı süphesiz hepsi acımasız ve can acıtan kıran, üzen ve korkutan.Tam sandelyeden kalkıyordu ki adam birden elini yakalayıverdi.



Adam ve Kadının Hikayesi -9-



‘Anne lütfen gitme’ diyerek inledi.



Kadın o şekilde kalakaldı. Elini çekmek istemedi adamın uyanmasından ya da daha çok üzülmesinden dolayi endişelenmişti. Birazdan elini bırakma ihtimali vardı ne olsa adamın. Dakikalar geçerken uykusuzluğun vermiş olduğu yorgunlukla gözleri hafif hafif kapanmaya başladı. Saatine baktı son kez sabaha pek az kalmıştı. Bu sırada adam elini biraz daha sıktı kadının. Bu durum kadını gülümsetti.


Çünkü ilkkez bir erkek bu kadar sahiplenici bir şekilde elimi sıkıyordu ve kadının içinde de tarifsiz bir huzur vardı. Tıpkı annesinin onun elini tuttuğu zamanlarda oluşan huzur gibiydi bu his gülümsedi.Bu sirada gözleri artık uykusuzluğa isyan edercesine kapandı. Yüzünde tatlı bir gülümseme ile uyumuştu.



Devam Edecek...


Bir önceki Bölümde Diger Bölümlerin Linki Oldugundan Son Bölüm Linkini Ekliyorum.



Adam ve Kadının Hikayesi -8-



Adam ve Kadının Hikayesi -9-
Cevapla