Herkese merhaba,
Uzun zamandır bence yazamıyordum. Son zamanlarda ise bir şeyler yazma isteği bende tavan yaptı ve ne yazsam diye düşünürken aklıma eleştirel bir yazı yazma fikri geldi.
Günümüz insanları, aşk adı altında aslında kendilerinin bile anlamlandıramadıkları şeyler yaşıyorlar ve bu ilişkiler evliliğe bile gelmeden bitiyor.
Peki günümüz aşklarının aşktan anladığı şeyler nelerdir?

Aşkı hissetmek değil, dokunmak zannediyoruz. O yüzden kalplere değil tenlere dokunma derdine düşüyoruz.

Çevrenizde de muhakkak vardır böyle düşünenler ve bunu yapanlar. Henüz birbirlerini tanımadan, yaşadıkları ilişkiyi tüketmeye başlıyorlar ve aşk diye yaşadıkları şey bir geceden öteye gidemiyor ve ne acıdır ki bunu da aşk zannederler. Aşk yaşanmaktan önce hissedilir. Hissiz yaşanan ilişkilerde de aşktan nokta bile bulunmaz.
Aşk adı altında sevgilicilik oynuyor ve bununla övünüyoruz.

İnsanlar ilişkiler yaşıyor ve bunun çetelesini tutuyorlar. "Şu kadar sevgilim oldu ve onunla şunları yaşadım, böyle seviştim, şu kadar yatak maceram oldu" tarzında mahrem konuları destan gibi dilden dile aktarıyoruz ve bununla övünüyoruz. Oysa ki sevgi iki kişi arasında yaşanır ve iki kişi arasında özelini korumalıydı.
Kıskanarak birbirimizi kısıtlamayı marifet biliyor, aşktan ancak nemalanıyoruz.

Günümüzde ki ilişkilerin bitmesinin en önemli, belki de en gereksiz sebeplerinden biri de kıskançlık. Kıskanmayı ve kısıtlamayı marifet sayıyoruz. Sanki dünyadaki tüm karşı cins bizim sevdiğimizin peşinde koşuyormuş da, biz bir şey yapamıyormuş gibi deliriyoruz.
Ya benimsin ya kara toprağın fikrini yaşatıyor, aşkı kişisel hırslarımız uğruna hiç ediyoruz.

Şunu unutmamak gerek: Kimse kimsenin tapulu malı değildir ve kimseyi kendi malımız gibi kullanmamalıyız. Haberlerde de görüyoruz. Boşanmalar sonucunda erkekler eşlerini öldürüyorlar. Elindekinin değerini bilmiyorlar ve sonra kaybedince kahramanlık peşinde koşuyorlar. Bu aşk değil, acizlik.
Öte yandan hırslarımıza sevgimizi kurban ediyoruz. Aşkın önünde hiçbir şey durmamalı. Duruyorsa eğer, o aşkta çatlaklıklar baş göstermeye başlıyor demektir.
Ve aşk yaşadığımızı zannederken aslında hiçbir şey yaşamıyoruz ve en ufak bir pürüzde dönülmez yol ayrımlarına giriyoruz.

Eskiden sevgiler yara aldığı zaman tamir edilir, onarılmaya çalışılırdı. Şimdi en ufak bir çizik de bile kırılan bir oyuncak gibi kaldırılıp köşeye atılıyor. İnsanlar git gide tahammül hale geliyor ve hiçbir şeye katlanamıyorlar.
Sorunları çözmek yerine, sorunu rafa kaldırmayı tercih ediyoruz. O rafta sorunlar bekledikçe zamanla tozlanıyor, hasta oluyor ve ölüyoruz. Sonra da geri dönülmez yol ayrımlarına giriyoruz.
Benim günümüz insanlarında gördüğüm "aşk" bu şekilde. Etrafta aşk çok, aşık yok. Senaryo yok ama oyuncu çok. Böyle bir keşmekeş var anlayacağınız.
Doğru insanı bulmanız ve gerçek sevgiyi yaşamanız dileklerimle...

Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar