
Günümüzde, aşk türü konu alan sinema filmleri ve diziler, insanların zihninde büyük bir yanılgıya sebebiyet vermektedir. Filmden etkilenerek bizler, o tür bir aşkın peşinde koşarak karşı tarafı, ona zorluyor ve o tür bir hayalin ortasında kalıyoruz ama maalesef gerçekler, filmdeki kadar şahane olamazdı çünkü gerçek olsaydı film olmazlardı.
Hayalimdeki sevgili ile gerçekteki sevgili arasındaki uçurumlar

Bakıyorsunuz aşk filmlerine, oradaki kişinin ne kadar yakışıklı ve muhteşem bir karaktere sahip bir şekilde karşısındakine verdiği duyguları, kendi hayatımızda istiyor ve arzuluyoruz ama gerçekte olan sevgiliniz ise onun kadar yakışıklı, güzel veya duygusal yönden zayıf birisi olarak karşınıza çıkıyor ve hayal kırıklığına uğruyoruz. Hatta hayalindeki o aşk hayatını yaşayamadığı için mutluluğunu yaşayamıyor ve elindekiyle yetinemez bir hale bürünüyorlar. Hal böyle olunca, kavgalar büyüyor ve sonucunda bir ayrılık sinyali takip ediyordu.
Aşk filmleri özellikle kadınların kimyasını bozmaktadır

Aşk konusu içeren filmler, genellikle duygusal zekaya sahip olan kadınları etkilemekte ve kimyasını bozmaktadır çünkü kadınlarda oluşan bir mükemmeliyetçi duyguyu tetiklemekte ve aşk hayatında mutluluğu bulamamaktadır. Çünkü karşı tarafı kabullenme konusunda ikilemde kalarak onu zorlayarak değiştirmeye çalışmaktan kaynaklanmaktadır. Belki olduğu gibi kabul etmeyi başabilseydi, şu an ilişkileri daha farklı boyuta taşınabilecekti. İşte dediğimiz tam olarak budur! Aşk konulu filmler, kadınların mükemmeliyetçi isteklere doğru götürmekte ve mutsuzluğa sürüklemektedir.
Aşk konulu filmlerin arkasında yatan yalan dünyası

Senarist, güzel bir hikaye yazarak güzel bir kadın ile yakışıklı aktörü seçerek sinema dünyasına hazırlamak üzere yönetmen ile otururlar. Çekim aşamasından sonra gösterime girdiklerinde ise izleyiciler olarak arkasında yatan konunun bir insanın hayalinin ürünü olduğunu unutur ve bunu senaryosunu görmezden gelerek gerçek hayata adapte etmeye çalışıyoruz. Ama gerçek şudur ki adı üstünde senaryo olan bir filmin gerçeklik payının ne kadarı gerçek dünyaya uyumlu olabilirdi? Bunu düşündüğümüzde, senaristin hayalindeki aşk hayatını, filme yansıttığının gerçeğini görmezden geldiğimizden kaynaklanmaktadır.
Bir insan kusurlarıyla güzeldir ve mükemmel insan yoktur

Her ne kadar çabalarsak çabalayalım; bir insanın hatasız yaşaması mümkün değildir. Özellikle, partneri ile tartışmasız ve onun hayalindeki dünyasını yansıtacak bir güzelliğe ve karaktere sahip olması da imkansızdır çünkü sipariş usülü gelen bir mühendislik harikası teknoloji ürünleri değiliz. Bizler, ayrı irade, duygu ve akıllara sahip olan insanlarız. İki insanın birbirlerini değiştirmeye çalışması ve hayalindeki karakteri oturtmak için aşk filmlerini konu alan sevgilileri kullanarak yıpratmaya sürüklüyoruz. Maalesef, bu yüzden de aşk filmlerindeki o mutlu sonu değil kötünün kazandığı bir filmin senaryosunu yaşıyoruz. O yüzden sinema filmlerini aşk hayatına yansıtmaya çalışmak, partnerinizi sizden uzaklaştırmaya sebebiyet verebilir. Bu yüzden, bir insan kusurlarıyla güzeldir diyerek sevgi ve saygı çerçevesinde ilişkiyi yürütmek gerekir.

Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
Kızlar & Erkekler Ne Diyor?
Cevap
1Cevap
Aşk filmlerine fazla kaptırınca gerçek hayatta mutsuzlukla karşılaşıyoruz malesef
Aşk filimlerini hiç gerçek hayat gibi düşünmedim
Eline sağlık