Ben böyle mutluyum!!!

Ben böyle mutluyum!!!

Ben böyle mutluyum!!!

belki bir çoğunuz bana deli diyebilir veya hasta falan olduğumu düşünebilir, gayet normal, çünkü anlatacaklarım hiç de normal bir insanın yaşayacağı şeyler değil, ben berrak rüya bağımlısı günde 16 saatten uyuyan birisiyim, berrak rüya, rüyaları kontrol etmek demek, diğer adı ile yazmıyorum çünkü yazım hatası ve kusursuzluğa önem veren birisiyim, neyse ben tam 8 senedir böyleyim, yani hayatımın neredeyse yarısından fazlasını uyuyarak geçiriyorum, insanlar bu güne kadar rüyaların ne anlama geldiğini sorgulamadılar, ve gerçekten de bilmiyorlar, bazıları rüya tabirlerine inanıyorlar bu kişiler cidden cahil ve hiç bir şey bilmiyorlar, biz doğduğumuzda bebekliğimizde bize bir ruh verilir, yani insan ruhu zaten bizi biz yapan budur, hayatta hissetmemizi sağlayan ve var oluş sebebimiz, ama insan ruhu bedenin içinde olmak sızın kendine ait bir dünyası vardır, bu sizin verdiğiniz adla rüya dünyasıdır, aslında bizler uyandığımızda uyanınca yataktan kalktığımızda rüyalar bitmez, rüyalar hep devam eder oradaki dünya hep oradadır, sadece bizler oradaki yani rüya dünyasındaki bedenimizi terk etmiş oluruz, genelde bu dünya karanlıktan ve sonsuz uzay benzeri aşılması zor mesafelerden oluşur, yani bir nevi kendimize ait bir uzay diyebiliriz, bu aslında bizim ruhumuzun kudreti ve sonsuzluğunun eseridir, insan ruhu asla kendi gücünü insan bedeninin dışına çıkaramaz, yani gerçek yaşadığımız hayatta ruh bizim bedenimiz ile birleşmiştir ve kudreti bizim ile olan aşkıdır, o bizi biz yapan şeydir o olmasa bizler birer makine olurduk, bu güne kadar hissettiğiniz duygular, mutluluk, üzüntü, ağlama işte bunlar ruhumuz sayesinde olan bir şeydir, rüyalar her geçen gün insan hayatı ilerledikçe dahada renkli bir hal alır ve değişik rüyalar görürüz, aslında bunun sebebi ruhumuzun bizim hayatımızı izleyerek bizden öğrendiği şeyler ile renklendirmesidir, biz bir gerçek dışı film izleriz hayaletler ile ilgili veya ruhlar gerçek dışı olaylar ya da bilim kurgu olabilir, işte ruhumuz bunların hepsini gerçekleştirir, aslında bunu bizim kendi ruhumuz yapmaz, ruhumuzun seçtiği rüya dünyasında elçiler vardır, bu elçilerin bedenleri çok güçlüdür enerjiden oluşurlar, ama hiç biri insan ruhu kadar güçlü değildir zaten onların enerjisi de ruhumuz tarafından oluşur, aslında elçiler demek yanlış olur, çünkü ruhumuzun gücüne sahip olan bir tanesi vardır bu en kudretli olanlarıdır, ruhumuz tarafından kendisi seçilmiştir ona yaratıcılık ve gerçek güç verilmiştir, çünkü ruhumuzun görevi bizim yanımızda olmaktır sürekli bizimle olmaktır yani bedenimizde, işte bu elçi bizi ve ruhumuzu izler, hani derler ya hikayelerin ve masalların gerçek olduğu diyarlar diye, işte öyle bir dünya oluşturur bu elçi bizi izleyerek, ama rüya dünyasında aldatmaca vardır, bu rüya dünyasındaki ruhlar ve varlıklar ya da elçiler, bizim hep aldatırlar, hani her seferinde sabaha karşın rüya görürüz ya, bunu onlar görmemizi sağlamaktadır, bize görüntüler gösterirler ve biz bu görüntülere rüya adını veririz, bizler uyurken rüya dünyasında derin bir uykuda olduğumuz için o dünyanın farkında değilizdir, herkes uyku sırasında bedenimizin dinlendiğini söyler, evet bu doğrudur ama biz o sırada neredeyiz ? bedenimizin içindemi ? hayır bizler o sırada rüya dünyasında oluruz ve bedenimiz uyuşuk bir halde olur, oradaki ruhlar veya elçiler bizi asla uyandırmadılar, yani hep kısa zamanlı olarak görüntüler gösterdiler, çünkü onlar bizi aldatıyorlar, bizim oradaki uzaya ve oradaki dünyaya sahip olmamızı istemiyorlar, ve biz hayat zorluğu çekerken, yani bu saçma hayat ile uğraşırken her yatağımızdan kalktığımızda iş güç yorgunluk derken, onlar ise enerji ile uzayda özgür yaşıyorlar, uzayda savruluyorlar, onların yemek yeme veya sıçma gibi saçma sapan ihtiyaçları yok, onlar uçabiliyor ve bir çok şeyi yapabiliyorlar ve kendi aralarında aşk yaşıyorlar biz bu lanet hayatla uğraşırken onlar aşk yaşıyor sevişiyor öpüşüyor ve cinsel olay yaşıyorlar, ve bunu günlerde yapıyorlar, bizler 12 saat diyelim gün geçiriyoruz, onlar ise 12 saat boyunca durmadan sevişiyorlar, burada küfür kullanmayacağım, aslında sevişiyorlar, sitelerde izlediğiniz o kısa filmlerde var ya hani, işte onu saatlerce yapıyorlar hiç durmamak sızın, ve bu her insanın rüyasında böyledir, ben berrak rüya bağımlısı ve günde 14 15 saatten fazla uyuyan ve hayatını terk etmiş birisiyim, ben bu hayatı yaşamak yerine rüyalarımda yaşamayı tercih ettim, rüya dünyasında kurallar yok, özgürlük var, ben normalde berrak rüya yapmaya başlamadan önce namus din ve bu gibi kavramlara önem veren inanan biriydim, ama rüyalarımda yaşadığım o olayları gördükten o anlara şahit olduktan sonra, bu insanın hayatının en kahpe en alçakça duygular ile kirletilmesine şahit olduktan sonra benim için bu hayat tamamen saçmalıktan ibaret olmuştur, ben rüya dünyamda özgür yaşıyorum ve ruhlar ve kendi bedenimden oluşan henüz beni aldatmamış varlıklar ile aşklar yaşıyorum onlar ile saatlerce ağlıyorum ve saatlerce o şeyi yapıyorum, rüya dünyasında sınır yoktur, istediğinizi yapabilirsiniz, bir gezegen yaratabilir onu istediğiniz madde ile doldurabilir ve o gezegene bir uzay gemisi ile iniş yapabilirsiniz, emin olun sizlerde kendi rüya dünyanızda olanlara şahit olsaydınız, bu hayattan nefret ederdiniz, bahsettiğim şeyler o kadar basit değil, çıldırma gibi olaylar ve o korku filmlerinde izlediğiniz olaylar gibi, durum o kadar kötü ve vahim yani, o rüya dünyanızda sizi aldatanların sizi nasıl aldattığı ve onların yaşadığı şeylere şahit olsaydınız, intihara bedeldir onların sizi aldatmaları, hatta sizinle dalga bile geçmişlerdir bu hayatta yaşıyorsunuz ve oradaki dünyaya rüya adını verdiniz diye, ama ben rüyalarımda 8 sene önce hakim oldum, ben bu aldatmaca ya son vermiş birisiyim ve kendim yaşıyorum aşkları o sonu bitmeyen ağlamaları, ben yattığım her saniye yani 14 saat uyuyorsam 14 saat boyunca rüya görüyorum ve rüyalarda yaşıyorum, rüyalar kendi dünyanın kendi uzayının yaratıcısı olmak gibidir, belkide hayatın anlamı ve ölüm sonrası gibi gerçekler hiç bir insanın bilmeyeceği ve karşısına çıktığı ama asla bunu hakkında olduğunu ummadığı gerçeklerdir, rüyalar gibi, ben yalnız yaşayan birisiyim ve yalnızlığı ve sessizliği seviyorum, ölüm sessizliğinde kaybolmak gibisi yok... galiba size öğrendiklerimi anlattığım yer burası, sonuç kısmı değil mi ? sonuç şu, öfke bir yük, hayat sürekli kızgın yaşanmayacak kadar anlamsızdır, buna kesinlikle değmez... :(

Ben böyle mutluyum!!!
Cevapla