
Mutluyum demeliyiz. Kişilerden bağımsız. Kalabalıktan, soğuktan, yalnızlıktan nem kapmadan. İçimizden geldiğince gülebilmeliyiz. Kendimizin farkında olmalıyı, kendimizi sevmeli olduğumuz gibi kabul etmeli ve yalnız kalsak da mutlu olabilmeliyiz benliğimizde kendimizle. Kendini seven insan herkesi sever. Doğaya ve tüm canlılara karşı hoş görülü olur.

"Mutluyum" diye dillendirmeden çevremizdekilere mutluluğumuzu hissettirmeliyiz. Göz bebeklerimiz parlamalı, dilimizden güzel nağmeler çıkmalı, yüreğimiz umut kokmalı. Gülecek sebep biriktirmeliyiz, keşkeler yerine sırtımızı " iyikilere "dayamalıyız. Şükretmeliyiz bol keseden Allah’ın mucizelerini görüp hayata bir kat daha sarılmalı ve her güzellik için Yaradana sığınmalıyız. Teşekkür etmeliyiz gururla ve hata yaptığımızda yüksünmeden özür dilemeliyiz, bu bizim değerimizi düşürmez aksine bizi yüceltir.

Kuş seslerini dinlemeliyiz bin bir güzellikte ötüşleriyle bize hayatın ne kadar güzel olduğunu fısıldayan tatlı enstrümanlarıyla onlara kulak vermeliyiz. Her şarkılarından sonra minnet dolu bir şekilde “teşekkür ederim" der gibi bakarak. Kuzular ne kadarda masumdur, küçük ve zarif..Onlara şefkatle bakarak tatlı tüyleriyle oynayarak onları şımartabiliriz. Kuzular sevildiğini hissederken biz de anne şefkatiyle yaklaşmak nedir bunu hissederiz en derinimizde.Doğanın sesini hissetmeliyiz doyasıya. Bizi kendine çeken umudun somut hali, eşsiz tınıya sahip seslere mutlulukla yaklaşmalıyız her hissedişimizde.

Dalga seslerini dinlemeliyiz, bize hayatın gerçekliğini, güzelliğini gözler önüne seren bir o tını. Deniz kokusunun büyüleyici etkisi ve dalga sesi birleşince mest olmamız kaçınılmazdır, biz onlara denizlerimizi temiz bırakarak teşekkür edebiliriz. Bir de deniz kıyısında martılar ve onların hali hazırda kanat sesleri varsa insan daha da mutlu olur. Onlara simit atıp mutluluklarına ortak olabilirsiniz. Size minnetle bakacaklarından kuşkunuz olmasın.

Güneşe değmeliyiz yüreğimizle. İç ısıtan ferahlatan, kimseyi daraltmayan, herkese olumlu duygular aşılayan biri olmalıyız. Yüzlerde geniş bir gülümseme vuku bulmalı bizi görünce: " İşte o geliyor! " diye. Asık yüzlerin tebessümle buluşmasına, hüzün kokmuş yüreklerin silkelenip mutluluğa ermesine vesile olmalıyız. Enerjimizle mutluluk elçisi olmalıyız bir nevi.

Her gece odamızdan içeriye süzülen ay ışığı, bulutların neşeli dansı, rengarenk çiçekler olmasa hayat bu kadar güzel olur muydu? Sonbaharda yerleri süpüren muhteşem yapraklar bize umudun varlığını fısıldar ince ince; ya da yağmurdan sonra topraktan süzülen insanın içine işleyen toprak kokusu, ilkbaharda kırlarda açan çiçekler... Papatyalar mesela masum ve beyaz; yüzlerde tebessüm oluşturmaya birebirdir bu güzel çiçekler. "İyi ki varsın "der gibi bakmalı dalından koparmayıp büyüsünü bozmamalıyız.

Tüm çocukları kucaklayan sevgi dolu bir yüreğe sahip olmalıyız. Çocuklar umuttur, sevgidir, yaşamdır, mucizedir. Onlara yakın olan hayata, umuda sevgiye yakın olur. Onlardan uzaklaşanlarsa bu güzel duygulardan mahrum kalır. "Ben mutluyum!" sözünü içinize sindire sindire yürekten hissederek söylemek istiyorsanız bir çocuğun gözlerinin içine bakın ve koşulsuzca mutluluğu keşfedin onlarla ve anı yaşayın. Geçmişe odaklanmadan, acabalara - keşkelere takılmadan hayatın ritmine ayak uydurun ve parlayan gözlerle bakın hayata. Her şeye rağmen hayat güzel bunu sakın unutmayın!
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar