Bugün burada anlatacaklarım tamamen kendi tecrübelerimden, gözlemlerimden ve teorilerimden yola çıkarak anlatacaklarımdır. Herkes hemen hemen en az bir kere aşkın acısını ya da tatlısını tatmıştır. Aşk dünyanın en güzel ve en kötü hisleriyle harmanlanan, zıt tatların birleşerek ortaya çıkardığı bir duygu bütünüdür. (Bence)
"Varsın olsun acısı, ben o güzelliği bir daha yaşarım" isteği.

Aşkın o içimizi saran sıcaklık hissi, bütün organlarımızda ilkbaharı hissediyor oluşumuz ve mevsim ne olursa olsun etrafımızda çiçekler açtığını, midemizde kelebeklerin uçuştuğunu sandığımız, başlarda her şeyin çok güzel olduğu ama sonradan bütün işlerin sarpa sararak güzel bir rüyanın kabusa dönüşü gibidir aşk. Bütün bu güzel hisleri özleyen insan yaşayacağı acılara rağmen tekrar aşkı aramaya başlar. Ama biliyordur ki arayarak bulunmaz.
Son durağı bulup aile kurmak, yuva sıcaklığı aramak.

Anne ve Babası aşk evliliği yapanlar bilir. Güne güzel çocuklarının cıvıltısıyla uyanmak ve yemek masasında toplanıp güzel bir yemek yerken hoş sohbet etmektir aradığı... Anne ve babasından ötürü diğer bütün erkeklere, kadınlara saygı duyar. Hepsinin bir gün baba, anne olacağını düşünerek ona göre hareket eder. Ancak her şey kader kısmet olduğu için biraz da şüpheci bir yaklaşım sergilerler.
Hayallerini ertelemekten sıkılmış ve artık gerçekleştirme isteğinde bulunmak.

Hani "hayaller Paris, yaşantım Somali. Senin adın felli, mokalli, mokalli..." diyen bir arkadaş var ya. İşte aynen bundan kaçınıyor ve artık bir kadının, adamın eşi olmak istiyoruz... Çocuklarının babası, annesi olmak isteyenlerin inatla aşka doğru yürümesidir aşk. Bu hayali gerçekleştirmek bizler (onlar) için hayatın anlamı demektir. Çok zengin olup her isteğini almak, alabilmek demek hayatın bittiği anlamına gelir. Sevdiğiniz bir şey istiyorsa ve gücünüz yetmiyorsa onu gerçekleştirebilmek için çabalarsınız. İşte hayat budur bence!
Dağınıklığa bir son vermek, hayatını düzene sokma isteği.

Biz erkekleri biliyorsunuz. Çok başarılıysak arkamızda bir kadının desteği vardır. Bu annemiz, sevgilimiz, eşimiz veya eski aşklarımız da olabilir. Her insanın motivasyon kaynağı farklıdır. Ben yaşayabilmek, çoluk çocuk sahibi olmak isterdim. Hayallerimden vazgeçene kadar bu hep böyle var oldu. Artık aşktan kaçma nedenlerim var benim. :)
Çocukları çok seviyor olmak ve çocuk sahibi olma isteği.

Genelde çocuk ruhlu oluşumuzdan çocukları seviyor ve onlarla iyi anlaşıyor olduğumuz sanılıyor. Aslında o an o çocukla iyi anlaşıyorsak bu o çocuğun hayalimizde ki çocuğumuz olduğunu düşünüp, ben olsam neler yapardım gibi düşüncelerdir. Mutluluk ama bir o kadar da sebepsiz özlem duymanın getirdiği hislerdir.

Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar