Psikiyatrist Onur Okan Demirci ile Aşkın Bilimsel Tarafını Konuştuk

Bir önceki yazımda çok özel bir konuyu yine aynı özellikte bir hekim ile konuştuk. Sizler çok sevdiniz. Çok faydalandınız ve ben birçok güzel mesaj ve yorum almanın mutluluğu yaşadım. Ne demiştik? Aşk demiştik. Aşkın bilimsel tanımını ve merak edilenleri çok değerli Psiyatrist / Psikoterapist Doktor Onur Okan Demirci harika anlatmıştı.Ve tabi ki biricik KizlarSoruyor üyelerinin merak ettiklerini de yanıtlamıştı. Bu eşsiz sohbete başlarken ünlü yabancı felsefecilerden, aşkın her haline dair sözlerle bir girizgah yapmıştım. Ve felsefenin babası, yani Platon'un yüzyıllar önce söylediği "Aşk ağır bir akıl hastalığıdır" söyleminden sonra "Aşk, bazen gitmekle kalmak arasında verdiğin en büyük savaştır. Sevmeyenin aklı, gerçekten sevenin kalbi kazanır bu savaşı." diyerek Nazım Hikmet'in yine kelimelerle kalbe vuruşunu. "Dört tarafı hüzünle kaplı yara parçasına aşk denir. Yüreğinin

coğrafyasına düşünce anladım." diyerek kalpte bir kan sızıntısı bırakan Can Yüceli ve

"Kulaktan kulağa oynamak kadar ilginçtir aşk aslında. Sen ona 'Seni seviyorum' dersin, o başkasına." diyerek acı ama gerçekleri umarsızca yüze vuran Ceyhun Yılmaz'ı anmadan olmazdı.

Velhasıl kelam, konu derin, konu hassas ve konu her daim hepimizin başının tatlı /acı belası olunca ne sorulacak soru bitiyor, ne verilecek yanıtlar. O zaman;

Nerede kalmıştık.. :)

Psikiyatrist Onur Okan Demirci ile Aşkın Bilimsel Tarafını Konuştuk

@DeliMeşrep kullanıcı adlı üyemizin birden fazla ve hepsi birbirinden ilginç soruları vardı. Onlardan bazıları ve yanıtları hocamızdan.

Stockholm sendromunu biraz anlatır mı bize? Nasıl oluyor da bize acı çektiren o kişilere aşırı bağlanma yaşıyoruz?

Sevgili @DeliMeşrep

Stockholm sendrom aslında yaygın olarak yanlış tanımlanıyor. Bu sendrom tam olarak kendini fiziksel olarak alıkoyan kişiye psikolojik olarak bağlanmak anlamına geliyor. Aşk acısı bu sendromun karşılığı olarak kullanılamaz. Fakat sorunuzu Stockholm sendromu dışında yanıtlayacağım. Bunu yine bir örnekle anlatacağım. Örneğin alkol veya uyuşturucu madde bağımlısı bir insanı ele alalım. Bu maddeler varlığında kendisini iyi hissediyor fakat yokluğunda onları arama davranışına gidiyor ve ulaşamazsa yoksunluk belirtileri dediğimiz fiziksel acı belirtileri ortaya çıkarıyor. Aşk/ayrılık acısına çok benzer belirtiler bunlar. O halde biz bu duruma Stockholm’den ziyade bağımlılık dersek pek yanlış bir tanımlama olmayacaktır.

"Aslında aradığımız kişi aşık olduğumuz kişi değil, oradaki duygunun bize salgılattırdığı endorfindir."

Psikiyatrist Onur Okan Demirci ile Aşkın Bilimsel Tarafını Konuştuk

Sizi şaşırtmayacağım ve bunun da biyolojik bir temeli olduğunu söyleyeceğim. Keyif verici durumlarda beyin endorfin adı verilen bir madde salgılattırır ve bu madde (endorfin adının eroin, morfin gibi maddelere benzerliğine dikkat edin. Çünkü zaten moleküler olarak benzediği için bu adı almaktadır) bize keyif verici etki yapar. Aynı zamanda morfin ve eroin gibi endorfin güçlü ağrı kesici özelliğe de sahiptir. Böylece ağrı, acı, duygusal acı gibi durumlarda da salgılanır. Hem keyif verir hem de ağrıyı, acıyı dindirir. Peki salgılanmadığında ne olur? Elbette birer bağımlı olduğumuza göre yoksunluk yaşarız. Maddeyi tekrar aramaya, yeniden salgılattırmaya uğraşırız. Yani kendimize bilerek (bilinç dışı düzeyde) acı yaşatmaya başlarız.

Duruma böyle baktığımızda aslında aradığımız kişi aşık olduğumuz kişi değil oradaki duygunun bize salgılattırdığı endorfindir. ‘Mehmet, ben sana aşık değilmişim, ben bendeki endorfine aşıkmışım onu fark ettim.’ Başka bir ifade ile ‘ben senin bana endorfin salgılatabilme ihtimalini sevdim gülüm’ Şimdi durun bir düşünün. Biz kendimize aşık oluyoruz.

Psikiyatrist Onur Okan Demirci ile Aşkın Bilimsel Tarafını Konuştuk

Çevremde sıkça denk geliyorum; "baba" figürünün eksikliği kadınları aşta tutarsızlaştırıyor mu, sığınacak liman mı arıyoruz?

Oooo baba/anne figürü olaylarına girersek buradan çıkamayız. Fakat kısaca şunu söyleyebilirim, nesne ilişkileri (biz bu figür durumlarına böyle isimler vermeyi seviyoruz) sadece kadınlara özgü bir durum değildir. Erkeklerde bunu en az kadınlar kadar yaşamaktadır ama daha önce söylediğim nedenlerden ötürü bunu sizler genellikle bilmezsiniz. Bir psikiyatrist veya psikolog olmak için sizi teşvik etmiş gibi hissediyorum kendimi. Ama meslek hayatımda hiç ‘heh Ali/Ayşe de bunu yaşamış’ dediğimi hatırlamıyorum. Öyle alışmışım duruma demek ki.

Psikiyatrist Onur Okan Demirci ile Aşkın Bilimsel Tarafını Konuştuk

Aşkın gözü kara derler, gerçekten öyle mi? Aşıkken gözü kara davranmak, dostları ve aileyi kaybetme noktasına gelmek nasıl olabiliyor?

Bu soruyu aslında cevaplamış kadar oldum. Madde bağımlısı olan bir kişi madde için ne kadar gözünü karartıyorsa aşka bağımlı olanlar için de göz, kararmaya meyilli bir organ haline gelir.

"Öncelikle karşınızdaki kişinin biyolojisi sağlıklı mı önce ona bakmak lazım."

Psikiyatrist Onur Okan Demirci ile Aşkın Bilimsel Tarafını Konuştuk

Ruhsal sağlığı bozuk karşı cinsi nasıl tanırız? Bazı psikolojik rahatsızlık var ki, sahip olan kişi kendini bambaşka biri gibi tanıtabiliyor. Şunu şunu yapan partnerin ruhsal dengesi yolunda değildir diye bir genelleme yapabilir miyiz?

Buna sizi rahatlatacak bir yanıt veremeyeceğim çünkü bunu anlayabilmek o kadar da kolay bir iş değil. Bizler bunu anlayabilmek için yıllarımızı veriyoruz hala da tam olarak aydınlatabilmiş değiliz. Teknolojinin ilerlemesi ile birlikte gelecekte belki de bir kan tahlili yapar gibi basit bir teknik ile bunu kolayca anlayabilir hale gelebileceğiz. Bu nedenle biyolojiyi es geçmeyin.

Geleceğimiz insan biyolojisinin aydınlatılmasına bağımlı bir hale gelmiş durumda. Biyolojiyi bildikçe psikolojiyi anlayabiliyoruz. Bu nedenle öncelikle karşınızdaki kişinin biyolojisi sağlıklı mı önce ona bakmak lazım. Olmayan sesler duyuyor, olmayan şeyler görüyorsa aklınızda soru işareti oluşsun ve lütfen bize yönlendirin.

-

Psikiyatrist Onur Okan Demirci ile Aşkın Bilimsel Tarafını Konuştuk

Sevgili @novel in diğer soruları.

İnsan sevdiği kişiyi neden terk eder?

İnsan sevdiği kişiyi normal şartlar altında terk etmez. Ederse vardır bir sorunu. Aile, iş koşulları, yargılandığını hissetmek, yetersizlik düşünceleri, kıskançlık gibi birçok nedeni olabilir.

"İletişim sadece iyi yollarla olmaz. Tartışmak, dalaşmak, şakalaşmak, sinirlendirmek, dalga geçmek hepsi birer iletişim yoludur."

Psikiyatrist Onur Okan Demirci ile Aşkın Bilimsel Tarafını Konuştuk

Sürekli şiddet içeren bir birlikte neden ayrılık olmaz?

Kötü giden bir ilişkide ayrılığın olmaması iletişimin bir şekilde devam ettiğini gösterir. İletişim sadece iyi yollarla olmaz. Tartışmak, dalaşmak, şakalaşmak, sinirlendirmek, dalga geçmek hepsi birer iletişim yoludur. Sağlıklı olduğunu söylemiyorum fakat bazı çiftler iletişimlerini bu yollarla sağlayabilirler. Çünkü henüz sağlıklı iletişimi keşfedememişlerdir.

Doğru iletişim bizlere ilk olarak aile tarafından farkında olmadan öğretilir. İlk sevgi gösterisini, ilk iletişim gösterisini aileden alırız. Sağlıklı bir iletişimin olmadığı ailede çocuk bunun sağlıklı olup olmadığını değerlendiremez ve olduğu gibi beynine alır. Bundan sonra o çocuk için iletişim bu demektir.

"Bizim bildiğimiz anlamda aşk, hem biyolojik olarak hem de psikolojik olarak şiddet içermez."

Psikiyatrist Onur Okan Demirci ile Aşkın Bilimsel Tarafını Konuştuk

Kişilerin kendi ilişkilerinde yaşanan iletişim şekillerine bakıldığında genellikle bunun kendi ailelerindeki iletişimin bir benzeri olduğu görülmektedir. Eğer kastettiğiniz durum fiziksel şiddet ise sosyal nedenleri daha detaylı incelemek gereklidir. Ayrılamamak, ayrılık sonucu oluşabilecek toplum baskısı, ekonomik nedenler gibi durumlar bunu oldukça etkileyebilmektedir. Bunun bahanesi olarak ise genellikle çocuklar kullanılır. Bizim bildiğimiz anlamda aşk, hem biyolojik olarak hem de psikolojik olarak şiddet içermez.

Psikiyatrist Onur Okan Demirci ile Aşkın Bilimsel Tarafını Konuştuk

Aşk üzerine edebi pek çok şiir, kitap yazılmış, film çekilmiş. Aşkı bir psikiyatrın gözünden anlaşıldığı haliyle en iyi anlatan söz ,dize, şiir hangisi? Yine aynı mana da en iyi anlatan film hangisi? Tabi ki size göre.

Demiştim;

Çok zor bir soru sordunuz. Beni heyecanlandıran onca söz, şiir, film arasından seçim yapabilmem o kadar zor ki. Benim değerlendirmem ile sizlerin ki uyuşmayabilir fakat biyolojik olarak ilerlediğimize göre size kendi anlattıklarımla uyumlu biyolojik seçimler yapmak istiyorum;

Aşk, iki insanın bilinçlerini birleştirme çabasıdır. Boşuna bir çaba çünkü insan kendi bilincine mahkumdur. Jean Paul Charles Aymard Sartre

Diye yanıtlamıştı doktorumuz. Film önerilerini bu yazıma bırakmıştım. İşte film önerileri;

Psikiyatrist Onur Okan Demirci ile Aşkın Bilimsel Tarafını Konuştuk

Film olarak karşılıklı aşk, karşılıksız aşk, platonik aşk, gerçekte olmayan aşk gibi konuların işlendiği birçok film mevcut. Kendime göre bazı seçimlerimi sıralayabilirim;

>>The Fountain (2007)

>>Call Me By Your Name (2017)

>>Desert Hearts (1985)

>>Mother (2017)

>>XXY (2007)

"Aşkı hiç yaşadınız mı sorunuz için çift cevap veya yarı yarıya joker hakkımı kullanmak istiyorum. Siz seçin." diye eklemişti.:)

Son olarak;

Uyarı: Tüm bu söylediklerimi ilişkinizde kullanmayın. Terk edilme tehlikesi yaşayabilirsiniz.

Psikiyatri Uzmanı

Onur Okan Demirci

Dedi ve noktayı koydu. :) Kendisine yeniden çok teşekkür ediyorum ve önümüzdeki günlerde çok farklı ve yine çok fazla ilginize çekecek, faydalı, eğlenceli zaman zaman can sıkıcı konularla bizimle olacak kendisi. Minnettarım..

Psikiyatrist Onur Okan Demirci ile Aşkın Bilimsel Tarafını Konuştuk

"Toprağa beraber dalacağız. / Ve bir gün yabani bir çiçek bu toprak parçasından nemlenip filizlenirse / Sapında muhakkak iki çiçek açacak: biri sen, biri de ben...“ diye bilmekse;

Aşk Nazım' dır

Sadri Alışık'ın eşi Çolpan İlhan'ın kelimeleriyle;

” Annem bendeydi, postacıyı görünce, babama bir şey oldu diye korktuk. Telgraf Sadri'dendi. Oysa biraz önce telefonla konuşmuştuk. Şu satırlar yazılıydı telgrafta;

”Sana seni seviyorum demeyi unuttum da...”

Aşk Unutmamaktır..

Aşk Mustafa Amca'nın eşi Hatice'nin öldüğünden bu yana saydığı gibi; onsuz geçen günleri saymaktır..

Konumuz aşktı. Ben gelen bir çok güzel yoruma teşekkür etmekle birlikte belirtmek isterim ki;

Bir filme benzetirsek şayet, ben bu kategoride olan ve olacak olan tüm yazıların sadece yönetmeni olurum. Başroller ise Psikiyatristimiz Sevgili Onur Okan Demirci, sevgili @Oksitosin sevgili @DeliMeşrep ,sevgili @novel ve sevgili @_DelininBiri_ , ayrıca bundan sonraki katılımcı olacak üyelerindir. :)

Sevgiyle..

Psikiyatrist Onur Okan Demirci ile Aşkın Bilimsel Tarafını Konuştuk
Cevapla