İnsanoğlunun En Büyük Yanılgısı: Aşk Yanılsaması

Hepimiz karşı cinse ilgi duymaya başladığımız günden itibaren aşkın varlığını, aşkın ne olduğunu, aşık olduğumuzda midemizde uçuşan kelebeklerin sebebini sorgularız. Hiçbir zaman ise doğru yanıtı veremeyiz. Kötü sonuçlanan bir aşk ile karşılaşan kişi aşkın olmadığını iddia eder, yeni aşka başlayanlar ise aşkın var olduğunu ve harika bir duygu olduğunu söyler. Lakin aşkın iyi ya da kötü sonuçlanması ile ilgisi yoktur.

Gelin aşk var mı yok mu birlikte bakalım.

Aşk, algılara bağlı olarak oluşur

İnsanoğlunun En Büyük Yanılgısı: Aşk Yanılsaması

İnsan aşık olmak istediğinde aşık olur. Aşka kapalı olduğunda ise aşık olmaz. Aşık olmak istediğimizde, gözümüze hoş gelen bir vücut, kulaklarımızı mest eden bir ses ya da gönlümüze hitap eden bir cümle dahi çoğu zaman aşık olmak için yeterlidir. Bu sebeple;

Aşk algısaldır.

Mantık ile duyguların eşitlendiği yerdir aşk

İnsanoğlunun En Büyük Yanılgısı: Aşk Yanılsaması

Mantığımız evlenme, çocuk sahibi olma ya da duygusal boşluğu doldurmak için gerçek dünya algısından uzaklaşmaya başlar. Aynı şekilde duygular ise mantık algılardan uzaklaştıkça, mantığa yaklaşır. Bir noktada eşitlenirler, işte o nokta bizim aşık olmak için en açık olduğumuz andır.

Aşk insanoğlunun duygusal ekinoks yaşamasıdır.

Aşık olduğumuzda gerçeklik algısı ortadan kalkar

İnsanoğlunun En Büyük Yanılgısı: Aşk Yanılsaması

Aşık olduğumuzda gerçeklik algımız tamamen ortadan kalkar. Hayatımızdaki en önemli kararları bile umursamadan aşkın lehine veririz. Birçok şeyi umursamadan aşk için kararlar alır ve uygularız. Gerçeklik algısı tekrar devreye girdiğinde ise yaptıklarımızdan pişman oluruz. İnsanın aşık olduğunda mutlu olmasının tek sebebi;

Aşkın insanı hayal dünyasında yaşatmasıdır.

Akıl devreden çıkar, duygular devreye girer

İnsanoğlunun En Büyük Yanılgısı: Aşk Yanılsaması

Mantık ile duyguların aynı noktaya geldiği yerde akıl devreden çıkarak tüm işlevleri duygulara bırakır. Duygular da hormonları tetikleyerek insanın mutluluk hormonu ve vahşi güdülerini ortaya çıkarmasını sağlar. Böylece insan aşık bir birey olarak hata yapma lüksüne sahip olmuş olur. Bu durum ilk insandan günümüze kadar evrimsel bir süreç içinde değişime uğramıştır.

Aşk evrimsel bir süreçtir ve sürelidir.

Aşk fizyolojik bir ihtiyaçtır

İnsanoğlunun En Büyük Yanılgısı: Aşk Yanılsaması

Aşk, hormonların açlık çektiği dönemlerde daha çok ortaya çıkar. Buna en güzel örnek, ilkbaharda insanların daha çok aşık olmasıdır. Gönül yaylarını gevşeten güzel kokular, hormonların seviyesini yükseltir ve o hormonların mutlu etmesine alışan insan aşık olma ihtiyacı duyar. Bu hormonlar aynı zamanda bireyin cinsel güdülerini de tetikler.

Ve aşk, sadece duygusal bir yanılsamadan ibarettir.

Keyifli okumalar, sevgi ve saygılarımla.

İnsanoğlunun En Büyük Yanılgısı: Aşk Yanılsaması
İnsanoğlunun En Büyük Yanılgısı: Aşk Yanılsaması
Cevapla