Yalnızlık bazen bir tercih meselesidir

Birçok insan inanmazken ben seçilmiş yalnızlığın varlığına inanıyorum açıkçası. Bazı insanlar onları yoran bir ilişkinin ardından veya hayatlarının daha yoğun geçtiği dönemlerde gerçekten yalnız kalmayı arzuluyor ve adımlarını buna göre atıyor.
Beyaz atlı prens arıyoruz

Seçilmiş yalnızlığı bir tarafa bırakıp biraz kendimizi eleştirelim şimdi. Yanımızda bize destek olacak bu yolda yan yana yürüyecek birini ararken biz neden yalnızız? Bence bunun en büyük sebebi o masallarda gördüğümüz aşkları gerçek sanmamız. Oysa hayat öyle değil, biz ne tek derdi hayatının aşkını bulmak olan kralın kızıyız ne de beyaz atının üzerinde sabah akşam prensesini arayan prensiz. Hayatta hiçbir şeyin mükemmel olmadığını, bazen insanları, ilişkileri eksikleriyle kabul etmemiz gerektiğini öğrenmeliyiz.
Acaba fazla mı kaderciyiz?

Sizi bilmem, ama ben kaderdir alın yazısıdır bu tür şeylere inanan bir insanım. Ancak acaba her şeyi kaderden mi bekliyoruz? Dışarı çıkmıyor, kimseyle tanışmıyor konuşmuyor ya da kimseye bir şans vermiyor daha sonra yalnızlığımıza mı üzülüyoruz? Belkide artık bir şeyler için bizim de çabalama zamanımız gelmiştir. Ne dersiniz?
Kendimizi ne kadar iyi tanıyoruz?

Hiç kendinize bir ilişkiden, bir sevgiliden, bir eşten ne istediğinizi sordunuz mu? Peki verdiğiniz cevabın doğruluğundan emin misiniz? Kendimizi tanımadan bir ilişkiye başlamaya çalışmamız, isteklerimizi daha biz bilmeden karşıdan bizi mutlu etmesini beklememiz de yalnızlığın en büyük sebeplerinden olsa gerek.
Hala geçmişe takılıyız

Bazen ilk aşkımıza bazen de uzun süren bir ilişkimize fazla bağlı kalıyoruz. Özellikle terk edilen tarafsak hemen melankoliye bağlayıp biten ilişkinin güzel yanlarını abartarak düşünüp yeni ilişkide de bunu arıyoruz. O ilişki o kadar mükemmelse neden bitti, bunu hiç sorgulamıyoruz. İşte bu yüzden yeni bir ilişkide asla mutlu olamıyoruz.
Belki de gerçekten bağlanmaktan korktuk

O dilimize pelesenk olmuş bağlanma korkusu gerçek miydi? Belki de evet, gerçekti. Sevdiğimiz birinin bizi terk etme düşüncesinin altında ezildik belki. Belki bu yüzden biz onu terk ettik. Böyle daha az acıyacağından emindik oysaki. Peki sonrasında ne oldu? Acıdan kıvranarak geri döndüğümüzde, bıraktığımız o insan, bitirdiğimiz o ilişki yoktu. İşte artık biz de bir yalnızdık.
Belki de sandığımız kadar güçsüz değildik

O dağ gibi aşkları, zorlukları kaldıramacağımızdan emindik bazen. Sevdiğimiz bize elini uzatmışken tutmamıştık o eli. Yapamazdık, zorluklara karşı gelemezdik çünkü. Oysa sandığımızdan daha güçlüydük. Bunu hayatı yalnız yaşayınca anlamıştık. Biz o ilişkiyi kaldırırdık. Ancak biz o treni çoktan kaçırmıştık. Artık yalnızdık.
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar