Her şeyin mükemmelini arayan insanoğluyuz hepimiz. Peki, aradığımız aşk kaf dağının ardında mı? Yoksa, yanı başımız da bizim iç dünyamızın bir köşesine sığınmış onu bulmamızı, farkına varmamızı mı bekliyor dersiniz? Farkına vardığım bir şey daha var ki, aşk aşk diye konuşan insanoğlunun zerre aşk' tan anlamadığı. (Söz meclisten dışarı) Aşk tarifi hep aynı kapıya, aynı şıklara çıkar, önemli olan senin bu şıkları biliyor olman değil, uyguluyor olman.
Okuduğun zaman kendini ciddi manada sorgulaman, gerekirse empati kurman. İşte o zaman hayat daha kolay, aşk sana daha yakın duracak. Sen farkına bile varmadan Aşk sana gelecek belki, kim bilir?
"Sev!" Kalbinle, ruhunla, tüm benliğin ile.

Laf ile değil gerçekten sev. Kayıtsız şartsız, yalansız riyasız.
Sevgili tarkan; ne güzel söylemiş. "Tut elimden beni çok sev kimseye verme, seveceksen ömürlük sev ben den hiç gitme".
Gururu bırak bir kanara, "saygı" duy sevdiğine.

Hangimiz saygıdan eksildi de kusur kaldı. Hayatta ki yegane toplum kuralımız bile saygı dan geçmez mi? Saygı ile yoğrulan sevgi "aşk" ı bize getirmez mi? Neyimiz eksilir şartsız saygı duysak, hem bunu başkası için değil kendi mutluluğumuz için yapsak.
Her yeni gün, ilk gün ki gibi "değer" ver ona.

Hepimiz değer verdiğimizi iddia ederiz. Lafa gelince mangalda kül bırakmayız. Peki, gerçekten ne kadar değer veriyoruz. Onun için nelerden vazgeçersin? Onun için neleri göze alıp, neleri silebilirsin?
Zamanla hepimizi bir rehavet kaplıyor, ilişkinin ilk günlerini sonra ki dönemlerde, bambaşka konuşmalar hatta tartışmalara yer veriliyor. İyisi mi verdiğiniz değeri sürekli gözden geçirin.
Tek bir aşka bağlı kalabilmek çok mu zor! "Sadakat" denildiğin başı dik durmalı adam\kadın gibi adam'ın.

Kimin eli kimin cebinde belli olmayan bir toplum olduk. Ne ara bu hale geldik, hangi ara bu kadar fütursuzlaşıp kendimizi kaybettik? Kimse için değil kendin için "sadakat'i" öğren,.gece yastığa başını rahat koyabilmek için, ayna da kendine aşk ve saygı ile bakabilmek için. Ne zaman kendimiz den ve sevdiklerimiz den bu denli vazgeçtik. Ne zaman sadakati unuttuk?
Yeni doğmuş bir bebek misali göster "şefkat ve merhamet" duygunu.

Yetişkin insanların da şefkate ihtiyacı var unutma!İlk günler de nasıl üzerine titriyorsan sevdiğinin yine öyle titre üzerine. Korkma! Oda sana aynı şefkatle yaklaşacak sadece zaman ver. İnanmasını sağla.
İçiniz de taşıdığınız çocuğu unutmayın! Onun "eğlence' ye muhabbete" ihtiyacı var.

En maço erkeğin de, en sert karalterli kadının da için de bir yerlerde ufak çocuk vardır mutlaka. Onu bulmak ve eğlendirmek\eğlenmek lazım. Birlikte spor yapın, koşuya gidin, film izleyin. Ortak bir şeyler paylaşın. Hem muhabbetiniz artar hem de kendinizi şimartırsınız.
Küçü "süprizler" ile kocaman mutluluklar.

Ara sıra süpriz yapın. Kimse sizden dünyayı ayaklarının altına sermenizi beklemez ama, düşünmenizi bekler. Eğer düşünür ilk adımı siz atarsanız ikinci adım sevdiğiniz kişi tarafından gecikmeyecektir.
Hayatta ne olurasa olsun, "şiddetten" uzak dur.

Her gün haberler de milyonlarca insanın şiddet gördüğünü, hatta bu yüzden hayatını kaybeden kadın sayısının azınsanamayacak kadar fazla olduğunu görüyor ve okuyoruz. Unutmayın! Biz kadınn'ar siz erkekler gibi fiziksel güce sahip değiliz. "Allah o gücü size, bizi koruyabilmeniz için verdi." Kadınların üzerin de deneyin diye değil."
"Şiddete başvuran erkek zayıf ve acizdir." Aciz olmayın.
Severek, aşık olarak belki de binbir türlü zorluk ve fedakarlık ile bir ara geldiğiniz insana nasıl şiddet uygularsınız. Psikolojik şiddete değinmiyorum bile.. Kadınlar size lütuf' tur kıymet biliniz.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar