Aşk stresli bir şeydir...
Heyecandan dizlerimizi titreten, midemizde kelebekler uçuşturan, daha açık söylemek gerekirse bizi devasa bir olumlu strese sürükleyen şey aşktır bence... Kimimiz aşık olduğumuz kişinin karşısında iki kelimeyi bir araya getiremeyiz, yüzüne bakamayız. Hatta onun karşısında yemek yiyemeyenlerimiz de vardır. Aşık, kendinden bol bol taviz verir, aşığın dünyası artık aşık olduğu kişinin etrafında dönüyordur...
Karşındakini çok yüceltirsin... Onun yanında kendin olabilme ihtimalin de o oranda güçleşir aşıksan...
Yanında kendin olabildiğin kişi, ruh eşindir...
Ona büyük bir çekim duymakla beraber onun yanında rahat olabiliyorsan, ruh eşini bulmuşsun demektir. Pek çoğumuz dizleri titreten aşkı tercih eder ve aşkın peşinden koşar...
Ruh eşini bulabilenler ise bence en şanslı olanlarımızdır. 

Sözün özü, ben tercihimi ruh eşimden yana kullanıyorum. Sence hangisi? Dizleri titreten aşk mı yoksa yanında kendin olabildiğin kişi mi?
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar