Kız kardeşimi annemin yanına geri göndermediğim için ben mi hatalıyım?

Ben 27 yasinda bir avukatım 2 yıldır kendi büromu açtım ve 5 yaşında Melis adında bir kız kardeşim var. Babamı 4 ay önce aniden kaybettik. Durumu biraz anlatayım ki arka plan anlaşılır olsun. Babam oldukça otoriter bir insandı. 20 yaşından beri baslattigim ufak bir is yerim var onuda hala yürütüyorum ve maddi olarak gayet iyi durumdayım. Ama babam için bu hiçbir zaman yeterli olmadı. “Diploman yoksa hiçbir şeysin” derdi hep.

Benden büyük bir ablam var 27 yasinda. Babamla 5 yıl önce çok büyük bir tartışma yaşayıp evi terk etti. O zamandan beri hiç görüşmediler. Evdeki odası hâlâ aynı şekilde duruyor, kıyafetleri bile dolabında asılı. Babam annemle benim ablamla görüşmemizi de istemezdi, o yüzden uzun süre göremedik sonrasida sancılı bir süreç. Kavga tartışma ile ancak goruyorduk 3/4 ayda bir. Yaklaşık bir yıl önce ben kendi evime taşındım, isim sebebi sürekli seyahat etmem gerektiği icin hem kendi yerim olsun hemde havalimanına büroma yakin olsun dedim. Bahçesi, havuzu olan güzel bir evim var, ayrıca yakınlarda atımın bulunduğu bir çiftlik de var. Evde bana yardımcı olan biri de yaşıyor.

Babamın vefatından sonra annem, ablamla yeniden görüşmeye başlayınca biraz huzur buldu. Şu sıralar genellikle ablamın evinde kalıyor. Melis ise ya komşularda oluyor ya da başkalarıyla. Son zamanlarda zaten onu ben okula götürüp getirdim. Ve bir gün Melisi okula bırakırken öğretmeni benimle konuştu ve “Melis in düzenli bir rutine ihtiyacı var, sürekli ailesinden ayrı kalması iyi değil” dedi. Annemle bu konuyu konuşmaya çalıştım ama o hâlâ toparlanamadığını söyledi ve “Sen güçlü birisin, sen ilgilen” dedi. Annem her zaman beni güçlü gördü ama aslında ben de zorlanıyorum. Demir eksikliğim var, her hafta serum alıyorum, ayrıca haftada 2–3 defa terapiye gidiyorum.

O gün Melisi yanıma aldım. Bir çocuk terapistiyle de görüştüm. Melis yaklaşık iki aydır benimle kalıyor. Annem ara sıra geliyor ama çoğunlukla ablamda kalıyor. Melis için bir bakıcıda tuttum, evde bizimle yaşıyor ve diller, sanat gibi alanlarda dersler veriyor. Ben iş için seyahat ettiğimde Melis in düzeni bozulmuyor. Ayrıca piyano dersi alıyor, haftada bir tiyatro okuluna gidiyor, yüzme dersi var ve sık sık havuza giriyor. Atıma biniyor, terapistine düzenli gidiyor. Son zamanlarda çok daha mutlu ve dengeli. Onu böyle görmek beni inanılmaz mutlu ediyor.

Ama şimdi annem toparlandı ve “Artık Melis eve dönsün” diyor. Ben işime babamın ölümünden sadece 3 gün sonra dönmek zorunda kaldım, yas tutacak fırsatım bile olmadı. Melis aslında bana da iyi geliyor; birlikte olmak bana güç veriyor. Annem ise artık “ev çok sessiz” diyor ve “Melis evine dönsün, siz de ablanla daha sık gelin” diyor. Ben de tabii ki fırsat buldukça gelirim dedim ama Melis in düzeninin bozulmaması gerektiğini anlattım. Annemin evinde havuz yok, çiftliğe de uzak, düzenli terapisine devam etmesi zor. Bu yüzden anneme “İstersen sen benimle birlikte yaşa, istediğinde kendi evine git gel, Melis biraz daha toparlanana kadar burada kalsın” dedim.

Annem kabul etmedi. “İsterse havuza, ata götürülür. Bunlar bahane, çocuk evinde olmalı” dedi. Sonra bana şu mesajı attı:

“Biliyorum bu süreçte sudan çıkmış balık gibiydim ve Melise baktığın için çok teşekkür ederim ama artık anne olma zamanı benim. Biliyorum hepimiz için zor oldu ama ben de bebeğimi evladımı 5 yıl boyunca doğru düzgün göremedim, bu da beni çok etkiledi. Lütfen Melisi bu aksam eve gönder, ait olduğu yere dönsün.”
Ben yine de profesyonel destek almadan Melisi göndermek istemiyorum. Çünkü bu süreç onun için çok hassas ve doğru şekilde ilerlemezsek yeniden sarsılabilir.

Yani kısaca, annemin isteğine rağmen Melisi hemen eve göndermediğim için ben mi hatalıyım?

Kız kardeşimi annemin yanına geri göndermediğim için ben mi hatalıyım?
Cevapla