Hadi bak… KızlarSoruyor’um! Sizin de.. Hiç Unutamadığınız... Unutmayacağınız Ramazan anılarınız var mı?

Benim var… Hem de öyle böyle değil.

Bir tane elin Amerikalısı Joe… Kalkmış memleketinden taa Türkiye’ye gelmiş.
Yae... tesadüfe bak, aylardan da Ramazan! Herkes oruç tutuyor, herkes de her evde harıl harıl akşam iftar yemeği hazırlığı…

Neyse… Biz Türkler misafirperverlikte dünya birincisiyizdir, malum. Eve gelen misafiri neredeyse memleketine aşla, yemekle geri yollarız.

Tabii bizim Joe da bu misafirperverlikten nasibini alacak…
Ama işin “kötü” tarafı.. mı artık aylardan Ramazan!

Eyvah mı? Niye eyvah?

Bizim elin oğlu, yabancı damat Joe’yu akşam iftar sofrasına davet ediyoruz.

Joe bir geldi, sofraya bir baktı…
Gözler faltaşı gibi açıldı.

“Oh my God, it’s wonderful!
Oh yea… siz var yani elleriniz beautiful yemek!”

Sofrada çeşit çeşit yemek… Dolmalar, börekler, çorbalar, tatlılar…
Joe resmen aç kurt gibi bakıyor. Resmen ağzından salya akıyor.

Joe; “Yea… bunlar var… siz hepsini yaptınız benim için mi?” diye soruyor.

Ev sahibi...
“No no… we didn’t make this especially for you. Ramazan’dayız Joe… Bizim iftar sofraları genelde böyle olur. Sana özel değil yani.”

Joe şok... tabii
“Ooo yea… amazing! Siz var ne kadar iftihar etseniz az yani…”

Neyse… Top patladı, ezan okundu, oruçlar açıldı.
Yemekler bir güzel yeniyor.

“Dur Joe, şundan da azıcık koyayım tabağına.”
“Aaa lütfen, hatırım kalır bak şunun da tadına bak.”
“Bu kendi memleketimden geldi, çok özeldir.”
“Bu da yan komşu teyzenin eseri, ellerine sağlık, efsane yapar.”
“Hoşaf içer misin Joe? Hoşaf sever misin?”

Joe’nun tabağı boşalıyor, biz dolduruyoruz.
O yiyor, biz koyuyoruz.
Adamın gözleri büyüyor ama ses etmiyor.

Neyse… O günkü iftar bitti.
Misafirler kalkarken biri Joe’ya diyor ki:

“Hey Joe! You’re on us for dinner tomorrow too, okay? Come haaa!”

Joe: “Tamam olur…” diyor.

Bir onlara gidiyor, bir bunlara gidiyor bizim elin oğlu.
Her gün başka bir ev, başka bir iftar sofrası.
Her gün ayrı bir ziyafet.

Derken bir akşam yine sofradayız.
Joe yine dayanamıyor, soruyor...

“Siz var her gün yapmak bu kadar çok güzel yemek… ama neden?”

Biz de gayet doğal olarak.
“Ramazandayız Joe…”

Joe hafif angut bir yüz ifadesi bir durdu... sırıttı.. tısladı fısladı...
Sonra...

Haaaa “Okey… ben var şimdi anladı. Ramazan sizin yemek festivali ayınız?”

O an sofradaki herkes bir sustu…
Sonra bir kahkaha koptu ki anlatamam!

Joe’nun aklında Ramazan = 30 gün süren uluslararası yemek festivali olarak kaldı 😄

Yea Hakikatten Ramazan dışarıdan gelen birisine göre Yemek yapma yeme Festivali gibi.. İFTAR Sofraları da İFTİHAR SOFRALARI gibi görünmesi iyi bir şey mi kötü bir şey mi pek anlayamadım...

Hadi bak… KızlarSoruyor’um! Sizin de.. Hiç Unutamadığınız... Unutmayacağınız Ramazan anılarınız var mı?
Cevapla