Biz Türkler samimi insanlarız vesselam. Samimiyeti ve doğallığı severiz. Elbette hayat düzeni içinde yerine ve duruma göre davranmayı da bilsek bile güler yüz ararız. Elini omuza vurarak konuşuruz. Sarılır, duygusallaşır ve özünde taşıdığımız Anadolu kültürünü de en burjuvamız da bile, içten içe de olsa yaşamayı, yaşatmayı severiz. Yeri gelir en rahat gösterişili yataklarda yatarız, en şaşalı yemek masalarında yapılan yemek davetlerine icabet ederiz de, yine kültürümüzü unutmayız.
İşte bundan yola çıkarak pembe fiyonklu yeni gelin sunumlarından sıkılan, özüne dönen mi desem. Yok, doğru kelime bu değil. Özünü yaşayan biri olarak Twitter da yaptığı muhteşem yer sofrası paylaşımlarıyla dikkatleri çeken bir fenomenden bahsedeceğim.
Velhasıl kelam size bugün anlatacaklarım ve belkide anlatacaklarımdan çok göstereceklerim var. Hazırsanız başlayalım. :)
1-) Tam da Ramazan ayında, tam da virüsten bunalmış ruhlara ve açılan iştahlara özel, o biber kızartmalı, karpuzlu sofraların özlemiyle doluyken bu şahane yer sofrasıyla başlayalım derim. Mis gibi köy yufkası, domates, biber, tereyağı ve tabii ki çay. Birde baş rolde biber kızartması. Çok güzel değil mi? :)

2-) Bu şahane, iştah açan yer sofraları sadece ünlü olayım diye yapılan sofralar değil. Şeşü isimli Twitter kullanıcısı Kahramanmaraşlı. 6 çocuklu ailesine hazırlıyor bu sofraları. Tek yaptığı zaten hazırlamış olduğu güzelliği fotoğraflamak. : ) Ortada tepsideki yumurta salatasıymış. Taze ekmek ve taze soğan. Hangimizin içinden o ekmeğin yarıp, içine yumurta salatasını koyup acilen yemek geçmiyor. söyleyin hangimizin. :)

3-) Ben Egeliyim ve gözleme denilen, benim annemin bükme dediği, açılan yufkanın içine ıspanaklı peynirli karışımın konulup sacda pişirildiği dürümler. Yine taze soğan. Ayran ve tabi ki çay. Tercih sizin. :)

4-) Çok uzatmayayım. Görüntü ortada. Pardon, hemen aşağıda..:) Tam da Müge Anlı'yı seyrederken yemelik kahvaltı sofrası. Buyurun.

5-) Kahramanmaraş ve bölgesinde kurutulmuş biber dolması meşhurdur. Bilenler bilir. İşte yöresine özgü, üstelik bir kaç çeşit birden mis gibi dolmalar. İnsan bu sofraya bir kaç saniye bakınca parmaklarına bulaşan yağı ve salçayı resmen hissediyor.

6-) Bu da pilav şöleni olsa gerek. :)

7-) Biraz da et diyelim. Nede olsa eti seven bir toplumuz. Alabilirsek tabi ki. :) Neyse sosyal mesajı şöyle bir kenara bırakıp aşağıdaki yer sofrasında ne olduğunu anlatayım. Bu yemeğin adı neden öyle, hemencecik anlayacaksınız. 'Eli böğründe.'. Yani yemeğin adı bu. 'Eli böğründe' Anladık biz mevzuyu. :)

8-) 'Duyanlara duymayanlara. Soranlara sormayanlara.' Yanış anlamayın konumuz Cengiz Kurtoğlu şarkıları değil. Amma velakin duymayanlar için belirteyim vejetaryen olduğumu. O yüzden olsa gerek kahvaltıyı çok seviyorum. Sabah akşam kahvaltı ile beslenebilirim. Bu da cazibeli bir yerde kahvaltı sofrası. :)

9-) Taze soğan ve biberin bahçeden bir kaç dakika önce koparıldığı düşüncesi ve kokusu. Bu da mutluluğa dahil mi..

10-) 'Bir seks hikayesi yazdım. Adını mumbar koydum... Mr Killa Hakan..' demiş. Ben değil, bu sofraların kurucusu Şeşü demiş. Sanırım o da dememiş. Killa Hakan demiş. O da söylemiş. :) Her neyse. Konu şu.. :) Sanırım bu hayvanın bağırsağıymış. Neyse ben burayı hızla geçeyim. Bana hiç ama hiç hitap etmeyen bir yemek. Sakat(Aut). Sakat işler yani. Benden uzak dursun. :)

11-) Yine görseli güzel bir kahvaltı yer sofrası daha.. :)

12-) Bu da ekşili havuç, pilav, turşu ve de soğan. Bu sofrada bunları yiyen bir insanın sofradan kalkınca kötülük yapma ihtimali yok. :)

13-) Muhtemelen bahçeden yeni kopartılan taze soğanlarla saç kavurması. Başka sözüm yok.

14-) Bu sofrada ki kasede otlu yemeğin adı yine çok ilginçmiş. 'Tırşik' 'Eli böğrümde' den sonra bu pek şaşırtmadı doğrusu. :)

15-) Ortadaki ciğer kavurma imiş. Şeşü bildiğin dürümcüyü yer sofrasına taşımış. :)

16-) Adeta bir ustalık dönemi eseri. Adeta bir rönesans tablosu gibi. Bu arada o domatesler filan gazete üstünde olmasaydı daha iyi olurdu sanki. Huy işte. Nerede olsa takılıyorum böyle şeylere. :)

17-) Assolistler en son sahneye çıkarmış sözüne atıfta bulunarak, keyifle paylaştığım yer sofralarının finaline bu sofrayı koymak istedim. Çünkü; aslında bu, tam bir Ege sofrası. Sıcak bir yaz günü. Balkonda veya bahçede otururken hafiften acıkan karınlara bir lezzet şöleni. Samimiyet tablosu. Ege sofrası dedim. Amma velakin bu bir Anadolu sofrası aslında. Kırşehirde'de, Edirne'de de, Yozgat'ta da, Bursa'da da, Zonguldak'ta, Mardin'de, Isparta'da da ortaya koysan keyifle yenir. Bilmem yanılıyor muyum. Ne dersiniz.? :)

Fiyonklu, pembeli, haşlanmış yumurtanın bile hediye paketi gibi hazırlanıp servis edildiği, yapaylığın zirvesinde, yeni gelin sunumu adıyla yozlaştırıcı bir dönemin oksijen tüpünü getirmek istedim tüm KS topluluğuna. Zira nefes almaya ve biraz da olsa doğallık, samimiyet koklamaya ihtiyacımız vardı.
Çünkü samimiyet 'Her şeydir' :) Anadolulu olmak bunu gerektirir.
Sevgiyle... :)
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar