Türkiye’de 81 ilde, özellikle son 15-20 yılda plansızca açılan okullarla birlikte toplam üniversite sayısı 209'u buldu. Şehir başına düşen üniversite ortalaması birçok gelişmiş ülkenin ortalamasından bile yüksek. Sorun şu ki; birileri kendi çıkarları uğruna bu plansız büyümeyi sanki eğitim düzeyini artırmak ve ülkeyi kalkındırmak için atılmış büyük bir adımmış gibi gösterme derdinde fakat bugün on binlerce mezun, bu göz boyamanın ceremesini çekiyor.
Şahsi fikrim, üniversite okumanın bu kadar basite indirgenmemesi gerektiği yönünde. Sadece belirli bir başarı kriterini sağlayan, altyapısı sağlam kişiler ilgili alanlarda eğitim almalı. Örneğin bugün mühendislikte, üç beş matematik ve fizik sorusu bile çözememiş kişiler 200 bin gibi sıralamalarla mühendislik fakültelerine yerleşebiliyor. Oysa bu adayların mühendislik okumak için temelleri yetersiz. Bu şekilde sisteme dahil edilen binlerce kişi olduğunu ve kontenjanların piyasanın ihtiyaçlarına göre değil de keyfe keder belirlendiğini düşünün. Sonuç? Mezun olan on binlerce potansiyel işsiz. Bu durum sadece işsizlik yaratmakla kalmıyor, fırsatçı işverenin elini güçlendirerek maaş skalasının da dibe vurmasına sebep oluyor. İş bulamayan milyonlar bir yana, iş bulanlar da onca zorlu bölümü bitirip karın tokluğuna çalışmak zorunda kalıyor. Üstelik mühendislik sadece bir örnek, aynı vahim tablo diğer bölümler için de geçerli.
Bir diğer çarpıcı örnek ise hukuk. Düşünün ki devlet üniversitelerinde hukuk okumak için baraj 40 bin olsun. 50 bininci olan bir öğrenci hak ettiği halde devlet okuluna giremezken, 200 bin sıralama yapmış başka bir öğrenci sırf ailesinin maddi durumu iyi olduğu için parayı basıp o bölüme yerleşebiliyor. Temeli adaleti dağıtmak olan bir sistemden, böyle bir eşitsizlikle nasıl bir adalet beklenebilir?
Tıp fakültelerine giriş sistemi de ayrı bir garabet. Bugün bir tıp öğrencisi olabilmek için sadece tıp alanına özgü dersleri bilmeniz yetmiyor; alanla hiç alakası olmayan diğer derslerden de neredeyse eksiksiz net çıkarmanız bekleniyor. Bu sistemin yetkililerinden birine "Buradaki amaç nedir?" diye sorsak, emin olun tatmin edici tek bir cevap bile veremez.

Sizin bu konudaki görüşleriniz nelerdir?
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer