Sonun başlangıcı insanı ne kadar mutlu edebilir?

Hayatım boyunca çeşitli zorluklardan sözde tek başına halletmiş insanlardan farklı olarak ciddi anlamda tek başıma aşıp günümüzde statü sahibi ve sevilen bir insan haline gelebilmiştim. Var oluş sebebimizin sevgi saygı ve ölüp gidene kadar bu değerler arasındaki döngü olduğuna inandım. Zor durumda ya da kötü hisseden herkesin yanında olmaya çalıştıkça artık kendi yaralarımı saramaz hale geldim. 1.5 yılı aşkım süredir hayata inancı kalmamış genelde kullanmış ya da kullanılmış en azından öyle olduğunu iddia eden dramatik ve acıyı seven bir kadınla beraberdim. Küçük jestler anlamlı sözler şiirler dizeler… Hayatta eksik bırakıldığı her alanı özenle dinler ve zamana yayarak ona hissettirmeden özenle doldururdum tüm boşluklarını. Yaşadıkları ve sorumlulukları yerli yersiz öfke patlamaları bazen bana kızmaları bazen ufak hakaretleri sessiz kaldırdım susardım ve yine sevmeye devam ederdim. İnanıyordum sevginin gücüne. Kendime eziyet ettiğimden haberdar olmama rağmen ilerliyordum. Aklınıza gelebilecek bir sürü güzel detaylarla çıktım hep karşısına. Anlamlı yüzükler bazen küçük notlar ufak tefek şımartmalar. İnanın bu satırlar yetmeyecek fazlasına. Bir roman bile yazdım onun adını taşıyan. Aklımdan hayalimden çıkaramadığım insan beni kırmaktan korkmuyor sanki gözünü başka bir şey bürümüş gibi davranıyor ve hatta şüpheli tavırlar sergiliyordu. Zamanla hırçınlaşmaya başlamıştım. Tabi peşi sıra gelen kavgalar ve bazense ayrılıklar. Atanma sürecinden önce tanıdığım bir insan şu an atama bekliyor ve 2 aya yakındır ayrı olmamıza rağmen tercih döneminde benimle konuşuyor ve bende izin veriyor üstüne üstük yine yardım ediyorum. Hayallerinde benim olduğumu beni sevdiğini söylüyor. İnanmak istiyorum ama bilirsiniz işte yarım kalıyor. Bu olaylardan önce defalarca kere kırıldığımı söylediğimde onu değiştirmeye çalışmakla suçlandım. Başka insanlarla kıyaslandım ve hödük bir birey olamadığım için yadırgandım. Evet onu seviyorum bazen dualarımda bazen namazlarda ama en çokta kafamın içinde sürekli onunla ilgili bir hayat akıp gidiyor. Ayrıldığım için suçlu olduğumu düşünüyor onca geçen günlerin bu kadar değersiz kaldığını gördüğüm yerden sesleniyorum benim hikayem 26 yaşımda gençliğin hayatın ve insanlara olan inancın bitmeye başladığı yaşlarda tamamlanıyor. Farkındayım kopuk ve anlamsız bir metin gibi görünüyor. Oysa anlatmak istediğim o kadar çok şey vardı ki. İnsanlar sadece gelişigüzel geçiştirmeler konusunda çok iyiler. Hayatta var oluşun asıl amacının birbirimize saygı duymak ve aslında değersizlikten çok değer katmak olduğunu anlayamadığımız binlerce yıldan ve bugünden artık umudum kalmadı. Merak edenler bir önceli soruyu da okuyabilirler. Heyecanlarınızı neşelerinizi ve hatta umutlarınızı öldürmeyeceğiniz tek yer kendi kalbiniz. Sonrasında ise ne bir doktor ne bir kadın ya da bir erkek her şey çaresiz uzaktan sizi izliyor. Ben sesimin bittiği iyi niyetimin kullanıldığı ve genelde düzenin böyle olduğunu anladığım yerden bağırıyorum. Kulaklarınızı tıkayın ve her zaman sağır kalın bir gün bütün inancım herkese her şeye bitmez sanıyordum ve ben yarından beklenti duymuyorum gülerek eğlenerek ve sadece üzülerek bana ayrılan her zaman diliminin sonu gibi kendi hikayemi başrol koltuğunda izledim. Sizlere sadece tek bir sorum yapmasaydın ben mi söyledim? Şu cümle herkese nankörlüğü mü çağrıştır?
gözlerinizden öpüyorum kalın sağlıcakla

Sonun başlangıcı insanı ne kadar mutlu edebilir?
Cevapla