Az önce tartıştık ama hiçbir şeyi kabul etmiyor. Tartışmaların sonunda hep o ağlayacak noktaya geliyor ve bu döngü böyle devam ediyor. Tartışmamaya çalışsak da gün içerisinde olaylar bir şekilde ya dine ya siyasete çıktığından her gün iğrenç bir hayat yaşıyorum. Küçükken Atatürk'ten nefret etmek üzere yetiştirildim, sonra her şeyi kendim anlayacak yaşa geldiğimde bambaşka biri oldum
Şimdi benim bir dinim yok. Okula da gönderilmedim. İlkokul mezunuyum. Liseye sadece başörtüyle gitme şansı verildi başka türlü okumam kesinlikle yasaktı. Okumak için sabredeyim dedim liseyi bitirince zaten kurtulurum, sonra çok ağır geldi o kişi ben değildim hiç. Liseyi okuyamadım. Bıraktım
Başörtü bağlıyordum zorla her seferinde o başörtüyle uğraşırken aynanın karşısında, dışarı çıkmadan önce söverek ağlıyordum. Saçlarımı kazıdım, kel dolaştım. Eğer kafamı kapatmadan dışarı çıkamıyorsam hiç dışarı çıkmayacağım dedim bir gün. Annem bunu babama söylediğinde babam sadece "gebersin" demiş.
Sonra 18-19 yaşlarına gelince bıraktım onu örtmeyi çünkü babam korkmuş benim halimden ve anneme demiş ki "kendini öldüreceğinden korkuyorum" böylece bana karışmamaya karar vermiş sanırım.
Açıköğretimden lise okumaya başladım. Ama hep nefret doluyum. Hep içimde bir yaradır kaybettiğim bunca zaman. Çünkü çalışkandım, çok iyi yerlere gelebilirdim okuma şansı doğru düzgün verilseydi.
Neden kendimi çok ezik görmekten vazgeçemiyorum? Ayrı eve çıkacağım kendi hayatımı kuracağım ama bir türlü hayata bağlanamıyorum. Türkiye'de benim gibi o kadar çok hemcinsim var ki burada okuyorum. Evlenmeyi de hiç düşünmedim ve düşünmüyorum.
En komik tarafı da babamın bir din eğitimcisi olması. İnsanlar ona, sen ilk önce kendi kızının başını kapat diyorlarmış. Bunu duyduğumda da çok canım yanmıştı. Ben mi çok büyütüyorum bu derdimi? Dramatik bir insan da değilim ama bir türlü ileri gidemiyorum
Ne yapmam gerek?
Şimdi benim bir dinim yok. Okula da gönderilmedim. İlkokul mezunuyum. Liseye sadece başörtüyle gitme şansı verildi başka türlü okumam kesinlikle yasaktı. Okumak için sabredeyim dedim liseyi bitirince zaten kurtulurum, sonra çok ağır geldi o kişi ben değildim hiç. Liseyi okuyamadım. Bıraktım
Başörtü bağlıyordum zorla her seferinde o başörtüyle uğraşırken aynanın karşısında, dışarı çıkmadan önce söverek ağlıyordum. Saçlarımı kazıdım, kel dolaştım. Eğer kafamı kapatmadan dışarı çıkamıyorsam hiç dışarı çıkmayacağım dedim bir gün. Annem bunu babama söylediğinde babam sadece "gebersin" demiş.
Sonra 18-19 yaşlarına gelince bıraktım onu örtmeyi çünkü babam korkmuş benim halimden ve anneme demiş ki "kendini öldüreceğinden korkuyorum" böylece bana karışmamaya karar vermiş sanırım.
Açıköğretimden lise okumaya başladım. Ama hep nefret doluyum. Hep içimde bir yaradır kaybettiğim bunca zaman. Çünkü çalışkandım, çok iyi yerlere gelebilirdim okuma şansı doğru düzgün verilseydi.
Neden kendimi çok ezik görmekten vazgeçemiyorum? Ayrı eve çıkacağım kendi hayatımı kuracağım ama bir türlü hayata bağlanamıyorum. Türkiye'de benim gibi o kadar çok hemcinsim var ki burada okuyorum. Evlenmeyi de hiç düşünmedim ve düşünmüyorum.
En komik tarafı da babamın bir din eğitimcisi olması. İnsanlar ona, sen ilk önce kendi kızının başını kapat diyorlarmış. Bunu duyduğumda da çok canım yanmıştı. Ben mi çok büyütüyorum bu derdimi? Dramatik bir insan da değilim ama bir türlü ileri gidemiyorum
Ne yapmam gerek?
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar