Çocukluğumu özledim. Siz özlediniz mi?

Doksanların sonu ve ikibinlerin başı...
Tasolar, sek sek, yerden yüksek, hırsız polis,öğretmencilik gibi oyunlar.
Ne günlerdi ama. Hiç bir şey yoksa bile kovalamaca oynardık.
Sobaya kestane koyardık. Evimiz küçük olurdu ama komşuluk akrabalık başkaydı.
Ateriler (NES), Futbol, Bilyeler vardı. Kızlar da tek başına oynamak istese bebekle oynardı.
Benim peluş bir maymunum vardı. Sağa sola uçururdum onu koltuklara atardım.Çarliydi ismi.
Sonra ateride Mappy, Bomberman, Goonies, Battle City, Super Mario Bros vardı.
TV'yi ailecek izlerdik. Herkes birbiriyle konuşur, selamınızı alırdı.
Şimdiki çocuklar bunları bilmiyor. Yazık. Duvarlara resim çizerdim.
Bardakları tabakları kırardım. Bir kere plastik masayı yaktım yetmedi.
Babamın gömleklerini kestim. İyi adamdı bir şey demedi.
Ha bir de 99 yılında teğmenin kızı 3. kattan kafama yumurta attı.
Sonra dedemin çinko dublex evi, evin içi ahşaptı, arabanın arkasına ek takardı.
Bostik araba derdim.
Sonra teğmenin kızı üçün kattan kafama yumurta atmıştı da annem oğlum bir şey oldu mu diyip sokağa koşmuştu :D
Ne güzel bir çocukluğum var :)
Güncellemeler
+1 yıl
Guncel.
Güncellemeler
+1 yıl
Cocukken hayata önyargisiz ve masumca bakabildiğimiz için belki de cocukluk daha masumdu. Ve bize her şey daha bakir ve temiz, saf bir temizlikte görünüyordu, bir çocuk gözüyle tertemiz bir şekilde doğayı izliyorduk. Sorularimiz yetiskinler için komik, saf yani duruydu. Ergenliğe geç giren son nesildi bizim neslimiz. Teknoloji ve gerçek sanayiden önceki son nesil. Biz tablet ya da hamburger değil mahallede top koşturan oğlanlardık. Bizim dönemimizdeki kizlar da son kez ip atladi, sek sek oynadi.
Çocukluğumu özledim. Siz özlediniz mi?
Cevapla