Garsonluk yaparken platonik aşık olduğum çocuk zengin avcısı kıza aşık, siz olsanız ne yapardınız?

KPSS'ye hazırlanan bir kızım. Telefonum çok eskidiği için idare etmelik bir telefon almak için garsonluk yapmaya başladım. Benle beraber bir kız daha işe başladı. İlk ikimiz de yeniyiz, birbirimize yardımcı oluruz derken kızın ilk günden zengin koca avcısı olduğunu anladım. İkinci gün sabah yeni açtık cafeyi. Patron kısa süreliğine cafeden ayrıldı. Tam o sırada bir müşteri girdi. O gelene kadar ben ilk görüşte aşka asla inanmazdım çünkü ilk görüşte gördüğümüz şey insanın sadece tipiydi. Sadece tipi görüp de hoşlanmak bana göre değildi. Ta ki onu görene kadar. Adam oturur oturmaz başkası onunla ilgilenmesin diye koşa koşa menüyü alıp getirdim. Adam bana yeni misin diye sordu. Evet dedim. Sonra patronu sordu nerede diye, gelecek birazdan dedim. Sonra gözü kasada telefonda oynayan paragöz kıza ilişti. O da mı yeni dedi. Evet dedim. Sonra kendini tanıttı patronun arkadaşıymış. Sonra dedi ki o kızı da çağırsana tanışalım. Çağırdım, üçümüz lafladık. Kız bunun fakir olduğunu anında çaktı. Ben ise adama inanılmaz âşık olmuştum. Kız bunu anlar anlamaz hemen bahane bulup kaçtı, beni de yanına çağırdı. Dedi ki kız bu inanılmaz fakir, ben adamı gözünden anlarım. Bununla vakit öldürmeyeceğim, ben sana da tavsiyem sen de yüz verme, bu patronun zengin arkadaşı yok mu diye güldü sonra. Ben de dedim ki ama inanılmaz yakışıklı, her şey para mı, efendi birine de benziyor dedim. O da evet her şey para dedi. 5 sene sonra yakışıklılığı kalmayacak, karakterini de oturup yiyemezsin, işe yaramaz diye güldü. Sonra bu adam sürekli cafeye gelmeye başladı. Tavır ve hareketlerinden anladım ki bu kızdan hoşlanıyor, kız ise ona köpek muamelesi çekiyor. Bir hafta sonra adam bana mesaj attı, dedi ki izin gününüzde üçümüz takılalım mı. Ben de dedim ki cafede çalışan 4 kişiyiz, ikimizin aynı günde izinli olması imkânsız. Sonra o da dedi ki ben hallederim. Cidden de halletti, patron ikimizin izin gününü aynı yaptı. Dedi ki ona söyle, bir yer seçin, takılalım. Ben de kıza yazdım böyle böyle diye. O da demesin mi o ilk bana yazdı. Ağzımı aradı, şimdi böyle mi diyor dedi. Sonra dedi ki biz bunu pahalı bir yere götürelim, aklı başına gelsin dedi. Normalde kabul etmezdim ama çocuk bundan soğusun da bana kalsın diye kabul ettim. Neyse gittik, bu yedi içti, nargile bile söyledi. O nargileyi beğenmedi, üstüne bir daha söyledi falan, öyle gün boyu lafladık. Laflarken ben adama iyiden âşık oldum. Her şeyimiz ortak özellikteydi çünkü. Kız ise samimiyet adı altında sürekli buna laf sokup aşağıladı. Ben utandım resmen orada onun yaptıklarına. Sonra ayrıldık, evlere dağıldık. Çocuk cafeye geldi ertesi gün, buna açıldı, kız bunu istemedi. Bu kızın peşinden koşmaya başladı. Ama kız yüz vermemeye devam etti. Adam bir yandan bana yalvarıyordu sen arkadaşısın, yardım et bana diye. Ben de ona kızın nasıl biri olduğunu anlattım. Ama çocuk vazgeçmedi, aşkım onu değiştirir dedi ve bana yalvarmaya devam etti. Ben de bari o mutlu olsun diye çok şansımı denedim aralarını yapmak için ama kız kabul etmedi. Çocukla samimiyetimiz de ilerledi baya bu yüzden. Bir gün kıza bu yeniden şansını denedi, kız cıngar çıkartıp işten ayrıldı. Adamı da her yerden engellemiş. Şimdi adam sürekli bana ona aşkını anlatıyor, ben ise acı çekiyorum onunla beraber. Siz olsaydınız ne yapardınız?

Garsonluk yaparken platonik aşık olduğum çocuk zengin avcısı kıza aşık, siz olsanız ne yapardınız?
Cevapla