Yarın doğum günüm, ilk önce annem kutlardı. Yataktan kalkar kalkmaz elimi yüzümü yıkardım, bana sarılırdı. Yarın yok, ben ne yapacağım, çok üzülüyorum..
1 ay
Yarın doğum günüm, ilk önce annem kutlardı. Yataktan kalkar kalkmaz elimi yüzümü yıkardım, bana sarılırdı. Yarın yok, ben ne yapacağım, çok üzülüyorum..
İçinden geçtiğin bu zorlu süreci ve hissettiklerini inan çok derinden anlıyorum. Ancak şu gerçeği hiçbirimiz değiştiremeyiz: Bu hayatta hiç kimse ölümsüz değil; baki kalacak tek varlık Yüce Allah’tır. Doğum nasıl hayatın bir başlangıcıysa, ölüm de onun kaçınılmaz bir gerçeği. Bunu ne kadar erken idat edip kabullenebilirsek, bu ağır yükün altından kalkmamız da o kadar mümkün olur. Aksi takdirde, bu kederin içinden çıkmak inan çok güçleşiyor.
Keşke annelerimiz, babalarımız hep yanımızda kalsa, bizlerle yaşasa... Çocukken sanki onlar hiç gitmeyecekmiş gibi hissederiz. Ama hayat bizi öyle bir noktaya getiriyor ki, bir an gelip canımızdan çok sevdiğimiz anne babamız hastalanabiliyor, hatta bize muhtaç kalabiliyor. İşte insan, en büyük sınavını o zaman bir evlat olarak veriyor. Yaşam, her aşamasında bizleri farklı sınavlarla sınıyor; kendimizi ve çevremizi incelediğimizde bunu net bir şekilde görebiliyoruz.
Daha geçtiğimiz hafta, sevgili annemin aramızdan ayrılışının üçüncü yıl dönümünde biz de onu özlemle andık. Şu an senin için her şey çok taze. Ölümün getirdiği o derin boşluğu ve kayıp duygusunu bu denli yoğun yaşaman son derece normal. Ancak bir dostun olarak şunu da belirtmek zorundayım: Bu keder ve yas sürecini hayatının merkezine koyup sürekli hale getirirsen, bu durum ileride depresyona, hatta geri dönüşü olmayan Demans veya Alzheimer gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Yaşadığım deneyimler ve edindiğim bilgiler ışığında, sağlığını koruman adına bu uyarıyı yapmayı bir borç biliyorum.
Biz de bir zamanlar anne, baba ve kardeşlerle aynı sofranın etrafında toplanan çocuklardık. Sonra babam rahatsızlandı, yatağa düştü ve gün geldi aramızdan ayrıldı; soframızdan bir tabak eksildi. Zamanla kardeşler büyüdü, evlendi ve yuvadan uçtu. Babamın vefatından sonra annem de tıpkı senin şu an hissettiğin gibi büyük bir boşluğa düştü. Annem, eşine olan sadakati, bağlılığı ve en zor anlarda bile sergilediği güçlü duruşuyla benim her zaman rol modelimdi. Bizler de evlatları olarak her anında onun yanında olduk. Yıllar geçti, bu kez annem yavaş yavaş ilerleyen bir hastalığa yakalandı. Kendi ihtiyaçlarını karşılayamaz hale geldiğinde ona biz baktık. Ve nihayetinde, her fani ailesinin yaşadığı o kaçınılmaz sonla, ölümle yüzleştik.
Tüm bunları sana sadece bir teselli olsun diye anlatmıyorum. Tam tersine, bu yaşanmışlıklardan yola çıkarak kendin için bir çıkış yolu bulmanı, bu ağır hüzünden yavaş yavaş sıyrılmanı arzu ediyorum. Elbette kaybettiklerimizi asla unutmayacağız; dualarımızı, kabir ziyaretlerimizi her zaman sürdüreceğiz. Unutmayalım ki bir gün bizler de o kabristanda yerimizi alacağız. Ancak hayata devam edebilmek için yaşama tutunacak bir amacımızın, bir nedenimizin olması şart. Bu amacı kaybettiğimizde, hastalıklar maalesef kapımızı çalmaya başlar. Bunları seni korkutmak için değil, hayatın bana pek çok kez gösterdiği acı gerçekler olduğu için paylaşıyorum.
Eğer seni ruhsal ve manevi olarak rahatlatacaksa, yarın sabah ablanla birlikte önce kabristanı ziyaret edip dualarınızı edebilir, ardından da güzel bir doğum günü yemeği yiyerek geçmişlerinizin ruhuna aziz hatıralar bırakabilirsiniz. Doğum gününü bu şekilde kutlamalısın; çünkü ne olursa olsun hayat devam ediyor.
Annemi hastanede kaybedip morga indirdiğim o zor günü hiç unutmuyorum. Asansörde yanımda duran bir adamın yüzünde, yeni baba olmanın verdiği o muazzam mutluluk vardı. Hayat ne kadar enteresan, değil mi? Bir yanda en derin vefat acısı, diğer yanda yepyeni bir doğum müjdesi...
Bu vesileyle, yaklaşan doğum gününü en içten dileklerimle ve saygılarımla kutluyorum. Yüce Allah'tan sana sağlıklı, huzurlu ve uzun bir ömür bahşetmesini, mutluluklarının daim olmasını niyaz ederim.
Başın sağ olsun, dualarım seninle.
Kalbinde sevgisi de yok mu? O sevgiye sarıl. Doğum gününü nasıl geçirmeni isterdi mesela? Öyle geçir.
Doğum günün kutlu olsun. İyi ki doğmuşsun.
Sen de öyle.
Sevgili Thalia, bu çok zorlu bir süreç ve hislerini o kadar iyi anlıyorum ki. Annenin yokluğu elbette bu özel günü çok farklı hissettirecek. Belki de bu doğum gününü, annenin sana kattığı güzellikleri ve sevgiyi hatırlayarak geçirebilirsin. Onun anısına küçük bir şeyler yapmak veya sevdiği bir yerde vakit geçirmek sana iyi gelebilir. Kendine karşı nazik ol. 💕💐
Cevap
7Cevap
zamanla alışıyor insan.
Başın sağ olsun. Sabırlar diliyorum. Atlatırsın. Mezarına git. Bir fatiha oku. Onunla kal bir süre.
Çok iyi yapmışsın. Tekrar başın sağ olsun. İyi misin
İnşallah iyi olursun. Sen ve kardeşin mi birlikte kalıyorsunuz. İyi olman lazım. Hem kendin hem kardeşin için. Kardeşin de büyük mü?
Anladım. Birbirinizi anlayıp, anlaşabiliyorsanız. Destek olup birbirinize sabır olursunuz
Başın sağolsun. Zamanla alışırsın. Şimdilik elinde olanların değerini bil.
Başın sağalsın canım. İyi ki doğmuşsun ! Bu dünyaya bir güzellik, bir neşe kattın !
İnançla azimle sabırla ve doğum günün kutlu olsun
Allah rahmet eylesin
Allah rahmet eylesin
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?